İnsan ve İslam


Yaratıcı insanı üstün şekilde yaratmış, insanlaşması için uyması gerekli esasları peygamberlerine bildirmiş, insanlara tebliğ etmesini emretmiş. Peygamberler Allah’ın varlığını, birliğini, ezeli ve ebedi olduğunu, yaratılmışlara benzemediğini, her şeyin kendine muhtaç, kendinin hiçbir şeye muhtaç olmadığını, sınırsız görücü ve işitici, her şeyi bilici, kudret sahibi, yaratıcı olduğunu tebliğ etmişlerdir. İnsanın ebedi hayat namzeti, dünya hayatının sonlu ahret hayatının sonsuz olduğu, ahrette makam ve mükafatın yaşamda ilahi esaslara uyup uymama durumuna göre değerlendirileceğini, ilahi emirleri yasakları duyurmuşlardır.

Bu ALLAH inancını, ilahi yasayı tebliğ eden nebi ve resullerin 25'inin ismi Kur an ı kerimde zikredilmektedir. Peygamberimiz Hz. Muhammed bir hadislerinde Allah, ahret inancını tebliğ eden resul ve nebilerin 124000 olduğunu söylemişlerdir. Nebi ve resuller doğru, emanet ehli, tebliğle görevli, üstün zekâlı kimselerdir. Tevrat, Zebur, İncil ve Kuran da Allah’ın varlığı birliği, ahretin varlığı, insanın dünyada geçici ve ahrette ebedi kalacağı, dünyanın imtihan yeri olduğu, ilahi emir ve yasaklarla denendiği bildirilmektedir.

Arkeolojik kazılar en eski yerleşim yerlerinde saraysız, sursuz yerler görülmüş, mabetsiz hiçbir yere rastlanmamıştır. İnsanla birlikte bir inanç vardır, insanla birlikte devam edecektir. Din insanın en başta gelen özelliğidir. Zamanımızda 500din,1700dil olduğu bilinmektedir. İnsanlar arasında çıkan çatışmalar bu ayrılıklardan çıkmaz. İnsanlar adil uygulama isterler. Makam ve menfaat sevdalılar insanların bu farklılıklarından yararlanıp karışıklıklar çıkararak maksatlarına alet etmişler, edeceklerdir. Dinler tarihi uzmanlarının çoğunluğu tüm dinlerin ilahi kaynaklı olduğu, zamanla aslı muhafaza edilemeyip, eklemeler eksiltmeler yapılarak tahrif edilerek batılaştıklarını kabul ederler. Budizm önceleri heykelciliğe karşı olduğu halde, sonradan dağları yontup heykeller yapar hale getirilmiştir. Batıl dinler incelendiğinde ilahi kırıntılar görülmektedir. Tevrat 800, İncil 400 yıl sonra, Kur an ise geldiği anda hem ezberlendiği, yazıldığı bilinmektedir. Münih Kur an İn. Ens.1800 yıllarının sonlarında, dünyanın çeşitli yerlerinden topladığı 40000 Kur’an üzerinde uzun zaman inceleme yapılmış, farklı bir durum görülmemiştir. Hz Osman ra okurken şehit edildiği Kur an Topkapı müzesindedir. Allah insanın insanlaşması için ilahi esasına uymasını kendi iradesine bırakmıştır. İnsan gerçekleri düşünerek kavrayacak kabiliyettedir. Şunca emin tebliğci, ilahi kitaba inanmayanlar, bu güçte emin şahit ve belge bulamayacaklarından hiçbir şeye inanamayacaklarından dünyada huzursuz, ahretten ümitsiz olurlar.

Çoğu kimseler şekline bakıp insanlığına, ismiyle de İslamlığına aldanır. İnsanlık şekilden, İslamlık isimden ibaret değildir Düşünmek, araştırmak, öğrenmek ,öğretmek, yararlıyı zararlıyı.; doğruyu yanlışı vb. diğer yaratıklardan farklı üstünlüklere sahip olmak gereklidir. Din, iman, amel, ahlak, edep, haya, adalet, acıma, yardımlaşma, hakka taraf olma, haksıza karşı durma, insanları insanlaştırma, dünya yaşamını kolaylaştırmada güç nispetinde zamanı değerlendirme vb. daha nice haller insani ve İslami hasletlerdir. Üstün özelliklerin noksanlığı insani ve İslami noksanlıktır İslam bilinmeli, inanılmalı, gereği yapılmalı, yaşanılmalı ve yaşatılmaya çalışılmalıdır. İslam da cihat, insanla İslam arasındaki engeli kaldırma mücadelesidir. Zamanımızda böyle engeller yok denecek kadar azdır. İlk Müslümanlar o zorluklarla İspanyadan Çin e kadar insanları İslam’la buluşturmuşlar; bizim imkanlara sahip olsalardı dünyayı haftada bir dolaşır tüm insanlara ulaşırlardı. İnsanları insani olmayan hallerden kurtarır, İslami yüce hasletlerle gerçek insanlaştırırlardı. Dünya huzur bulur, zulümlerden kurtulurdu.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
19Eyl

Güçlenmemize neden karşılar?

16Eyl

İlahi Yasa İslam

12Eyl
11Eyl

İnsan ve İslam

02Eyl

Hz. Hüseyin ve Kerbela