İBADET - Cafer Çelik

İBADET


  İbadet, iman alameti, itaattır. İbadette, insan inandığı yüce varlığa yönelir, emirlere itaatini etkin tutar, yaşamının her anında inancına uygunsuz hallerden korunur. Tüm yaşamını ibadetleştirir. Makbul olan kulluk, her halde yasaklardan kaçınmayı, emirleri yapmayı gerektirir.

  İbadetleri değerli kılan imandır, eksiksiz inanmaktır. Öyle inanmalıdır ki, gözle görmüşten daha güçlü. Gözün kapandığı, noksan gördüğü olur. Görülen her şeyde ölçü, düzen; ilahi sayfa ve kitaplarda yer alan, şunca sayıda peygamberler tarafından duyurulanlara şüphesiz inanılır. Peygamberler emin kimselerdir. İlahi kitaplar, sayfalar doğruluğunda şüphe olunmayan belgelerdir. Her şeyde görülen muazzam ölçü, düzen, yapı gerçek bilgidir. İlahi kitap ve sayfalarda bildirilenlerin tahrif edilenlerinin düzeltilmiş, insanlığın kıyamete kadar uyarak huzur bulmaları, ebedi saadete ermeleri için gerekli ilahi esaslar tamamlanarak Kur’an’da bildirilmiştir. Şunca yıldır en ufak bir değişiklikten Allah tarafından korunmuş, korunacak olan ilahi kelam elimizdedir. Bildirilen ilahi esaslarda birçok hikmet, ibret, örnekler vardır. İlahi kitap da yanlış, gereksizlere yer verilmemiştir. KUR’AN, NOKSANSIZ KAYNAKTAN BİLDİRİLMİŞ. NOKSANSIZ KELAMDIR.

  İman, makbul amelin temelidir. Önde bir olmayınca sıfırlar değer ifade etmediği gibi, inanılmadığında da amellerin bir değeri olmaz. İnsan nelere, neden inandığını, kendini ikrar ettirecek derecede inanmalıdır ki amelleri makbul olsun, Allah’dan mükâfat görsün. Yalnız temel iman esaslarına değil, Kur’an’da bildirilenlerin tümüne inanılmalıdır. 

  İnsanın bağı Allah ve ahiret inancıdır. Allah’ın her zaman, her şeyi gördüğünü, işittiğini, tespit ettirdiğine, ebedi ahiret hayatında karşılığını göreceğine inananlar, yaşamında emirleri yapacak, yasaklardan korunacak, her durumunu ilahi esaslara uygun yapacaktır. Gaflet içinde uygunsuz bir şey yaparsa pişman olacak, bir daha yapmamaya and içecek, af dileyip, tövbe edecek, arınıp, korunacaktır. Tövbe eden hiç günah işlememiş gibi olacaktır. Kul hakkı ile ilgili yapılan yasaklar da, ilk şart hak sahibini razı etmek, helalaşmak, daha sonra tövbe etmek gerekir. Yaratan bizleri cezalandırmak istemez, mükafatlandırmak ister. İnsanlar, ilahi esaslara uygunsuz, nefsi, hevai, hissi, keyfi isteklerine uyararak, gafletle yasaklar yaparlar, cezalanmayı gerektirir hal ve hareketler, yaptıklarında, çoğu tövbe ederlerse af olunur. İsyana devam eden, tövbe etmeyenler, inkarcılar, isyankarlar cezalandırılır.              

  Belirli, vakitli ibadetlerde, iman güçlendirilir, ilahi esaslardan haberdar olunur, yapılan yasaklar hatırlanır, tövbe edilir, yaşam boyu emir ve yasaklara uyulmaya çalışılarak, isyandan sakınıp, itaat a yönelmeli, tüm yaşam ibadetleştirilmelidir. Emir ve yasaklara uymak ibadet, uymamak isyandır. Ağza girene, ağızdan çıkana, yapılan her hal ve harekete çok dikkat ederek, yasaklardan korunmalı, emirlere uymaya çalışılmalıdır. Geçici ömür, israf edilmeden, karşılığı mükafat olan, hayırlı ameller yapılarak, gafletten korunarak değerlendirilmelidir.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
07Ekm

Bilmek

02Ekm

Ruh

25Eyl

Dinler ve İnanlar

16Eyl

İbadete Çağrı

11Eyl

Uygun Halleri Yaşatma – Yayma