Fetihler ve İşgaller


Fetihlerde amaç; baskıdan, zulümden kurtarma, ıslah etme, insanlığa faydalı olacaklara engelleri kaldırma, insanların etkiler altında kalmadan, görerek, düşünerek karar vermesine yardımcı olmaktır. İşgaller, faydalanmak amaçlıdır, yapıldığı memleketlerde karışıklık çıkarmadan, zulüm etmekten, halkı huzursuzlaşarak perişan etmekten, bu olumsuz durumların artarak devam etmesi için yapabileceklerini yaparlar, dil, din, renk, yer ayırımı yaparak çözülüşü devam ettirerek sömürülerini artırmaya, sömürülerini asırlarca devam ettirmek için yapabilecekleri her türlü planı uygulamaya artırarak devam ederler. İşgalciler, faydalanmak için nefsi, hissi, keyfi esaslarını uygular, başka şeylerden etkilenmezler.

Osmanlı Büyük İslam Devleti, Asya, Afrika, Avrupa’nın büyük kısımlarını fetih etmiş, asırlarca, din, dil, yer, renk ayırımı yapmadan, İslam esaslarına uygun olarak, adalet uygulamış, halk huzur içinde yaşamını sürdürmüştür. Osmanlının zayıflatılmasından, parçalanmasından sonra Hıristiyanlar tarafından işgal edilen bu yerlerde 15-20 devletler kurulmuş, dilini, dinini yaşayarak varlıklarını devam ettirmektedir. Şunca yıl geçmesine rağmen istikrar bulmamış, karışıklıklar son bulmamış, huzurlu bir ortam oluşturmaları engellenmiş engellenmeye işgal devletleri tarafından devam edilmektedir. Osmanlı fetihlerinde tüm insanları ıslah etme, huzurlu kılmak için çalışılırken, işgal devletleri faydalanmalarına diğer milletlerin ıslah, huzurlu olmaması gerektiği inancıyla hareket ederler. Yanlış, yakışıksız, zararlı çalışmalarından dolayı vicdani, manevi mesuliyet duymazlar. 

Her yerde, her zaman yaptıkları insanlığa büyük leke olan, tarihe geçmiş, dünyada silinmez büyük leke olan Kudüs ve Endülüs işgallerine insanlığın dikkatini çekmek istiyorum. Her iki yer Müslümanlar tarafından feth edildiğinde insanları ıslah edilmeye, ayırım yapmadan adalet uygulanmaya, huzurlu kılınmaya çalışılmış, mutlu yaşam gerçekleştirilmiş. Her iki yerde Hıristiyanlar tarafından işgal edildiğinde anlaşma şartlarına uyulmadan Hıristiyanlar dışında olan halk kadın, çocuk, yaşlı demeden kılıçtan geçirilmiş, soyulmuş, yağmalanmış, kovulmuş, başka milletlerin izleri silinmiş, silinmeye çalışılmıştır. Medeni sanılan medeniyetsizlerin yaptıklarının bunlar yüzlercesinden bir kaçı…

İnsanlar olmuş olaylardan ibret alıp, gerçekleri görmeli, işittiği halleri tetkik etmeden tekrarlayarak kendi milletinin üstünlüklerini görmeyerek, bilmeyerek, düşman milletlerin insanlığa leke hallerinden bilgisiz olarak yanlış değerlendirmelere alet olmamalıdır. Bir zamanlar kendi milletini yerme, başka milletleri övme modalaştırılmış, o etkiyi düşünmeden tekrarlayan az da olsa vardır. Keyfi, nefsi, zevki esaslara göre hareket edenlerden insani yüksek hasletler beklenemez, görülebilecek bazı haller geçici, kandırmacı, göstermeliktir. İnsanın bağı Allah korkusudur. Bu bağdan mahrum olan fert ve toplumlar nefsine uyar, yaptığı hayır ve şerrin karşılığını ceza, mükafat olarak göreceğine inanmayanlar, isteğine sınır tanımazlar, yamadıkları yapamadıklarıdır. Adalet, edep, vicdan merhamet dilde söylense de halde görülmez.    

Allah insanlığın huzurlu olması, mükafat görmesi için bilmesi, inanması, uyması, uygulamasını istediği ilahi esaslarını tebliğ ettirmiş, kıyamete kadar, huzur bulmak, mükafat görmek için uyulmasını istediği, noksansız ilahi yasa Kur’an’dır. Fert ve toplum dünyada huzurlu olmak, ahrette mükafat görmek için, O nu öğrenmeli, inanmalı, her halinde uymalı uygulamalıdır. Kur’ an ‘a uymayanlar adil olamaz, yüksek insani hasletleri yapıp yaşamaz.

Ferdi, toplumsal, tüm dünyevi olumsuzlukların sebebi, Kur’an’a uymamak, uygulamamak, çaresi O’nu bilmek, inanmak, uymak, her hale uygulamaktır.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
31Tem

Yönetici- Selahiyet- Mesuliyet

17Tem

Vakıf

15Tem

Tarım arazileri

10Tem

Fetihler ve İşgaller

03Tem

Soğuk Savaş