Bilerek inanmak - Cafer Çelik

Bilerek inanmak


Nelere inanıyorum? Neden inanıyorum? Nasıl inanıyorum? Bilmek imandan, iman amelden önce gerekir. Allah’ın var,bir,ezeli,ebedi,her şeyin kendine muhtaç,.kendinin hiçbir şeye muhtaç olmayan,diri,olmuşları,olanları,olacakları her şeyi bilen, kendine mahsus şekilde konuşan,sonsuz irade,kudret sahibi,her şeyi engelsiz gören,işiten,ne isterse yaratan   olduğuna inanmak.Her şeydeki sonsuz tertip,düzen,ölçü bir sonsuz güç ve kudret sahibi olduğuna inanmayı gerekli kılar. “Ben bilirim yücelerden yücesin; kimse bilmez, nicelerden nicesin.” “İdraki meali bu küçük akla gerekmez, nitekim bu terazi o kadar sıkleti çekmez.”(Ziya Paşa)

Sonsuz kudret güç sahibi Allah, insanı üstün yaratık olarak yaratmış, dünyada huzurlu olması, ahrette ebedi saadete ermesi için, inanması, uyması, uygulamasını istediği ilahi esasları peygamberlerine insanlığa duyurmasını emir buyurmuş. Bu esaslarda öz olarak, dünyanın geçici, imtihan yeri olduğu, sonsuz, ebedi hayatın ahret hayatında makam ve mükafatın dünya yaşamında ilahi esaslara uyuma göre olacağı da bildirilmiştir.

İlahi esaslara uymakla. insana yakışmayan, zararlı olan hal ve hareketlerden korunacak, insanı üstün kılan yüksek hasletleri yapıp, yaşayarak geçici ömrü tamamlayacak, dünyada şerefli olacak, ahrette mükafat görecektir.  

İnanan kimse her hareket ve halinin görüldüğünü, tespit edildiğini her an düşünerek yaşamını tamamlayacak, ilahi emre uygun olarak emirleri yapacak, yasaklardan korunacak, gafletle yanlış yaparsa, pişman olacak, tövbe edecek, yasakları yamayacağına söz verecektir. Allah’tan af edileceği, mükafat göreceğinden ümitli olacaktır. 

Dilin söylediği halde görülmezse, dil yalancı olur. İnandığını söyleyen kimsenin, hal ve hareketinde ilahi emir ve yasak düşünmeden, keyfine, nefsine, adetine uyar, uygularsa, inançsız ve inancı zayıf olarak yaşamış olur. İnanan kimse her durumunda ilahi emre uyarsa, tüm hareketleri ibadet olur, karşılığında mükafat görür. İnandığını söyleyenin, inançsız gibi hareket etmesi kendini ve kendi gibilerini aldatır. Her hal noksansız bilinmekte, tespit edilmektedir.

Çoğumuz çocuklarımızı ihmal ediyoruz. Öğretilmesi gereklileri öğretmiyor, öğrettirmiyoruz. Boş kalmanın sonu hoş olmuyor. Son pişmanlık faydasız oluyor. Zamanımız çok imkanlı, uygun kimselerin yazmış olduğu kitaplar var, bazen kendimiz okur, dinletiriz, çocuklara okutur dinleriz. Çok şeyler öğrenmiş, öğretmiş oluruz. Fazla sıkmadan önceleri zamanı kısa tutmalı, zamanla isteğe uygun olarak artırmalıdır. Televizyonlarda uygun konuşmalarda dinlenilir, dinlettirilir. 

Çocukları yedirmekle, giydirmekle iş bitmez, yedirdiğimiz, giydirdiklerimizin İslamlaşması, insanlaşması için de yapacaklarımızı yapmamız gerekir.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
07Ekm

Bilmek

02Ekm

Ruh

25Eyl

Dinler ve İnanlar

16Eyl

İbadete Çağrı

11Eyl

Uygun Halleri Yaşatma – Yayma