Ceza Ve Mükafat - Cafer Çelik

Ceza Ve Mükafat


Yaratan, insanı tüm yaratılanlardan üstün olarak yaratmış, başıboş bırakmamış, yakışıksız, yanlış olanları, zararlı, faydalıları bildirmiş, bizlere noksansız, kıyamete kadar tüm insanlığın uyması, uygulamasını istediği İslam yasası Kur’an’la tanışmak nasip etmiş, tüm nimetleri bizlerin faydasına sunmuş, ilim, iman, ameller nasip etmiş, dünyanın geçici, ahretin ebedi olduğunu, her halimizin bilindiğini, tespit edildiği, dünyanın imtihan yeri olduğunu, hal ve hareketlerimize uygun ceza-mükafat göreceğimiz bildirilmiştir. 

İslam esaslarında her türlü zararlı, faydasızlar yasaklanmış, faydalı, üstün halleri yapmak, yaşamak emredilmiştir. Bunca nimet ve ibretlerle bizlerden kulluk, her halimizde ilahi emre uygun hareket etmemiz istenmiştir. Düşünen, araştıran insan, inanır, itaat eder, nankörlük etmez.

İnsanın noksansız mutluluğu cennette olacaktır. Geçici dünya hayatını kullukla tamamlarsa. geçici ömrü israf etmeden değerlendirirse çok şeyler öğrenecek, ahretteki mükafatını artıracak, makamını yükseltecektir. Dünya hayatı vasıta, ilahi emre uygun olarak dünya huzuru, ahret mutluluğu için israfsız kullanılmalıdır. Gafil insanlarımızdan bir kısmı dünyadan başka bir şey düşünmez, birçoğu da ömrü boş ve faydasız geçirir. Ömür kısa, faydasız geçirmenin sonunda pişman olurlar.

Dünya hayatını bir tabak bala, insanı sineğe benzeterek, bala hortumunu sokan sinek emdikçe ağırlaşır, yapışır, bırakmaz. İnsan kendini fazla kaptırmamalı, ahreti unutmamalı derler. Benzer bir de dünya büyük serhoşluğu ölünceye kadar ölüm düşünmemek, mezarda faydasız ayıkmak, içkiden oluşandan ayıkanlardan pişman olup, af dileyip, cezalı durumdan kurtulanlar olur. Dünya baygınları ölümle af dileme imkanını kayıp ederler. Bu sebepten içki şuursuzluğuna küçük, dünyadan başka bir şey düşünmeye büyük serhoşluk denir.

İnsan toplumunda insanlar birbirleriyle ilgilenir. İmkanlılar muhtaçlara yardımda bulunur. Her mahallede, köyde 3,5,7 kişilik gruplar oluşturulmalı, bu guruplar çevre ile ilgilenmeli, dargınlar barıştırılmalı, anlaşamayanlar anlaştırmaya çalışılmalıdır. Bu grupların içinde muhtarlar, imamlar yer almalı, çalışmalarıyla ilgilenmeli, örnek çalışmalardan ilgililer haberdar edilmelidir. 30–40 yıl önceye kadar olan bezeri çalışmalar geliştirileceğine yok edildi. Çokluk içinde yalnız yaşanır haller gelişti. Faydalılar artırılmaya, zararlılar yok edilmeye çalışılmalıyken, tersi gelişiyor. 

Hayırlı, faydalı şeyleri düşünüp yapamamanın; zararlı düşünceleri yapmamanın mükafatı vardır. İlahi emirde “içinizde faydalıların artması, zararlıların azalması, yok olması için çalışan bir topluluk bulunsun onlar, kurtuluşa erişenlerdir.”buyruluyor.

İnsanımızda anlayış, kavrayış gelişmiş olup, noksanlık sabırlı, programlı, inanarak çalışan, çalıştıranlardadır. Geçmişte Malatya’mız da yaz aylarında hafta sonu geziler tertip edilir, öğlen yemeği gezi yerinde yenir, bir konu üzerinde birikimi olan biri konuşur, bazıları ilave konuşmalar yapar, gelecek haftanın konuşma konusu, konuşmacısı duyurulur, tanışmada olurdu. Öğrenciler çeşitli semtlerde her hafta, akşamları toplanır, uygun konular anlatılırdı. Gelişen bir canlılık vardı. Daha farklı, faydalı şeylerde yapılabilinir. Topluluk artıkça yapılanlar artacağına, noksanlaştı. Baş ağrısı, boğaz ağrısı, faydasız şeylerden uzaklaşıp, faydalılar yapılmalı, yaptırılmalı. 

Her hayırlı şeyin karşılığı mükafat, faydasız, zararlılar karşılığı ceza vardır.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
02Tem

Uygun haller terk edilmesin

25Haz

İmar - Islah

11Haz

İmkanlar - İsraflar

24May
21May

Ceza Ve Mükafat