Dost Mektupları


HAYATLARI DEĞİŞTİREN MUCİZE: KUR’AN

Ürdün asıllı bir Hristiyan iken Kur’an-ı Kerim’in Maide sûresinin 82 ve 83. ayetleri vesilesiyle hidayet bulmuş genç bir kadındır. Babası, Ürdün’de papazlık vazifesi yürütmekteymiş. 2002 senesinde Amerika’ya yerleşmişler. Bir sene sonra da babası ölmüş. Koyu bir Hristiyan olan Ruba’nın hayatı, babası gibi papaz olan amcasına yardım ederek geçerken günlerden bir gün, Müslüman gençlerle Kur’an ve İncil üzerine münakaşaya girer. Bu münakaşa onun dönüm noktası olur. Ailesi durumu öğrenince Ruba’yı öyle bir döverler ki olayın üzerinden seneler geçmiş olsa da o gün aldığı darbelerin izlerini hâlâ vücudunda taşıdığını söylüyor. Hatta Ruba’yı döverlerken beyzbol sopası kullandıklarını söylemem, olayın vehametini izaha kâfi gelir sanırım.

Hidayete ulaşma sürecini Ruba kendisi anlatsın:

“Doğrusu ben Hristiyanlığı bırakacağımı daha önce asla düşünmemiştim. Çünkü hayatımdan gayet memnundum. Burada, Amerika’da papaz olan amcama yardım etmek için kiliseye giderdim. Aynı şekilde kilisede aileme de yardım ederdim. Mizacım gereği ben münakaşa etmeyi çok severim. Bu yüzden bu Müslüman gençlerle de münakaşa etmek istiyordum. Çünkü mukaddes kitap olan İncil hakkındaki sözlerime ikna olmuyorlardı. Ben de sonra Kuran okumaya başladım ve bu, benim Kuran’ı inceleyerek objektif olarak ve serbestçe okuduğum ilk andı. O’ndaki hataları bulmak istiyordum. Ancak bir engelle karşılaştım ve bu Kuran’da büyük bir güç buldum. Bu Kitap, herhangi bir insan tarafından yazılmış olamazdı. Bilakis O, Allah tarafından indirilmişti. Ancak ben buna yüzde yüz olarak kani olmamıştım. Hâlâ okumaya devam ediyordum ve daima beni Kur’an okumaya çeken bazı şeyler vardı. Ve son olarak Maide sûresine geldim.

Kuran okuyorken benim için dönüm noktası olan şu ayetle karşılaştım. Allah(cc) buyuruyor ki: “İman edenlere karşı düşmanlık yönünden insanların en şiddetlisi olarak Yahudileri ve Allah’a ortak koşanları bulursun. Ve yine iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da: “Biz Hristiyanlarız” diyenleri bulursun. Çünkü onların içlerinde keşişler ve rahipler vardır. Ve onlar büyüklük taslamazlar.” (Maide, 82)

Subhanallah! Bu ayet beni sarmıştı. Çünkü ehl-i kitap (Hristiyanlar) hakkında çok pozitif bir şekilde konuşuyor gibiydi. Sonra okumaya devam ettim. Allah-u Teala(cc) buyuruyor ki: “Peygamber’e indirileni (Kur’an’ı) dinledikleri zaman hakkı tanımalarından dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün…” (Maide, 83)

Bu ayeti gördüğümde gerçekten de gözyaşlarına boğuldum ve bunun gerçek hakîkat olduğunu anladım. “…Ey Rabb’imiz! İnandık. Artık bizi (hakîkate) şahitlik edenler ile beraber yaz, derler.” (Maide, 83)

Sonra dedim ki “Ya Rabb’i! Ben iman ettim. O zaman beni de şahitlik edenler ile beraber yaz.”

İşte bu ayet, benim tamamen dönüşümümü sağlayan ayetti.”

Kur’an, öyle büyük bir mucizedir ki koyu Hristiyan olan Ruba’nın hayatını sadece iki ayetiyle tamamen değiştirebiliyor. Bir papazın Tebbet sûresiyle, Avustralyalı bir gencin de Zariyat sûresi 20 ve 21. ayetlerle hidayet bulduğunu okumuş ve izlemiştim. Benzeri misalleri sen de duymuşsundur.

İşte Kur’an’ın böyle bir gücü var. Madem Kur’an böyle bir güce sahip, o zaman bizler de define avcısının defineyi ararken sergilediği dikkat ve yoğunlaşma ile Kur’an okumaya gayret göstersek ne hayırlı olurdu. Çünkü ona dayanan, KESİN BİR KURTULUŞLA KURTULMUŞTUR.

Vesselam…

hakanerturk4444@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 2

  • Hakan Ertürk | 30 Ekim 2020 13:05

    Allah senden de razı olsun. İnşallah bahsini ettiğin kimselerden oluruz.

  • Miraç ovüt | 30 Ekim 2020 12:44

    Allah razı olsun inşallah bizde kuranı okuyup yasayanlardan oluruz

YAZARIN SON 5 YAZISI
15Oca

Dost Mektupları

08Oca

Dost Mektupları

01Oca

Dost Mektupları

25Ara

Dost Mektupları

18Ara

Dost Mektupları