Bilmek - Cafer Çelik

Bilmek


Çoğu kimseler yanlışı, yasağı bilmediklerinden, düşünemediklerinden yaparlar.  Bilen, düşünen, inananlar, iyiyi, faydalıyı, hayırlı olanları yapmaya çalışırlar, yaparlar. Bir şey yapacak, yapacağının faydalı, hayırlı olduğunu ehlinden öğrenmiş, biliyorsa yapar, bilmiyorsa bilenlerden öğrenir, yapmaya, yapmamaya öyle karar verir. Bilmeden, sormadan yapılanlar, çoğu zaman, yanlış ve zararlı olur.   

İnsanlar bilgilerini okuyarak, dinleyerek, görerek, sorarak geliştirirler. Ömür sermayesi boş geçirmeden iyi değerlendirilse, günde, haftada, ayda lüzumlu bir şeyler öğrenilmek prensip edilse, her geçen zaman bilinmesi gereklileri artırır. Bilenler bildiklerini, bilmeyenlere öğretme gayreti gösterseler, bilenler artar, bilmeyenler azalır. Arzu edilen, yeterli geliştirilemeyen, bilgisizliğin yok edilişi hızlandırılır. Gayeler, bilinçli gayretle gerçekleşir. 

Bilen gafletle yanlış, zararlı bir şey yapsa, sonradan farkına varırsa pişman olur, özür diler, tekrarlamama sözü verir, af olunması için tekrar, tekrar dua da bulunur. .Bilgisiz, düşüncesiz, inançsız kimseleri yaptıkları uygunsuz haller fazla huzursuz etmez, benzerlerini yapmayı tekrar ederler, yanlışları yapmadan hoşlananlar, marifet sayanlar da vardır. Bilgisizler, bu durumları, olumsuzlukları yaygınlaştırırken, mubahlaştırırken, bilgili oldukları sanılanların çoğunda tepki, engelleyici, ıslah edici hareketlerin görülmemesi normal olmayan bir durumdur. Bilgisizler uygunsuzları yapan, bilenler de seyirci kalarak onlara meydanı boş bırakarak, en azından yüz asarak da, yan bakarak da tepki göstermemeleri yapılanlara ortak kılmaktadır.   

Bilenler, bilgisizleri bilgilendirmeyi, uygunsuzları azaltıp yok etmeyi, gaye edinmez, gayret göstermezlerse mesul, mükafatlardan mahrum olurlar. Salahiyet, sermaye, ilim, ilahi esaslara uygun kullanılmazsa mesul olunur. Uygun kullanma bilinmeli, mesuliyetten korunmalı, mükafat görmeyi gerektirir uygun şekilde kullanılmalıdır.

Yaratan insanı çok kabiliyetli yaratmış, gayret edip, kabiliyetlerini geliştirmeye, iyi, faydalı, hayırlı olanları yapmaya, zararlı olanları yaptırmamaya çalışsalar dünyada huzurlu olurlar, ahiret de mükafat görürler. Bilmediğimizi öğrenmek, bilgimizi artırmak için çok imkanlara sahibiz, telefonla sorup, öğrenme, her çeşit bilgi kaynaklarından yararlanmamız mümkün, yeter ki, bilgi edinme istek, iştah, gayretimiz olsun. Bunca imkanlar içinde, geçici ömrü boş geçirip, israf etmekte sorgulanmamızı gerektirir. Her imkan hayırlı, faydalı bir şey yapmak için fırsat, uygun değerlendirmemek mesuliyet sebebidir.     

Zaman geçeni bir daha ele geçirilemeyen sermayedir. İyi, faydalı, öğrenme, öğretme, uygunları artırma, uygunsuzları azaltıp yok etme, gaye ve gayretiyle değerlendirilmeye çalışılmalıdır. Sonra çok pişman oluruz. Son pişmanlık faydasızdır. Ömür tamam olduktan sonra dünyaya dönüş, hata, kusur, suçlara tövbe etme, af dileme yoktur. Ebedi ahiret hayatında mükafat, ceza son duruma göre olacaktır.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
07Ekm

Bilmek

02Ekm

Ruh

25Eyl

Dinler ve İnanlar

16Eyl

İbadete Çağrı

11Eyl

Uygun Halleri Yaşatma – Yayma