Ya sonrası - Ali Yiğit

Ya sonrası


Rabbim daha büyük felaketler yaşatmasın..

Geçen yıl Rize ve Giresun'da sel felaketinde onlarca can kaybettik..

Ve daha acısını Batı Karadeniz Kastamonu, Sinop, Bartın'da yaşıyoruz..

Kastamonu Bozkurt ilçesi acının en çok yaşandığı yer..

Son bilgilere göre 58 can kaybı 77 kayıp ihbarı..

Koca koca binalar yerle bir olmuş, arabalar oyuncak  misali sağa sola savrulmuş durumda..

Geliyorum diyen facianın öncesinden ziyade hep sonrasını konuşuyoruz..

Ben yerimi alırım diyen sel yatağına evler, işyerleri, cami, okul, hastane yapmaya devam ediyoruz..

Adını ister iklim değişikliği isterse sel koyun  yine facianın sonrasını konuşuyoruz..

400 metre genişliği olan bir dereyi 15 metreye düşürmek faciaya davetiye çıkartmaktan başka bir şey değildir..

Oysa bizim medeniyetimizdeki şehirlere baktığımızda 500-600 sene sonraki sel felaketine maruz kalmamak için yapılan kemerli köprüleri yeni kurulan şehirlerde göremiyoruz.

Düz mantıkla günü baz alarak yapılan alçak köprüler  bu gün facianın büyümesine sebep oluyorsa burada şehircilikten söz etmek mümkün mü?

Defalarca dere kenarına ev yapmak riskli buralar derhal boşaltılmalı ikazlarını duyan var mı?

Velev ki duyulsa dahi yapılan koca koca binaları kentsel dönüşüm kapsamında dönüştürmenin önündeki engel yine bizler değil miyiz?

Ya müstakil olarak kaçak yapılan  evler imar barışıyla hepsinin ruhsatlandırılması ise işin diğer bir boyutu..

Dereye sıfır yapılan evlerin sel felaketinde yıkılacağı açıkça ortada olmasına rağmen biz felaketi bekler misali hareket ediyoruz..

Fırsatını bulan devlet malını gasbettiği, çarpık, çirkin hiç bir estetiği olmayan ucube yapılar ve şehirler inşa eden bir topluluk olmuşuz..

Bir şehirde imar çalışması yapılırken  1/5000’lik imarda dere yatakları  göz önünde bulunduruluyor mu?

1/5000’lik şehir planı geçtik 1/1000’lik imar uygulamasında dere kenarlarına sıfır binaların yapılmasına izin çıkmış..

Oysa  dere genişliği hesaplanarak burada vatandaşa ait araziler  şuyu kapsamında  emsali değerinde başka alanlara kaydırılabilir dere kenarları park alanına  terk edilebilir..

Felaket tellallığı yapmak istemem ama şehrimizde böyle bir sel felaketi yaşanacak olsa tek örnek verecek olsak.. ''Horata'' Çayı kenarına dereye sıfır yapılan koca koca binaların akıbeti nice olur..

Geçtiğimiz günlerde şehrimizin tek içme suyu kaynağı olan ''Kaptaj''da küçük bir kanal patlamasında ''Kaptaj'' ı sel suları basmıştı..

Ve biz ''Kaptaj'' için hangi önlemleri aldık..?

Sel ihtimali yüksek mahalle, köy, ilçe ve mevkilerde yapılan köprülerin sel riski analiz raporları var mıdır?

Hayat devam ettiği sürece insanoğlu her türlü afetle karşı karşıya kalacaktır..

Külli iradenin önüne geçilmez..

Önce tedbir sonra tevekkül..

İşte bu gün yaşadığımız acılar;  doğru yerde doğru yapılaşma olmadığı için  doğa olayları afete dönüşüyor. 

On yılda,20 yılda belki 50 yılda bir olacaktır.. 

Bu afetlerin olma ihtimaline karşı tedbirli olmamız gerekir.. 

Sanırım yapılan yapılmıştır bundan sonrasına bakacağız diyeceğimiz muhakkak.. Ama gelinen noktaya baktığımızda yaşanan deprem ve sel felaketlerinin ardından çabuk unutuyor ve dere yatakları üzerine yeniden evler işyerleri inşa ediyoruz.. 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl

MOTAŞ Üniversite Hattı

13Eyl

Aklıma takılanlar

09Eyl
07Eyl

Allah Adil Olanı Sever

01Eyl

Bir hikaye