CHP’nin muhafazakâr oyları


Son İstanbul seçimlerinde Ekrem İmamoğlu’nun yakaladığı başarı CHP’nin iktidar olabilme olasılığını ortaya çıkararak sol seçmeni umutlandırdı.

CHP çok uzun yıllar iktidar olabilecek oy yüzdesini bir türlü çıkaramıyordu ve genel araştırmalar Türkiye de sol seçmen sayısının yüzde otuzlar çıtasında olduğunu gösteriyordu.

İmamoğlu büyük bir çıkış yakalayarak yüzde 54’leri gördü ve Binali Yıldırım’a dokuz puan fark attı.

Şimdilerde herkes şunu soruyor: “Bu oy oranı partisel anlamda geçerli olabilecek ve CHP bir sonraki olası seçimde buna yakın bir oy alabilecek mi?”

***

Ülkemiz için genel seçmen profili tanımlaması yapacak olursak muhafazakâr demek lazım. Yani dini değerler, gelenek ve örfe bağlı insanların yoğun yaşadığı bir coğrafya. Seçmen dindar/ milliyetçi/ muhafazakâr liderleri seviyor; iktidarda görmek istiyor.

CHP şimdiye kadar dindar insanların düşünce ve inançlarını önemsemeyen, onları potansiyel bir tehdit olarak algılayan dine/dindarlığa karşı bir duruşu bünyesinde barındırdı.

Başörtüsü karşıtlığı, ikna odaları,  kamusal alan zırvaları, kahrolsun şeriat mitingleri ve benzeri CHP’nin geçmiş kara listesi. 

Dindar insanlar CHP dendiğinde bunları hatırlıyor ve uzak duruyor.   Ve mütedeyyin insanlar bugüne değin her seçimde bu karne ile oy kullandı. CHP ye oy vermeyi din karşıtlığı görerek üzerinde altı ok bulunan sandıklardan hep uzak durdu.

***

O halde ne oldu da İstanbul seçimlerinde dindarlar CHP ye oy verdi? 

Birçok neden sıralanabilir belki ancak bu başka bir yazı konusu. 

Biz “CHP’nin aldığı muhafazakâr oylar kalıcı olabilecek mi?” sorusu üzerinde konuşmaya devam edecek olursak; buna olumlu bir cevap vermek zor. Neden derseniz çünkü CHP’nin genetik kodlarında bir sorun/ problem var. Dine/ dindara karşı bir nefret söylemi ve beraberinde bunu içinde tutamama refleksi var.

Bu refleks İmamoğlu örneğinde çok görülmedi ve seçmen onun dindarlara olan iltifatına, Kuran okumasına, camide yer almasına inandı; kendilerinden biri olarak gördü sevdi. Doğallığı tabiiliği partisinin önüne geçti ve muhafazakâr oyları almayı başardı. 

***  

Ardından büyü bozuldu ve yine yurdun dört yanından laiklik adına başörtüsü karşıtlığı, kamusal alan polemiği gibi yeni yaşanmışlıklar birer birer yayılmaya başladı.

Yine kamusal alan zırvaları, “başörtülülerin hakimlik yapmalarına karşıyım” absürtlükleri,  din/ dindar karşıtlığı hortlamaları büyüyü bozdu. Ardından ak partili seçmenin biz size dememiş miydik serzenişleri…

Ak partililer haksız mı?

Hayır değiller.

Çünkü herkes bu yaşanan komedileri basından, sosyal medyadan canlı izliyor, görüyor…

***

Anlaşılan o ki CHP üst yönetimi süreci iyi yönetemiyor ve ülke genelinde son dönem oluşan muhafazakâr /CHP yakınlaşması çöpe gitmek üzere.

Ve tüm bu yaşanan olumsuzluklar İmamoğlu’nun ülke genelinde oluşturduğu pozitif enerji beraberinde; CHP imajında biriken barış kardeşlik özgürlük eksenli dinamiği de yok ediyor, bitiriyor. 

Aslında yeniye ayak uyduramayan siyasilerin geri çekilmesi; ötekileştirici/ ayrımcı politikalar üreten politikacıların siyaset sahnesinden temizlenmesi ilk sırada yapılması gerekenlerden.

İnanıyorum ki, halk kendisi ile baş başa bırakılsa toplumun tüm kesimleri bir arada barış/kardeşlik ekseninde bir yaşam sürdürecek. Fakat sürekli birileri ortamı kaşıyor, suni düşmanlıklar üretiyor, farklılıklara dikkat çekerek insanımızı kamplara ayırıyor.

Ve hala eski yöntemlerle manipülatif politikalar üreterek toplumu yönlendirmenin seçmen bağlılığını artacağını, yönetebilirliğin kolaylaşacağını düşünüyor olsalar gerek.

***

İyiliğin tüm kesimler arasında yayılan bir sarmal oluşturması için tüm toplum olarak düşmanlaştırıcı/ ötekileştirici tüm çabaların önünde set olmak lazım.

Tüm kesimlerin hangi mezhepten dinden etnik kökenden ya da siyasi görüşten olursa olsun korku ve endişe duymaksızın yaşaması, ibadetini özgürce yapması, eğitim hakkının engellenmemesi öncelik olmalı ve siyasiler artık düşmanlaştırıcı siyaset üretememeli.

Bu konuda en büyük sorumluluk ta siyasi parti yöneticilerine düşüyor.

Belki bunun en önemli ayağını da CHP yöneticilerinin dindar/muhafazakarlara yönelik duyarlılıkları belirleyecek..

Selam ve dua ile….
 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Ekm

ABD ile aşk

07Ekm

Bir ok attım çorba oldu

30Eyl

Mezhepçilik

23Eyl

Zihinsel sürüleşmeler

16Eyl

Uyursak ölürüz