YAKIŞIKSIZ, YASAK, UYGUNSUZ, HALLER - Cafer Çelik

YAKIŞIKSIZ, YASAK, UYGUNSUZ, HALLER


Hemen her gün haber yayınlarında yakışıksız, yasak, uygunsuz haberler duyuyoruz. Bu haller her zaman oluyordu da  duymuyor muyduk, yoksa son yıllarda artış mı gösteriyor?...Bu duyulan haller toplum kokuşmuşluğunun pis kokuları. Çocuk istismarları, en yakın hısım akrabaların birbirine karşı menfaat için işlediği cinayetler, uygunsuz haller…

Allah insanı tüm yarattıklarından şeklen daha düzgün, kabiliyet bakımından çok yüksek yaratmış, yüksekliğini artırması, yakışmayan yasak hallerden korunması, dünyada huzurlu, ahirette ebedi saadete ermesi için bilmesi, inanması, uyması, uygulaması için ilahi yasasını peygamberlerine bildirmiş, insanlığa tebliğ ettirmiştir. Şunca peygamberler tarafından tebliğ edilen esasların tahrif edilmeyeni, insanlığın gelişmesine uygun esaslarla tamamlanmış, kıyamete kadar uymaları-uygulamaları emir edilen, değişikliğe uğramaktan korunan, korunacak olan son ilahi yasa Kur’an elimizdedir.

İnsanlar tarafından yapılan esaslarla yanlış ve yasaklar önlenememekte, yasakları, uygunsuzları yapanlar artış göstermektedir. Yapanlar, uygulayanlar, uygulananlar insandır. Yasalarda da, uygulamalarda çok noksanlıklar olmaktadır. İnsanları yasaklardan sakındıran, emirlere uygun hareket etme de etkin olan ceza-mükafattır. Yanlış ve yasaklar yapanlar uygulayıcılardan çeşitli şekillerde korunmakta, kurtulmaktadır.   

İlahi yasalar noksansız Yaratıcı tarafından, noksansız olarak bildirilmekte, inanlar her hallerinin gizlenemeyip, görülüp-bilindiğini bilmekte, yaptığı her halin karşılığı noksansız olarak göreceğine inanarak hareket etmekte, yanlış-yasak hallerden korunmaya özen göstermektedir. “Her asrın her derdine devadır Kur’an. Kur’an’dan uzaklaştıkça canavarlaşır insan”(Ali Ulvi Kurucu)

Allah’ın varlığına, birliğine, engelsiz her şeyi görüp, işittiğine, tespit ettirdiğine, dünyanın geçiciliğine, ahiretin ebediliğine, yapılanların karşılığının görüleceğine inanan kimse; nefsine, keyfine, hissine, heva, hevesine uyup yanlış-yasak yapamaz, yaparsa, pişman olur, tövbe eder, af diler. Yapılan yanlış ve yasağı marifet değil, rezalet kabul eder. Huzurlu olmak, ebedi saadete ermek için ilahi esasları bilmek, inanmak, gereğini yapmaya, yaşamaya çalışmak gerekir. İnanan kimse yapılmasının uygun olduğunu biliyorsa yapar; yasak olduğunu biliyorsa korunur, bilmiyorsa ehlinden öğrenir, öyle hareket eder, araştırmadan, düşünmeden bir şey yapmaz.

İnsanlık şekille, Müslümanlık isimle yeterli olmaz. Gereği bilinmeli, yaşanmalı, yapılmalıdır. Sözde olanlar, özde olmazsa hal ve hareketi etkilemez. Dünyada makam ve menfaat için yapamayacaklarını yapmaya çalışanlar, ahiret için yapmaları gereklilere neden aynı gayreti göstermezler, çocuklarına neden İslam’ı öğretmez, öğrettirmezler?

Yetkililer yapılan yanlış, yasak, boşanma, çeşitli uygunsuzlukları görmeli, temelden uygun tedbirler alıp, bozulmalar tamir edilmeye çalışılmalıdır. İnsanlık yok olursa, insanlar için yapılanların değeri olmaz.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
07Ekm

Bilmek

02Ekm

Ruh

25Eyl

Dinler ve İnanlar

16Eyl

İbadete Çağrı

11Eyl

Uygun Halleri Yaşatma – Yayma