Kanalboyu Kağıt Gemi Festivali


“Ahali toplanmış…

Alkışlar, bağırışlar, gümbür gümbür

Davul zurna, he babam, vur babam

Gözler fıldır fıldır hepsi aynı noktaya odaklanmış …

“Tarihi Kanalboyu’nda” 30 santimetre derinlikteki su üzerinde kağıttan gemileri izliyorlar.

Memlekette Kanalboyu Kağıt Gemi Festivali düzenlenmiş.

Memleketin valisi, belediye başkanı, azası, ahalisi herkes demir korkuluklara yapışmış Kağıt Gemi Festivaline katılan gemilerin yarışını izliyor.

Heyecan dorukta. 

Biran anda alkış tufanı kopuyor.

“Varol, varol, varol” şeklinde yükselen sesler yarışın bittiğinin işaret fişeği gibi.

Memleketin protokol üyeleri birinciye 1 kilo, ikinciye yarım kilo, üçüncüye de 250 gram gün kurusu kayısı hediye ediyor.”

Bu olayın 50 yıl sonra yaşanmış olma ihtimali var mı? 

***

Yukarıdaki film şeridini 50 yıl sonra olmuş gibi kabul edin.

“Kağıttan aslanların” heykeli dikilecek duruma geldiği bir memlekette “Kağıt Gemi Festivali” niye olmasın ki?

Karakaya Baraj Gölü bir Avrupa ülkesinde olsaydı bu şekilde mi kullanılırdı? 

Karakaya Baraj Gölü kirleniyor, kirletiliyor, bitiriliyor… kimin umurunda

Malatya’nın en değerli kayısı bahçelerinin bulunduğu tarım alanları betonlaşıyor. 

Belki bir 50 yıl sonra Malatya’da kayısı bahçesi ilaç niyetine aranacak.

Böyle giderse Malatya’da sadece mezarlık alanı yeşil kalacak. Ölülerimize verdiğimiz değeri kendimize ve geleceğin yaşayanlarına neden vermiyoruz ki?

Amannnnn … 

Ne de olsa bizim “Kağıttan aslanlarımız” var…

Ama başımıza her şey sandığa attığımız o kağıt parçası yüzünden geliyor. 

burhan.karaduman@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!