Bu İnsanları; Çok Beğendiğiniz Bu Sistem Yetiştirdi?


Akşam televizyonu açıp haber izlemek istediğinizde; haberi sunan spiker başlıyor anlatmaya: teröristler Asker şehit etti. Teröristler Polis Şehit etti. Teröristler vatandaşları şehit etti.  Hırsızlar eve girdi evin neyi varsa alıp gittiler. Falan iş adamı falan bankayı dolandırdı. Falan Milletvekili, falan gazeteci devletin sırlarını ifşa etti. Falan milletvekili  bu ülkeyi  % 52 ile temsil eden seçilmiş  Cumhurbaşkanına  hakaret etti diye haberler bu minvalde  sürüp gidiyor..

Kumandanın tuşuna basıp başka bir kanala geçiyorsunuz;  bu sefer karşınıza: yürüyüş yapan bazı sapkın sapık gruplar çıkıyor ve bağırıyorlar; pornoma karışma. Biz Lut'un çocuklarıyız. Gusül abdesti almak istemiyoruz. Yaşasın PKK.  Yaşasın  DHKP/C.  Yaşasın çağdaşlık  diye Hristiyan Batı Avrupa’nın  ne kadar sapık, çürümüş  kültür  adet ve gelenekleri  varsa; hepsini  met edip duruyorlar...!

Taksim’de yürüyüş yaparlarken Ezan okunuyor, ıslık çalarak Ezanı protesto ediyorlar. İzmir’de Cami hoparlöründe Çav Bella şarkısı çalıyorlar. Yani kısacası anlayacağınız;  Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan bu yana bir kesim bu milletin inançlarına, kutsallarına, manevi değerlerine karşı cephe almış, bazı kanun ve yasaların arkasına sığınarak bu milletin inançlarına ve manevi değerlerine saldırma hakkını kendilerinde buluyor ve bu yaptıklarını çağdaşlık adına yaptıklarını söyleyerek, yıllardır sürdürdükleri bu suçlarını ve saldırganlıkların maalesef devam ettiriyorlar...

İşte bu oldukça olumsuz ve karamsar olan manzara karşısında; insan dayanamıyor ve kendi kendine soruyor;  acaba bu kadar dinine, inancına, kutsallarına ve milletine karşı yabancılaşmış, askerine,  polisine, vatandaşına kurşun sıkacak kadar cani katillere dönüşmüş olan bu insanları biz mi yetiştirdik diye insan gerçekten hayretler içinde kalıyor...

Evet, son yüz yıla yakın bir zamandır,  bu ülkenin üniversitelerinde, okullarında,  dininden, inancından, kültüründen uzak yetiştirdiğiniz nesiller terörist odu ve bu devlette,  Başbakanlık yapmış olan Nihat Erimi öldürdü. Milletvekili Gün Sazak'ı öldürdü. Savcı Mehmet Selim Kirazı makamında öldürdü. Gaffar Okan’ı Öldürdü. Uğur Mumcu’yu öldürdü. Abdi İpekçi Öldürdü. Eşref Bitlis’i öldürdü. Evet değerli okurlarım: bu listeyi sayfalar dolusu daha da uzata biliriz...

 Evet değerli okurlarım: hiç kimse kusura bakmasın, özelikle son 60 yıldır adeta bir suç makinasına dönüşmüş ve çeşitli terör örgütlerinin saflarında askerlerimizi, polislerimizi, vatandaşlarımızı şehit eden bu insanlar gökten zembille inmediler.  Evet, ister kabul edin, isterse etmeyin, maalesef yazımızın başında sözünü ettiğimiz bu terörist insanlar; Anayasasının 2.inci maddesinde ( “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir” ) diye Anayasasında yazılı olan bu ülkenin okullarında ve üniversitelerinde okudular ve yetiştiler...

Evet, açık açık görülen bu gerçeklere rağmen: eğer bir millet yüz yıla yakın bir zamandır bütün bu gerçekleri görüp te (acaba biz yanlışı nereden yaptık) diye bir özeleştiri yapmıyor ve bu gerçekleri görmemezlikten geliyorsa;  demek ki bu milletin daha çok çekeceği vardır...

35 yıldır  bu ülkede asker , polis ve vatandaşlarımızı şehit eden  bir terör örgütünün inisiyatifi ve desteği ile Türkiye Büyük Millet Meclisinde, demokrasi maskesi ile bir parti siyaset yapıyormuş  gibi görünüyorsa ve devletin yetkilileri de  (eh ne yapalım) bu ülkede demokrasi var, biz bunlara tahammül edeceğiz  diyorlarsa; bu ülkede  asla ve asla terör bitmez ve huzur gelmez..!

Hiç kimse boşu boşuna popülist, süslü püslü demokratikleşme ve demokrasi kavramları arkasına sığınıp ta bu milleti kandırmaya çalışmasın. 

Evet  beyler:  mademki sizler batıyı örnek alıyorsunuz;  şöyle bir kafanızı kaldırıp ta bakın bakalım; Avrupa’nın  hangi  ülkesinin meclisinde  (TERÖR  ÖRGÜTÜNÜN) siyasi uzantısı siyasi  olan bir parti var..? 

Kendinize gelin beyler; 35 yıldır  Türkiye Büyük Millet Meclisinde göz yumduğunuz  bu durum asla ve asla demokrasi falan  değil, tüm siyasi partilerin üç oy uğruna asıl gerçekleri bu milletten saklama çabasıdır..!  Bu gerçeği milletimizden sakladıkları sürece; yarın kıyamet günü tüm siyasi partilerden milletimiz  davacı olacaktır,  hiç bir siyasetçi bu gerçeği unutmasın...!

Selam ve Saygılarımla

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!