Dünyayı kutsayan din afyondur - Enes Tarım

Dünyayı kutsayan din afyondur


Dünyevileşmiş/seküler bir dinin, ruhani bir muhtevaya bürünerek kendisini ifadeye kalkışması, yine en çok dine zarar verdi tarih boyu.

Peygamber sonrası Muaviye ve Yezide biat etmeyi meşrulaştıran da o dönemin sözü geçen din büyükleri ve bazı sahabelerdi.

Bugün de yine küfür sistemlerini İslami cilalarla parlatan, meşrulaştıran din önderleri, hocalar ve kanaat önderi bolca bulunmakta etrafımızda.

Özelde Türkiyeli Müslümanlar olarak bizler, kendimizi İslam’a nispet etmekle birlikte her geçen gün ideallerimizi yitirip dünyevi emellerin metası halinde birer canlı mumyaya dönüşüyoruz.

Dünyayı ve zamanı ulusçu,/milliyetçi ve etnik bakışlarla yorumluyor; Allah’ı hesaba katmayan gelecek planlamaları ile farkında olmadan mustağnileşiyoruz.

Her şeyi Müslümanca düşünmek ve her gelişmeyi Ona arz etmemiz gerekirken, heva ve heveslerimize uyarak sağımızı solumuzu güncel ve modern putlarla doldurup duruyoruz.

Son dönemlerde yaşadıklarımız geçmiş tüm emeklerimizi heba etti; farkında değiliz.

Tüm özgürlük ve adalet iddialarımızı yitirdik ve kendi dünyevi iktidarımızı ebedileştirmek adına etrafımızda yaşanan haksızlık, zulüm ve gözyaşlarına suskun kalarak elimizdeki son cephane olan “merhameti” de kafamıza sıkarak tükettik.

Ülkemizde Protestan bir devrim gerçekleşiyor ve bunun tüm müsebbibi de, dini dünyevi çıkar ve menfaatlerimiz için bir sömürü aracı olarak kullanan bizleriz.

Dini eğitim iddiaları ile açmış olduğumuz okullar, dershaneler ve yurtlarda uyduruk/ din dışı/ mesiyanik argüman ve iddialarla körpe dimağları zehirleyerek hayatlarını mahvettik.

Özgürlük, adalet ve eşitlik iddiaları ile muktedir olup; Fravunları, samirileri, hamanları, belamları değil; gariban İsrailoğullarını yaşananlardan sorunlu tutarak cezalandırdık.

Geldiğimiz noktada artık hatiplerimizin içli vaazları, bizleri tevhidden, özgürlükten ve adaletten uzaklaştırarak bir yanımızı putlara bir yanımızı Allah a adadığımız birer kutsal ayin niteliğinde.

***

Dinin sömürü aracı olarak kullanılmasını İslam tarihinde ilk “Sıffin Savaşı” ve “Hakem Olayı”nda görmüştük.

Hz Ali taraftarlarına: ”Aramızda Kuran hakem olsun!” diye bağıran Amr bin el As’ tı.

Ve Allah’ın kitabını insanları kandırmak, kendi iktidar ve yönetimini meşrulaştırmak için ilk kullanmaya kalkışan da Muaviye bin Ebu Sufyan’dı.

Sonrasında İslam dünyası tek adam rejimlerine mahkûm olmuş; güçlü İslam kralları, emirlerindeki belam din adamlarının desteği beraberinde yüzyıllarca dini tüketip durmuştu.

Ve bizler için bu yüzyıl bir ümit ışığı idi aslında.

Sömürgeci kolonyalistlerin topraklarımızı paylaşımı ve zulmü karşısında tevhidi düşüncenin yüzyıllar sonra hâkimiyeti için bir fırsattı belki son dönem okumalarımız ve davet çabalarımız.

Ama olmadı yine maalesef…

Üşütük bir Mesih artığı vaizin yaşattıkları tüm emekleri yerle bir ederek dinin yine sömürü aracı olarak nasıl kullanışlı olabileceğini örneklerle göstererek ümitleri tüketti.

Onun sümük salya anlattığı vaazlara kanan ve dini ütopik vehimlerden ibaret sanan koca bir nesil böyle heba edildi.

Bu yaşananlar belki yüzyılın en büyük din sömürüsü idi ve beraberinde diğer tüm İslami çevrelerin bu kandırılan, beyni vehimlerle iğfal edilen zavallı insanlara verdiği merhametsiz, acımasız ve empatiden yoksun tepki, her şeyi bitiren son halka idi zaten.

İslamcı çevrelerin gayri İslami sistemleri kutsama ve İslami ideallerden feragat çabaları da filmin sonu, çoğumuz göremese de.

Merhum Ali Şeriati’nin de dediği gibi: “Eğer bir din, yetimi korumuyor, kimsesize sahip çıkmıyor, ezilenlerin sesi ve soluğu olmuyorsa yalandır ve afyondur. Bunlar olmadan kılınan namaz, tutulan oruç, gidilen hac, kesilen kurban, ihya edilen kandil geceleri, ziyaret edilen türbeler vesaire… Ebu Cehil’ in hacılara su verip te, yetimi ve yoksulu görmemesi gibi yalandır, afyondur…”

Selam ve dua ile…

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Ekm

Kargalar peynir sever

18Ekm

Yeni muhafazakar islamcılık

11Ekm
04Ekm

Fıtrat

27Eyl

Hanif olmak