Bayramınız Mübarek Olsun!


BAYRAMA VERDIGIM ANLAMI MAKALEME KOYDUM.  YUREKLERINIZE ARMAGAN EDIYORUM...

İnsanlık tarih boyunca gücünden korktuğu, kötülüklerinden koruyacağına inandığı, iyiliklerini umduğu, dualarını kabul ettiği, kendisinden üstün gördüğü varlıklara kurbanlar adamıştır. Bu kurbanlar ile öncelikle inandıkları gücün gazabından korunmayı, sevgisini hak ederek korktuklarından emin olmayı istemiştir.   

İlk insan Hz. Adem ve eşinin iki oğlunun Allah’a Kurban adadıkları, birinin kurbanının kabul diğerinin kabul olmadığı, kabul olmayanın kıskançlığından dolayı öldürme planları yaptığı, kurbanı kabul edilen kardeşin Allah’ın yalnız kendine saygılı olanların kurbanının kabul edeceğini söylemesi Maide suresinin konusudur. 

Bizleri doğru yola götürecek, susamış gönüllere hidayet sunacak kitabında Hak Teala şu şekilde buyurur; “Onların ne etleri, ne de kanları Allah’a ulaşır; ona ulaşacak olan sizin takvanızdır. Onları bu şekilde sizin hizmetinize verdik ki Allah’ın yol göstermesine karşılık tekbir getiresiniz. Sen güzel davrananlara müjde ver. ” (Hac 22/37)

Aklı baliğ olmuş her birey yerlerin, göklerin hatta kendisinin yegane yaratanın ve sahibinin ALLAH olduğunu bilir. Yalnız başına kaldığında, başı sıkıştığında, ölümle burun buruna geldiğinde, hastalandığında dualarına icabet edecek olanın Allah olduğunu çok iyi bilir.

Lakin kendine güvenen, haddini aşan insan, içinden gelen sesi bastırmış, kalbindeki bu duygularının üzerini örtmüş, gözünü ve gönlünü hakikate kilitlemiş, gözünü ve gönlünü güneşten çevirmiştir. Halbuki yürekler her şeyin sahibinden gelecek bütün emirlere uymakla bu fırtınalı dünya hayatında sakinleşecek, durgunlaşacaktır.  

Korkularıyla ve kaygılarıyla baş başa kalmayı tercih edip sakinleşemeyen gönüller ise, hayat içindeki yaşadıkları hatırlatmalara, içinden gelen sese rağmen inatlarında ısrar etmektedir. Yaşadıkları onca haksızlıklar, adaletsizlikler, medyanın İslam fobisi üzerinden yaptığı propagandaların etkisiyle varoluşsal kaygılarını ve korkularını nasıl yenebileceği üzerine çalışmalar yapmaktadır. 

Özellikle Müslüman ülkelerde yaşanılan yanlışlıklar özgürlük ve adalet arayışı için batıdan medet ummaya, koydukları kurallara uyan ve bu kurallarla düzenli bir hayata sahip olan Avrupa’ya gitme hayalleri kurmaya sebep olmuştur. 

Barış ve esenlik dini olarak sunulan İslam dininin yaşandığı söylenen bütün ülkelerde, insanların birbirlerini ezmeleri, yok etme derdinde olmaları “Müslümanlık buysa ben yokum” dedirtmiştir. Aslında çok iyi biliniliyordur ki; Müslümanlık asla bu değildir.

Herkesin at gözlüğü ile olaylara baktığı, hakkın ve adaletin hakim olmadığı, hiç kimsenin hesap verme gereğini hissetmediği, güçlünün güçsüz üzerinde hakim olduğu bir ortamdan ne çıkar ki? 

Haksızlıkların diz boyu olduğu bir ortamda  orman kanunları hakimken, aslanlar kuzuları parçalarken, Allah’ın adaletinde bütün bu haksızlıkların karşılığının olmadığı mı sanılır?

Bugün bayram. Bayramı hak edenlerin bayramı hayırlı olsun. Gerçi kim ben hak etmiyorum der ki?

Allah’ın bu kadar açık emirlerine rağmen hala isyan içinde olanların, gücüne ve parasına güvenip girdiği her yerde huzursuzluk çıkaranların, bir yandan zalimlerin zulümlerini görüp lanetler okuyup yardım etme derdine girmeyenlerin, insanların aralarını ayırma planları yapanların, kalbinde sevgi yerine  fesat olanların, kin ve nefretinden dolayı af edemeyenlerin bayramları kutlu olmasın. 

Dünyayı bitmez isteklerine kurban edip ateşe verenlerin, evlerinde egolarının verdiği pişkinlikle huzursuzluk çıkaranların, eşini, evladını, anne babasını, akrabalarını, komşularını olmadık sıkıntılara uğratanların, eve gelmemesi için dua edilenlerin bayramları mübarek olmasın… 

Ölüm; ne zaman geleceği belli olmayan, hayatın en anlamlı ve en istemsiz bilinenidir. Hiç kimse ölüme karşı gelememektedir. Din günü, yaptıklarımızın hatta yapmamız gerekirken yapmadıklarımızın karşılığını alacağımız, borçluların borcunu ödeyeceği gündür.

Sözün özü bayram “Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm, varlıkların Rabbi olan Allah içindir. (En-am 6/162) iddialı söyleminin altına imzalarını atanların, aleyhinde şahitli olan zamanını Rahman olan Allah’a güvenip teslim olarak geçirenlerin, inandığı değerlere hayatını şahit kılarak yaşayanların, hakkı ve sabrı tavsiye edenlerin hakkıdır. 

Bayramınız mübarek olsun ey gönülden inanmış müminler!

Aile Danışmanı: Asiye Türkan

info@asiyeturkan.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Tem

Bayramınız Mübarek Olsun!

07Tem
22Haz

Eğer iftiraya uğradıysak!

08Haz
11May

Sabret Ey Filistin!