İman - Cafer Çelik

İman


İmansız amel makbul kabul edilmez. İman bir rakamı gibidir. Arkasına dizilen sıfırlar katlanarak değerlenir.  Önde bir olmayınca sayısız sıfır dizsek bir değer ifade etmez. Amellerde böyledir. İnanılması gerekli esaslara görmekten daha fazla inanmak gerekir. Göz bazen kapanır bakarda görmeyebilir. İmanın en başta gelen esası, Allah’a, ahrete inanmaktır. Yeryüzünde her şeyde, bir ölçü, düzen, denge vardır. Bu düzeni kuran vardır. Hiçbir şey kendiliğinden olmaz, kurulmaz. Dünyada (124ooo) nebi ve resul tebliğle görevlendirilmiş, bunların hepsi Allah’ın birliğini, varlığını, ahretin varlığını, dünya hayatının geçici, ahret hayatının sonsuz olduğunu tebliğ etmişler, Peygamberler doğru, emanet ehli, üstün zekalı, günahsız, tebliğle görevli kimselerdir. Allah tarafından gönderilen ilahi kitap ve sayfalarda da Allah’ın birliği, ahretin varlığı tekrarlanarak bildirilmiştir. İnsan hissen ölmek istemez, sonsuz mutluluk ve huzur ister, bu da dünyada olmamaktadır. Şunca emin belgeler, ibretli haller, emin şahitlere inanamayanlar bu delillere sahip bir şey bulamayacaklarından hiçbir şeye inanamazlar, kısa dünya hayatı sıkıntı içinde biter. Bu durumlarından dolayı sorguya çekilirler, sonsuz hayatta huzursuz olurlar.                                

Bir kısım kimseler düşünmeden, araştırmadan inandığını sanır, neden inandığı sorulduğunda ikna olacak, ikna edecek bir şeyler söyleyemez, çoğu zaman babam, anam inandığı için inanıyorum dediği olur. Var, bir, engelsiz görücü, işitici, ezeli, ebedi sonsuz irade, güç sahibi olduğuna inandığı yaratıcı huzurunda olduğunu bilen hal ve hareketini uygun yapar.  Kendini ikna edemeden inandığını sananlar, inancı gereği bazı ibadetler yapanların bir kısmının yaptığı ibadet midir, adet mi dir? Şüphelidir. İbadet Allah emir ve yasaklarının, Resulü Muhammed (s.a.v)’in sünnetine uygun olarak yapılır. İbadete ekleme, eksiltme ibadeti ifsat eder, emir ve sünnete uymayan ibadet uyduruktur, yapanlar mesul olur.  

Zamanımızda  (500)din olduğu bazı kayıtlarda geçiyor. Dinler tarihçilerinin çoğu dinlerin başlangıcının ilahi olduğunu, inananların ekleme, eksiltme yaparak öz esasları tahrif ve kayıp ettiklerini, hurafeleştirdiklerini, dinlerin içinde ilahi çok az da olsa esas bulunduğunu delil gösteriyorlar. Mevcut dinlerin çoğu incelendiğinde, İslam’ın korunduğu, ilahi esaslara sahip olduğu görülür, daha güçlü inanılır.

İmansız amel olmaz, amelsiz iman güç korunur. Amelle iman esaslarına uyulur, hatalar, kusurlar hatırlanır, tövbe edilir, iman güçlendirilir. Bilmek imandan, iman amelden önce gelir. Bilecek ki inansın, inanacak ki gereğini yapsın. Dinlemek, okumak öğrenmek, öğretmek en hayırlı şeydir. Dünya ve her şey araç, ebedi ahiret hayatı için yararlı şeyler amaçtır. Aracı amaç edilenler amacı unutma gafletine düşenler. Dünyada gafil olmamak gerek. Ahiretde pişmanlık faydasızdır.     
 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
07Ekm

Bilmek

02Ekm

Ruh

25Eyl

Dinler ve İnanlar

16Eyl

İbadete Çağrı

11Eyl

Uygun Halleri Yaşatma – Yayma