‘Erdoğan düşsün de, isterse Türkiye batsın’ 3 - Lütfü Caner

‘Erdoğan düşsün de, isterse Türkiye batsın’ 3


Değerli okurlarım: yazımızın başlığında belirttiğimiz gibi, bu ülkede bazı kesimlerin Erdoğan düşmanlığı, gerçekten yapılan binlerce hizmeti görmelerini engellemiş durumda. Ak Parti ve Erdoğan’dan söz edildiğinde; bu bazı kesimler karşınıza geçiyor ve pişkin pişkin sırıtarak adeta sizinle dalga geçercesine ve sizi küçümseyerek 19 yıldır Ak Parti iktidarının yaptığı bütün hizmet ve icraatlarını yok sayıyor ve aynen şöyle diyorlar: “hani, hani Erdoğan ne yaptı ki; Erdoğan’ın yaptığı tek bir hizmetini gösterin bize” diyerek adeta bu milletin aklı ile alay ediyorlar…

Siz bu tür kişilere son 19 yılda bu ülkede yapılan ve aslında bildikleri binlerce hizmeti gözlerinin içine soka soka saydığınızda da; bu defa ağızlarını eğerek bükerek, “efendim tamam da, bu hizmetleri yaptı ama devletin verdiği vergilerle yaptı” diyerek adeta aklınızla alay ediyorlar. Evet, doğru Erdoğan 19 yılda yaptığı bunca hizmeti devletin vergileri ile yaptı. Peki, 2002’ye kadar, 80 yıl boyunca bu ülkeyi yöneten iktidarlar ve sizlerin 98 yıldır peşinde gittiğiniz siyasi iktidar; 80 yıl boyunca bu milletin verdiği (VERGİLERİ) acaba nereye harcadılar söylerimsiniz? 

Evet, kurtuluş savaşından yeni çıkmış olan bu millet ayağına çarık, ayakkabı bulamazken, millet ekmeği karne ile alırken, sizler bu milletin verdiği milyarlarca lira vergi ile Türkiye’nin her iline diktiğiniz heykellerin parsını kendi cebinizden mi verdiniz? Evet, sizler milletimizin bildiği bütün bu gerçekleri maniple edip bu milletten gizleyebilecek misiniz?

Sakın şunu unutmayın ki, bu millet 2002’ye kadar (istisnai bir iki iktidar hariç,) diğer gelmiş geçmiş tüm iktidarların bu ülkeyi nasıl yönettiklerini çok iyi biliyor. Milletimiz bu ülkede bazı siyasi iktidarların varlıklarını biraz daha uzun sürdürebilmek için, ülkemizi ABD, İngiltere, Fransa, Almaya ve İsrail’in sömürüsüne nasıl terk ettiklerini çok iyi biliyor…

Maalesef yazımızın başında söylediğimiz gibi, bu ülkede öyle bir kesim var ki; siz her ne söylerseniz söyleyin son 19 yılda yapılan bunca hizmeti gözleri ile gördükleri ve her gün faydalandıkları halde, görmemezlikten gelmeye devam ediyorlar. 1991’den 1999’a kadar Türkiye SSK kurumunu zarara sokan ve son 10 yılda girdiği son 10 seçimi kaybeden ve bir gün önce söyledikleri ile bir gün sonra söyledikleri çelişen bir siyasi liderin peşine takılmışlar, Allah korusun, bu ülke batsa bu gemide birlikte batacağımızı bir türlü görmek istemiyorlar…

Mesela Türkiye düşmanı Yunanlılar, “Erdoğan buraya ceketini bıraksa; 1. Çıkar” derken, Pakistanlılar, “Erdoğan’ı bize 5.yıl verin dünyaya hükmedelim” derken, Finlandiya dışişleri bakanı “tüm Avrupa bir Türkiye etmeyiz” derken, Fransa “Erdoğan 10 yıl daha İktidarda kalırsa, Avrupa Türkiye’nin çok gerisinde kalacak” derken ve çoğu İslam ülkeleri: Erdoğan’a sahip çıkıp Erdoğan’ı adeta İslam Dünyası için birleştirici bir lider konuda görmek isterken, maalesef Türkiye’deki bu söz konusu kesim; “Erdoğan iktidardan düşsünde isterse Türkiye batsın” düşüncesine inatla ve ısrarla devam ediyor…

Mesela Türkiye, savunma sanayi alanında 80 yıl boyunca dışa bağımlı olarak % “20’yi geçemezken” ve son 19 yıllında yerli ve milli olarak Türkiye’nin savunmasını % 76’lere çıkarmasını ve artık dışarıya savunma silahları ihraç etmesini dahi görmemezlikten gelen bir kesimle karşı karşıyayız. Türkiye’nin 80 yıl boyunca sömürülmesi, geri kalmış olması hiç ama hiç bu söz konusu kesimin umurunda değildir. Her ne olursa olsun, onların çıkar ve menfaatleri önemlidir onlar için… 

Türkiye’nin çıkar ve milli menfaatleri konusunda böylesine duyarsız bir kesimle karşı karşıyayız maalesef. Evet, bu söz konusu kesimin zaman zaman yaptıkları bazı açıklamaları ve verdikleri demeçlerinde,  “Avrupa ülkeleri bize yardım ederse, Erdoğan’ı devirebiliriz” diyebilecek kadar milletimizin milli ve manevi öz değerlerine karşı duyarsız bazı siyasi liderlere sahibiz maalesef…

Siz bu ülke için canınızı dişinize takıp canla başla ne kadar hizmet yaparsanız yapın, bu sözünü ettiğimiz kesimlerin hiç ama hiç umurlarında değildir. Mesela 2002’den bu güne kadar son 18 yılda tarım alanında yılda sulama amaçlı 600 baraj, 423 gölet, 1457 sulama tesisi hizmete girmiş, fakat bütün bu hizmetleri bir türlü görmek ve bilmek istemiyorlar. 2002 öncesi Türkiye’de 80 yılda 26 üniversite yapılırken, son 19 yılda 27 üniversite daha eklendi. Türkiye sağlıkta dünyada gelişmiş ilk on ülke arasına girdi, fakat maalesef bütün bu hizmetler bu söz konusu kesim için hiçbir değer ifade etmiyor…

Selam ve Saygılarımla lutfucaner44@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!