Yeni Sanal Tanrılar Çağı


“Son yaşadığımız pandemi/ salgın, beraberinde gelen yeni yaşam biçimi salgın sonrasında da etkisini devam ettirerek tüm dünyada küresel anlamda yeni bir çağ başlayacak! Hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacak!”

Bu iddia her geçen gün artarak yaygınlaşmakta, konuşulmakta, yazılıp çizilmekte.

Tabi ki, yaşadıklarımız dünyamızda büyük değişimler, gelişmeler ortaya koyacak şüphesiz.

İnsanlığın gidişatını değiştiren şeyler icatlar, fetihler, ihtilaller, devrimler ve salgınlardır zaten. 

Son yüzyıla kadar kağnı hızı ile ilerleyen insanlık, yaşadığımız yüzyılda teknolojik ve biyolojik olarak baş döndürücü bir hızla değişime uğrayarak gelişti ve gelişiyor.

Değişimler çoğu zaman önlenemez gelişimlerdir zaten.

***

Ve biz istesek te istemesek te, kabullensek te kabullenmesek te küresel egemenler COVID-19 ile yaşadığımız eski çağı bitirerek yerine 21.yüzyılı “Sanal Tanrı çağı” olarak ifade etti bile. 

Bu yeniçağ fiziksel ve dijital olanın bir arada var olabileceği bir sistemi ifade ediyor. 

Bu yeni sistem, insanoğlunun artık tüm yaşamında tüm alanlarda dijital etkileşim gücünden faydalanarak fiziksel olarak yapageldiği tüm iş ve faaliyetlerini dijital ortamda gerçekleştirmesini ifade ediyor. 

Örneğin insana yerleştirilecek bir çip ile birlikte tüm sosyal ve fiziksel durumunun takip edilebilir olması veyahut robotların bizim için çalışıyor olması.

***

Peki bu yeni çağ insanoğluna nasıl bir yaşam tarzı öngörüyor?
Bu çağ; ilahi olana karşı yürütülen, “doğuştan” hazır bulduğumuz her şeyin (ırkımız, cinsiyetimiz, bedenimiz, hastalıklarımız, yiyeceklerimiz vb.) yeniden inşa edilebileceği öngörüsüne dayanmakta. 

Yani “yaratılışa hükmetme” öngörüsü. 

Eğer bu gerçekleşirse insanların bir dine, bir peygambere ya da bir Tanrı’ya inanmalarının bir anlamı kalmayacak.

Yuval Noah Harari, Ocak 2018’de Davos Dünya Ekonomik Forumunda yaptığı konuşmada insana takılacak çipler vasıtasıyla insanı hackleyebildiklerinin müjdesini vermişti.

Bu olayın ne olduğu, nasıl olacağı, neleri kapsayacağı o günler bizim için bir merak konusu iken onlar bu yeniçağın alt yapı çalışmalarını yürütmekte idi zaten. 

Belki Harari’nin sunumu da dünyayı bu yeniçağa hazırlamanın planlı başlangıç adımlarında biri idi galiba.

“Teknoloji, enformasyon ve biyolojiyle buluşan insan, başka bir türü var edebilecek bir noktaya gelmiştir…” diyordu Harari.

Buna “akıllı tasarım” diyor ve ekliyordu: “Bu akıllı tasarım göklerdeki bir Tanrı’nın tasarımı değil, bizim kendi tasarımımızdır.” 

Yani kısaca dünyanın seçilmiş elitleri: “yeni tanrınız biziz” diyorlardı.

***

Paranın icadından beri kullanılan fiziksel paranın yerini dijital bir paraya bırakması bu yeni çağın önemli göstergelerinden.

Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan raporda da COVID-19 nedeniyle oluşan sorununun çözümü için artık dijital paraya geçiş yapılmasının zaruri olduğu söylenmekte.

Bazı yayınevleri bu yeniçağa uyum adına fiziksel ve dijital roman sunumları için hazırlıklar yapıyor.

Bugün tüm dünyada uygulanan evde sanal eğitim modelleri, Amazon şirketinin 2018 yılında açtığı “kasasız ve akılllı” mağaza da örnek olarak verilebilir. 

Örneklerden de anlaşılacağı üzere hayatımızın her alanında yeniçağın yerleşimi, benimsenmesi için hücuma geçilmiş, kuşatılmış durumdayız.

Büyük ihtimalle anlatılanlardan anladığımız artık bundan sonra kontrolü onların elinde olan vücudumuza takılmış çiplerle gezeceğiz.

Hazin olansa bu işlemi belki bizleri sanal korku ve eğitimlerle kendi isteğimizle kuyruklara girerek gerçekleştirecekler galiba.

Bunun örneklerini önümüzdeki günlerde eğitim, spor, sanat, kültür, siyaset vb. her alanda göreceğiz sanırım.

***

Tüm bunlar şüphesiz tüm insanlık için onların kendi yarattıkları yeni Sanal Tanrı için plan ve programlar öngörüleri.

Gerçek ilah olan kainatın tek yaratıcısı ve Rabbi olan yüce Allah yok farz edilerek yapılan plan ve programlar…

Bakara Suresi 258. Ayette geçen İbrahim’in (a.s.) kendisinin İlah olduğunu iddia eden Nemrut’a sorduğu bir soru vardı:

“Allah’ın kendisine verdiği iktidara dayanarak İbrahim ile Rabbi hakkında tartışmaya giren kimseyi görmedin mi? İbrâhim “Rabbim hayat veren ve öldürendir” deyince o: “Hayat veren ve öldüren benim” dedi. İbrâhim: “Allah güneşi doğudan getirmektedir, hadi sen de onu batıdan getir” dedi. Bunun üzerine inkârcı ne diyeceğini bilemedi. Allah zalimler topluluğuna rehberlik etmez.”

Her şeyin sonu da başı da şüphesiz O’na aittir…

Selam ve dua ile…
 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
01Haz

Salgın yükselirken

26May
18May

Sahte Cennetler

11May

Din hatırlatmadır

04May

Tek Tanrının Özgür Kulları