Hayatın Kadrini Bilip Bayrama Ermek! - Asiye Türkan Aile Danışmanı / İlahiyatçı

Hayatın Kadrini Bilip Bayrama Ermek!


Bugün bayram erken kalkın çocuklar!

Arınma, temize çıkma, iki elimizin arasına kafamızı koyup hatalarımızı düşünme, geçmişimizle yüzleşme, yaşadığımız hayatımızın, seçimlerimizin sorumluluklarını üstlenme, temiz bir kalple huzura erme günlerini yani talim ayını arkada bıraktık.  

Başının rahmet, ortasının mağfiret, sonunun kurtuluş olan günleri bitirdik. Karanlıklardan aydınlığa, zulümlerden nura geçeceğimiz, üsluplarımızı bir daha gözden geçirmemizle esenlik ve güvenliğin içine girdiğimiz duygusuyla bayrama eriştik. İnsan ömrünün tamamından hayırlı ve Rablerinin izniyle inen meleklerin ruh ve emrinin dağıtıldığı günleri arkada bıraktık. 

Elif dimdik gibi kıyamda, lam gibi rükuda, mim gibi secdede olursak ahlaki oluşumumuzu tamama erdirebilmeliydik. Aksi takdirde içinde bütün güzelliklerin sunulduğu ne kadir gecesinin ne de birçok nimetlerle sunulan ömrün bereketlenebiliriz. Zira Rabbim Allah, hidayete layık olanları net ifade etmiştir;

“Elif, lam, mim. İşte bu kitap kendisinde hiçbir şüphe yoktur. Hidayet, doğru yol ancak görmeden Rahman’dan sakınanlar içindir. “ (Bakara 1-2)

Kadrin bilinmesi için her şey bir ölçü üzere yaratılmıştır. Kadir suresi içinde kadir gecesinin bin aydan hayırlı olduğunu buyuran Rabbim, Duhan suresinin ilk ayetlerinde “Apaçık olan Kitap’a and olsun ki biz onu mübarek bir gecede indirdik.  Biz uyarıcılarız” kelamına devamla İsra 85. ayetinde o gece inen ruh hakkında verilen bilginin çok az olduğu ifade edilmiştir. 

Ruh; Arapçada genişlik, rahatlık ve düzen anlamına gelir. Doğru bilgi, toplumun derdini dert edinip ne yapacağını bilmeyen ahlakı güzel, emin sıfatına layık görülmüş, ilk tasdiki aynı yastığa on beş yıl baş koymuş, her haline şahit olan eşinden alan Allah Resulüne inen vahiydendir.

Gerek iki kapak arasında bulunan vahyin sayfalarında olan bilgiler, gerekse kalbin kabul ettiği, gözlerin gördüğü, kulakların duyduğu şeytana hizmet etmeyen bütün bilgiler zikirdir. Bilinen hakikat ise, insanı sadece doğru bilginin tatmin etmesidir. Hakkı batıldan ayıran Furkan’ı ve yaratılan kainat kitabını iyi okumalı, üzerinde düşünmeliyiz. Kabımız kadar su alacağımız gibi gönlümüzün genişliği kadar Rahmet çeşmesinden faydalanabiliriz. 

Bütün güzellikler gibi bütün kötülükler de geceleyin oluşur. Fecrin aydınlığına kadar esenlik olan kadir gecesi, yüreklere ferahlık veren esintinin alındığı sabah rüzgarı, gönüllerde yer edip hayat tarzı oluşturacak olan ilim gece inerken, Nuh (a.s.) ve Lut (a.s.)’ın gece arkalarına bakmadan çıkışları, Musa ( a.s.)’ın gece çıkışı ve karanlığın şerrinde Alemlerin sahibine sığınılması istenmiştir. 

Gece; ya aldığımız emirlerle uyuduğumuz uykudan uyanarak yükselmemize ya da gündüzün telaşından yorulup gecenin vereceği hayra kapalı kalarak zillet içinde kalmamıza vesiledir.  Elbette güzel olan ramazan ayının içinde gizlenen ve bin aydan değerli olarak zikredilen Furkan gününü anlamaktır. Zira Furkan, Allah’tan gelen bilgiyi kavrayıp değerlendirme ve hayat tarzı haline geçirme gayretidir. 

Bu bilgi ancak sağlam duruşlu olanlara verilecektir. Rahman Nahl suresi 2. Ayettinde “(Allah) ‘ Ben’den başka ilah yoktur, Ben’den sakının’ diye uyarmak üzere kullarında dilediğine vahiyle birlikte melekleri indirir!” buyurmuştur. Dereceleri yükselten arşın sahibi Allah, ayrışma günüyle korkutmak için kullarından dilediği kimseye ruhu indireceği Mümin suresinin 15. Ayetinin konusudur.

Hasılı kelam; Rahman rahmet ayının girişinin ilk on gününde kıyamda olursak, marifete uğramak için rükûa eğilirsek, kurtuluşa vesile olan son on gününde ibadetlerimizi Allah için yaparsak imanımızı hayatımıza şahit kalmamıza yârdim eder. Ancak bu şekilde çocuklar gibi şen olup hayatımızın kadrini bilerek kutlaması olan bayrama erebiliriz.

VES-SELAM

info@asiyeturkan.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
09Haz

Sabreden Nezaketle Taçlanır

28May

Bi ismi Allah!

14May

Gönlüm uçmak istiyor!

02May
19Nis

Rahmet, Mağfiret, Kurtuluş...