Zaman


Anı da kıymetli olan, geçeni ele geçirilemeyen zaman. Cehennem ehli gerçeği yakinen gördüğünde, dünyada gafletle geçirdiği zamanlara pişman olur, hata ve yaptığı yanlışlara tövbe etmek için bir anlık dünyaya dönmek için Allah’a yalvarırlar, istekleri olmaz, dünya imtihan yeridir, çıktıktan sonra imtihan yerine girişe müsaade edilmez.

Çoklarımız anı değil, saatları. Günleri, haftaları, ayları, yılları, faydalı-hayırlı şeyler yaparak, yanlış ve yasaklardan korunarak değerlendirmemiz gerekirken; zararlı ve boş geçiriyoruz. Geçen geçti, pişmanlık geri getirmez, yaşayacağız zamanı boş geçirmeden iyi değerlendirelim. Dünya geçici, ahret ebedi ömrümüz için gerekli faydalılar zaman israf edilmeden sağlanır.

Geçici ömrü noksansız olarak hayırlıları artırmak, şerlileri azaltıp yok etmek için yapabileceğimizi yapmaya aralıksız olarak çalışmakla değerlendirmek gereklidir. En azından uygunlara tebessüm, uygunsuzlara yan bakmak-yüz asmakla da olsa destek ve tepkimizi gösterebiliriz. Her şeyin oluş sebebi, önleyiş çaresi vardır. Uygunları artırmada, uygunsuzları azaltmada daha etkin olunması için birlik olmak, topluluklar oluşturmak gerekir. İnsanların diğer yaratıklardan üstünlüklerinden biride durumları konuşmaları, yapacaklarını kararlaştırmalarıdır. Bu üstünlüğü yapmamak, büyük noksanlık olur. İnsanların üstün hasletlerini yapmamaları, gündemden kaldırmaları, benliği geliştirmeleri, birlikten uzaklaşmaları, diğer yaratıklardan farkına varmadıkları farksızlaşma olur. 

Yaşamak için zaruri ihtiyaçları temin gaye olmayıp, bedenin korunması, yaşaması için gereklidir. Yaşayan beden tüm canlıların huzurlu, mutlu ömür sürmesi için uygunları artırma, uygunsuzların yok olması için gerekenleri artırarak çalışacaklardır.  

İnsanlar yaratılmış, başıboş bırakılmamıştır. Yaratan bazı kayıtlarda bildirildiğine göre (124000)Peygamberi çeşitli zamanlarda göndererek insanların dünyada huzurlu hayat sürmeleri, ahrette ebedi saadete ermeleri için uymaları, uygulamaları için esasları tebliğ ettirmiştir. Tüm Peygamberlere bildirilen esaslarda, öz olarak, her şeyi yaran, sonsuz güç ve kudret sahibi, var, bir olan Allah olduğu, dünyanın geçici ahretin ebedi olduğu, uygun-uygunsuz her halin görüldüğü, bilindiği, kayıt edildiği, karşılığının verileceği bildirilmiştir. Kur’an’dan önce gelen ilahi esaslar, korunamamış, tahrif edilmiş; bu gün elde bulunanlar ilahi esasların aslı olmayan, çok ekleme-eksiltme-değişiklik yapılmış olanlardır. Son ilahi esas Kur’an geldiği andan itibaren yazılmış, ezberlenmiş, şunca zamandan beri orijinal hali korunmuş, kıyamete kadar insanlığın, dünyada huzur bulması, ahrette ebedi saadete ermesi için uymaları gerekli, Allah tarafından noksansız olduğu bildirilen ilahi kitaptır. Son peygamber Hz. Muhammed (s.a.v) tarafından tebliğ ve uygulanmıştır.

Zamanımız çok imkanlı, insanımızın çoğu okur-yazar, adı geçen ilahi kitaplar ve Kur’an mealleri okunduğunda düşünenler tahrif edilenleri, gerçeği görecektir. Dinler tarihçileri eserlerinde gerçekleri yazmışlardır. Okumak, öğrenmek, öğretmekle de zaman iyi değerlendirilir. Zamanı değerlendirende bir birikim olur. Birikimlerini konuşarak, yazarak başkalarının faydasına sunmalılar. İnsanlar çok yanlışları bilmedikleri için yaparlar. Bilenler artıkça yanlışlar azalır.  
 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
26Eyl

İntihar

19Eyl

Güçlenmemize neden karşılar?

16Eyl

İlahi Yasa İslam

12Eyl
11Eyl

İnsan ve İslam