Dost Mektupları 58


HZ. ÖMER (ra)’DEN MEKTUP VAR

Kadim Dost,

İbn Haldun’un “Mukaddime” isimli meşhur eserini okurken dikkatimi çeken bir mektubu seninle paylaşmak istiyorum ve sözü evvela İbn Haldun’a, ardından da Hz. Ömer(ra)’e bırakıyorum:

Hz. Ömer, Kûfe kadılığına atadığı Ebu Musa El-Eş’arî’ye, mahkemede hüküm verirken dikkat etmesi gereken birtakım hususları dile getirdiği bir mektup yazar. Hz. Ömer, mektupta şöyle demişti:

“Sana getirilen davaları iyi anla ve uygula. Uygulanmayan bir hakkın faydası olmaz.

 Âdil ol. Tâ ki eşraf(soylu, güçlü kimseler) haksızlık yapacağını düşünmesin, zayıflar da adâletinden ümit kesmesin.

Delil getirmek davacıya, yemin etmek davalıya düşer. (Bu son cümle, bana günümüzde Ömerleri arayan birini hatırlattı. Kendisine tâbi olanlara hitap ederken içlerinden Ömerlerin çıkmasını arzuladığını, yeni Ömerlere ihtiyaç duyduklarını ifade etmişti. Gelgelelim bu son cümle, İstanbul Sözleşmesi’ne ve delil aranmaksızın kadın beyanı üzerinden nice ocaklara ateş düşürülmesine Hz. Ömer’in de karşı olduğunu apaçık bir şekilde bize göstermektedir. Dilleri Ömerleri arzulayanlar, fiilleriyle Hz. Ömer’in adalet anlayışına muhalif olmaktalar. Bu ne yaman çelişki böyle? Yahut, atalarımızın dediği gibi “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?” Yoksa İslam, birileri için “helvadan put” hâline mi dönüştü? Neyse, birileri Ömerleri arayadursun, biz adaleti burunlarda tüten Ömer’in mektubuna geri dönelim.)

Dün vermiş olduğun bir karar üzerine, sonrasında düşünmüş, taşınmış ve o konuda doğru olan hükme ulaşmış olabilirsin. Bu takdirde, evvelden vermiş olduğun karar, hakka dönmene mâni olmasın. Hakka dönmek, bâtılda devam etmekten daha hayırlıdır.

Kitapta ve sünnette delil bulamadığın için zihnini kurcalayan ve kalbini rahatsız eden davalarda anlayışına ve kavrayışına başvur. Ayrıca birbirinin benzeri ve dengi olan şeyleri tanı. Benzer şeyleri birbirine kıyas et.

Bir kimse, ileride getireceği bir delile sahip olduğunu iddia ederse, ona mühlet ver. Şayet delil getirirse, hakkını ona teslim edersin. Aksi takdirde onun aleyhine hüküm vermek senin için helal olur. Bu şekilde hareket etmek, şüpheyi ortadan kaldırmak ve basiretsizliği aydınlatmak için daha faydalıdır.

 Hasımların muhakeme edilmeleri sırasında üzüntü, sıkıntı ve bezginlik ifade eden söz ve davranışlardan sakın.

Şüphe yok ki hak yerinde karar kılar ve sahibini bulursa, Allah bunu büyük bir sevaba, iyi bir üne vesile kılar. Vesselam…”

İşte Hz. Ömer adaletinin özü… Dikkate alan bir yargıç olur mu bilmem lakin hiçbir şey olmasa da Rabb’ime bir mazeretim olur.

Vesselam…

hakanerturk4444@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
22Oca

Dost Mektupları

15Oca

Dost Mektupları

08Oca

Dost Mektupları

01Oca

Dost Mektupları

25Ara

Dost Mektupları