İbadete Çağrı - Cafer Çelik

İbadete Çağrı


İlahi dinlerden Hıristiyanlıkta çanla, Yahudilerde boru ile ses çıkarılarak, bir anlam ifade etmeyen sesle ibadete çağrı yapılırken, İslam’da ezanla öz tebliğ insanlığa, yüksek sesle duyurularak, günde beş defa tekrarlanarak, her gün yapılmakta, kıyamete kadar devamlı İslam ülkelerinde yapılacaktır.

Ezan sıradan bir çağrı olmayıp, tebliğdir. Allah’ın büyüklüğü, varlığı, Allah’dan başka bir tanrı olmadığı, Hz.Muhammed’in Allah’ın Resul ‘u olduğu en güçlü olarak duyurularak, felah vesilesi olan. İbadete çağrı yapılmaktadır. Bu büyük çağrıyı dikkatle dinleyen, anlayan, icabet edenler de fazla değildir. Dünyaya, tüm insanlığı yapılan çağrıyı duymaya, duyurmaya, anlamaya, anlatmaya, icabet etmeye, ettirmeye çalışmalıyız.   . 

Geçmişteki Müslümanlar bizlerden çok imkansız oldukları, insanlara anlatmakta güçlükler olduğu halde, gaye ve gayretleriyle, dünyanın büyük kısmına İslam’ı duyurmuşlar, Müslüman olmalarına sebep olmuşlar. Bizlerin çoğu kendimiz çağrıyı gereği gibi duymuyoruz, yakınlarımıza duyurmaya çalışmıyoruz. Başarılı olmak için gaye, gayret gerekir. Hiçbir şey yapmadan bir şey olmaz. Hayırlı uğraşılar neticesiz, karşılıksız kalmaz, yapması gereklileri yapmayanlar, mesul olur, huzursuz olur, ceza görür.  
         
İnsan, diliyle-haliyle üstün örnek olur, gayret gösterirse örnek alınır, yüce tebliğin duyurulmasında etkin olur. Önce kendimiz bilir, inanır, gereğini yapar, yaşarsak, ailemizin, çevremizin ıslahına çalışırsak, bir zaman sora gözle görünür olumlu gelişmeler görürüz. 
       
Her halimizde ilahi esaslara, biliyorsak, bilmiyorsak ehlinden öğrenerek uyarsak, nefsi, hissi, keyfi davranışlardan korunarak yaşamak gerekir. İmkanlar hayırları artırmalı, şerleri, şerlileri azaltıp yok etmede etkin olmalı, gayesizlik, gayretsizliğe sebep olmamalıdır. Neticesi boş, gereksiz şeylerle zaman israf edilmemeli, bilenler hayırlı olanları anlatmalı, anlatamayanlar dinlemeli, lüzumsuz hallerle uygun konuşacaklar engellenmemeli.

İnsanımızda anlayış gelişmiştir, bilgili insanlarımızın sayıları da artmıştır. Piyasada herkesin anlayacağı, her çeşit kitaplar, okuyacaklar da çoktur, az olan, gayesizlik, gayretsizliktir. Çoğu kimseler düşünce alanını daraltıyor, ferdi düşünüyor, başka şey, kimse düşünmek istemiyor. Bu hal pek insanı değil, normal insanda düşündükleri imkan nispetinde artmalıdır.
    
İslam son ve noksansız, tamamlanmış dindir. Kur’an’da ”Allah’ın kabul edeceği din İslam’dır.”(Al-i İmran:17)   “Her kim İslam’dan başka din ararsa kabul edilmeyecektir.(Al-i  İmran:79),”Bugün dininizi tamamladım, üzerinizdeki nimetimi  tamam ettim. İslam’ı size din kıldım”(Maide:5)buyrulmaktadır.
     
Dinimiz korunmuş, en ufak bir değişikliğe uğramamış, kıyamete kadar korunacak, ”Kur’an’ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız”(el-HİCR- 9)   İnsanlığın, bilir, inanır, uyar, uygularsa,  dünyada huzurlu olacakları, ahirette ebedi saadete erecekleri, mükafat görecekleri din İslam’dır. Bizlere nasip olan büyük nimetlerden biri de İslam toplumu içinde doğup, yaşamamızdır. Çok kimselerin İslam’ı tanıması çeşitli şekilde engellenmiş, engellenmektedir. Tanışma ve inceleme imkanı bulanların çoğu islam’ı kabullenmiş, birçoğu da bulunduğu toplum içinde elde etmiş olduğu makam ve menfaatları kayıp etmemek için İslam olduğunu gizleyerek yaşamaktadır. İslam esaslarını tarafsız, adil, dikkatle  inceleyenler  diğer aslı ilahi,elde bulundurulan mevcutları  beşerileşmiş dinlerden kıyaslanmayacak üstünlükte İslam’ın olduğunu görecek,itiraf edecektir.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
07Ekm

Bilmek

02Ekm

Ruh

25Eyl

Dinler ve İnanlar

16Eyl

İbadete Çağrı

11Eyl

Uygun Halleri Yaşatma – Yayma