Dar gelirliye ve depreme çözüm prefabrik yapı (1) - Lütfü Caner

Dar gelirliye ve depreme çözüm prefabrik yapı (1)


Avrupa ülkelerinin depreme karşı önemli bir çözüm ve özelikle de dar gelirli vatandaşları için keşif ettikleri PREFABRİK yapılar ve prefabrik evlere, maalesef Türkiye’de halen yeterli derecede rağbet edilmiyor...

Bunun sosyolojik sebeplerini ve nedenlerini etraflıca araştırdığımızda, karşımıza birçok neden ve birçok sorun çıkıyor..

Prefabrik sektörü çeşitli ekonomik sebeplerden dolayı kendisini yeterince makul şartlarda halka arz edememesi nedeni ile Malatya’daki dar gelirli aileler olsun veya gurbette olup da tatil vesilesi ile yılda bir Malatya’ya gelen dar gelirli gurbetçiler olsun, ekonomik şartların uygun olmaması nedeni ile PREFABRİK kültürü maalesef Malatya’da yeterince oluşamamıştır... 

Oysaki özelikle Malatya’nın kenar ilçe ve mahallelerinde ve köylerinde, her an yıkılmaya yüz tutmuş kerpiç, çamur ve yığma taşla yapılmış ve şiddetli bir deprem karşısında, Allah korusun büyük acılar  yaşayacağımız önemli bir manzara ile karşı karşıyayız.. Bütün bu gerçeklere rağmen, depreme karşı sağlıklı olan ve dar gelirli vatandaşlarımız için önemli bir çözüm olan PREFABRİK kültürünü maalesef yeterince vatandaşla buluşturmadık...

İŞTE PREFABRİK YAPILARIN ÜLKEMİZDE YETERİNCE TERCİH EDİLMEMESİNİN BAZI NEDENLERİ VE SEBEPLERİ:

Birinci neden, prefabrik firmalarının fiyatlarının dar gelirli kesimlere cazip ve uygun gelmemesi ve hep üst gelir gruplarına hitap etmemesi ve fiyatların oldukça yüksek olması ön plana çıkıyor... 

Ve özellikle de prefabrik yapıların çoğunlukla (standart iç dizaynı) ve iç plan yapıları itibarı ile Türk aile yapısının örf, adet ve geleneklerine ve İslami yaşam biçimine hitap etmemesi nedeni ile ihtiyacı olan çoğu vatandaşlarımız tarafından eleştiriliyor...

Biz (CANER MEDYA) olarak prefabrik konusunu ele aldığımız  bu yazımızda hali vakti yerinde olan zengin kesimleri konuşmak istemiyoruz.. Hani bir ata sözümüz de söylendiği gibi, zengin arabasını dağdan aşırır, fakir düz ovada şaşırır misali, varlıklı insanlarımızda söz etmek istemiyoruz..

Çünkü parası olan zengin varlıklı insanlarımız  için her imkan ve her fırsat mevcuttur.. Onlar zaten bu konuları düşünmezler.. Asıl değinmek istediğimiz kesim: gurbetçi dar gelirli vatandaşlarımız ve Malatya’da bulundukları bölgelerde her an depremle sorunları olan dar gelirli vatandaşlarımızın sorunlarını biraz olsun gündeme taşımaya çalışıyoruz...

Biz bu yazımızda orta sınıf ve gerçekten dar gelirli vatandaşlarımız ve gurbetçilerimiz için konuyu biraz olsun detaylıca irdelemek ve merci makamların dikkatlerine sunmak istiyoruz...

Emekli bir gazeteci olarak, yaşım itibarı ile Türkiye’nin yakın tarihinde birçok depreme şahit oldum yaşadım ve gördüm.. Örneğin benim Memleketim Malatya’da birinci derecede bir deprem bölgesi olduğu için, bu konuda zaman zaman yazılar yazdım ve bu konuyu ilgililerin gündemine taşımaya çalıştım... 

İşte bundan dolayıdır ki, Malatya’daki dar gelirli vatandaşlarımız ve özelikle de gurbette olup da her yıl memleketlerine gelip bir iki ay tatil yapmak isteyen vatandaşlarımız neden PREFABRİK yapıları tercih etmiyorlar diye hep merak ederdim.. Ve nihayet emekli olduk ve artık her yıl baba ocağı memleketimize gelip en azından iki/ üç ay şöyle bir kafa dinleyip  tatil yapmak istiyordum.. Onun için prefabrik sektörünü şöyle bir inceledim, maalesef emekli aylığı ile ekonomik şartlar pek imkan vermedi...

Mesela gurbette Malatya’ya gelip bir kaç ay tatil yapmak isteyen çoğu vatandaşlarımız olsun veya Malatya’daki dar gelirli vatandaşlarımız olsun, fazla bir maddi imkanları olmadığı için, sağlıklı ve ekonomik olmasından dolayı elbette ki prefabrik yapıları tercih ediyorlar, fakat gel gelelim ki Prefabrik fiyatları hiçte öyle söylendiği gibi ucuz ve cazip değil...

Bu gün Malatya’da arsa sorunu olmayan çoğu dar gelirli vatandaşlarımız, yıllardır yaşadıkları  topraktan yapılma kerpiç  evlerinin Allah korusun şiddetli bir depremde yıkılacağını elbette ki biliyor.. Fakat maddi imkansızlık ve çaresizlikten dolayı ha bugün, ha yarın belki kendimizi biraz toparlarız derken, maalesef maddi imkansızlıklar vatandaşlarımızın yakasını bırakmıyor ve her an yıkılmaya yüz tutmuş topraktan yapılma kerpiç evler ve yıkılmaya yüz tutmuş eski metruk beton evlerde vatandaşlarımız yaşamaya devam ediyor...

Yakın tarihte Erzincan ve Elazığ Karakoçan depremini dikkatli incelediyseniz, bölgede ki bütün topraktan yapılma kerpiç ve taş yığma evlerin nasıl yerle bir olduğuna bütün Türkiye şahit oldu...

Allah korusun İşte böyle bir durumla karşılaşmak istemeyen dar gelirli vatandaşlarımız, prefabrik yapıların yüksek fiyatları karşısında maddi imkansızlıktan dolayı şunun düşünüyor: ben bu kadar parayı buraya vereceğime, hele dur biraz daha kendimi toparlayayım, belki ileride betondan bir kaç kat yaparız diye düşünürken, maalesef geçim şartları, yoksulluk ve çaresizlik kerpiçten yapılma ve her an yıkılmaya yüz tutmuş bu metruk evlerde bu insanları yaşamaya mecbur ediyor...   
(DEVAMI YARIN İNŞALLAH)
 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!