
Zamanı değerlendirme
Cafer Çelik
Zaman geçeni geri döndürülemeyen sermaye. Yılı, ayı, günü değil; anı bile çok kıymetli. Boş geçirilmesi telafisi mümkün olmayan, elden çıkan bir imkan. İnsanımız zaman kazanmak, ömrü uzatmak için çaba gösterir. (70)lik, (80)lik olanlarımız da daha fazla yaşamak için çareler arar, doktorlara koşarız. Yaşamımızı nasıl değerlendirdik? Yaşarsak nasıl değerlendirelim? Diye iyi düşünmeliyiz. Gayesiz, gayretsiz yaşam, hoş olmaz. Giysi yıpratmak, nimet kirletmekle geçirilen, geçirilecek zaman, insana uygun değildir.
Bir hayli yaşamış insanların çoğuna; faydalı bir şeyler anlatında dinleyelim, denildiğinde, hiçbir şey anlatamadıkları görülür. İnsan günde, haftada, ayda değil; yılda faydalı bir şey öğrenmiş olsa, anlatacağı kabarık sayıda bilgisi olurdu. İnsanlarımız; okusalar, sorsalar, dinleseler çok şeyler öğrenir-öğretirlerdi. Faydalıların artması, zararlıların azalması için bilinmesi; sebep ve çarelerinin bulunması, herkes gücü oranında gayeli-gayretli olması gerekir. Konuşmalarda, konuşmak için değil; konuşulması gerekli konular konuşulmalı, dinlenilmelidir. Birkaç kimse bir araya geldiğinde bir şeyler öğrenilmeli-öğretilmelidir. Allah resulü Hz. Muhammed(sa)” Ya öğrenici ol ya öğretici, üçüncüsü olma helak olursun. Bir kişiden fazla kimseler bir araya geldiğinizde konuşulması gerekli konular konuşunuz. Konuşulan konu biliniyorsa, bilgilerinizi kuvvetlendirilmiş, bilinmiyorsa, bilenler bir şeyler öğretmiş olurlar” buyurmaktadır.
Konuşmalarda yanlış-yakışıksız hallerin arttığı; zararlı durumların hızla yaygınlaştığı, diğer canlılardan farklı olan, insanı özeliklerden saygı, sevgi, güven, yardımlaşma vb. hallerin azaldığı dile getirilir de; sebepleri, önleme çareleri, yapılması ve herkesin yapması gerekli durumlar çoğu zaman konuşulmaz. Her derdin sebepleri de çareleri de vardır. Sebepler yok edilmezse, çareler bulunmaz, uygulanmazsa, dertler azalmaz-artar.
Günlük, haftalık, aylık yapılacaklar düşünerek sıralanmalı, yapılacaklar yapılmaya çalışılmalıdır. Tavsiye edilen: Günlük zamanın üçte biri işe-ihtiyaçlara; üçte biri, öğrenme-öğretme-ibadete; üçte biri de istirahate ayrılmalı.
Öğrenme-öğretmeye ayrılan zamanda; okuma, konuşma, faydalıları artırma, zararlı ve yanlışları düzeltme-azaltma, çalışma ve çarelerine yer verilmelidir. Mahalle ve köyde 3,5,7 kişilik ve daha fazla sayıda bir gurup oluşturup faydalıları artırma; zararlıları azaltma çalışmaları için haftada, ayda bir araya gelme; zararlılara dikkat çekme, önlemek için telkin ve tenkitte bulunma; faydalıları tebrik etme, çevreye duyurma vb. çalışmalar yapıla bilinir. Normal insanlar, yılın (365) gününün (5) gününü hayırları artırma, şer ve şerlileri azaltma çalışmalarıyla değerlendirmeye çalışsalar hürmet görürler, rahmetle anılırlar.
Değerlendirilmeden boş geçirilen zamanın sonu pişmanlık olur. Kur’an’da ayet meallerinde; Cehennem ehli, nida ederler,” Ya Rap! Bizi bir anlık dünyaya gönder! Varlığını ikrar edelim! Tövbe edelim! Tövbekar olarak huzuruna gelelim de ebedi azap olunmayalım!” derler. Müsaade edilmez. Dünya imtihan yeridir. İmtihan salonundan çıkan, yanlışını düzeltme imkanını kayıp eder. Anı dahi kıymetli olan zaman çok iyi değerlendirilmelidir.