Evde kimse var mı?


Covıd-19 salgınıyla birlikte Hayat eve sığar, evde kal çağrıları gündemin ilk sıralarından düşmedi..

Sahi evde kimse kalmış mıydı?

Çocuklar kreşte, nine, dede huzurevinde, anne baba işte olunca  dört duvardan ibaret ve içerisine eşya konulan haneler, Covıd-19 salgınıyla birlikte   evler gerçek anlamda hane oldu..

Yani içerisinde cıvıl cıvıl çocuk seslerinin geldiği herkesin bir arada bulunduğu mekanlara dönüştü..

Malumunuzdur yaklaşık beş aydır  Covıd-19 salgın hastalığı ile meşgul bütün dünya..

Geride yüz binlerce can kaybı, büyük ekonomik zararlar  bırakarak hafızalarda yer bırakan bir salgın hastalıkla mücadele ediliyor..

Ciddi bir tehdit olarak görülmeye başlanmasından beri tüm gündemimiz Covid-19 oldu. Dost ziyaretlerinden kahve sohbetlerine haber manşetlerinden diplomasi gündemine varsa yoksa korona virüs .

Temennimiz insanlığın böyle bir salgın hastalıkla bir daha karşılaşmaması..

Şunun altını çizmek gerekirse, Covıd-19' salgın hastalığıyla birlikte  özellikle doğaya verdiği faydalarda gözleniyor..

İnsanoğlunun neleri es geçtiği, doğayı ve bazı değerleri nasıl yıprattığı ortaya çıkıyor..

Salgın hastalıkla birlikte ilan edilen sokağa çıkma yasakları bir nebzede olsa aile bireylerini bir araya getirdi diyebiliriz..

Evleri sadece akşamdan akşama bir otel misali kullanır hale geldiğimiz gerçeğini hatırladık..

Çocuklar kreşte, nine, dede huzurevinde, anne, baba işte..

Yani evde kimse kalmamıştı..

Anne, baba, çocuklar belki ilk defa birlikte aynı sofrada kahvaltı ve akşam yemeği yediler..

Covıd -19 salgın hastalığı bir taraftan aile bireylerini bir araya toplarken diğer taraftan doğanında  kendi kendini yenilenmesini sağladı..

Elbette ki salgın bir hastalığın faydalı olduğunu söylemek gibi bir niyetimiz yok..

Şimdiden insanlığa bazı şeyleri öğrettiği ve bunların salgının olumlu yanlarıdır diyebiliriz.. 

 Ama kendimize yönelmeyi ve bazı şeyleri düşünmemizi sağlayan yönlerinin olduğunu söyleyebiliriz..
Salgın  zengin-fakir ayırımı gözetmeksizin herkesin  eşit olduğunu göstermiştir. 

İnsanlık güç ve zenginlik eşitsizliğin doruklarını yaşarken hastalığa karşı zayıflığı ve güçsüzlüğü yönünden inanılmaz bir eşitliği hissettiğini söyleyebiliriz.  Güç ve zenginlik olarak eşitlenemediğimiz bir dünyada hastalık hepimizi aynı hizaya sokarak eşitledi. Futbolcusu, siyasetçisi, emekçisi demeden hepimizi aynı kaderde buluşturdu. Bu bakımdan korona'nın  gerçekte var olan ama fiiliyatta hayata geçirilemeyen  eşitlik duygusunu gösterme potansiyeli  diyebiliriz.

Sekülerizme yenik düşen, hiç ölmeyecekmiş gibi dünya malı edinme kaygısına vurulmuş bir fren de diyebiliriz salgın hastalığı için..  Bu salgının vahşi kapitalizme bir fren işlevi görmesi ve herkesi sürekli çalışmaya zorlayan sistemi biraz yavaşlatma ve insanların bu koşuşturmada durup biraz düşünmeye sevk etmesi olamaz mı? Sürekli iş ve para kazanma zorunluluğuna dayalı sistem insanları ailelerinden ve birbirlerinden uzaklaştırdı. Şimdi çoğumuzu evimize tıkayan bu salgın biraz da bu koşuşturmada dinlenmemizi ve kendimiz üzerinde düşünmemizi sağlayabilir. Belki ailemizle sevdiklerimizle biraz daha vakit geçirmemizi sağlayarak iş koşuşturmasında ihmal ettiğimiz bazı değerleri bize hatırlatabilir.  Virüs salgınının engellediği iş hayatından kalan boş vakitler okumayı ertelediğimiz bir kitabı okumak, çoktandır izlemeyi istediğimiz ama izlemeye vakit bulamadığımız bir filmi izlemek ve ya diğer gün işe gitme stresi yaşamadan aile bireyleriyle beraber yemek yapıp güzel bir sofra kurmak ve tüm akşamı beraber geçirmek imkanı bulabiliriz.

Keşke zamanım olsaydı şunları şunları yapabilirdim diyeceğimiz işlere zaman ayırmak ta diyebiliriz..

Ortalığı kasıp kavuran, panik ruhunun her yanı sardığı bir zamanda  corona virüs'ün faydaları da varmış diyerek psikolojikmen  bizi biraz rahatlatır diye düşünüyorum..

Bir çok kişinin  evde kaldığı günlerde evin işlerini tamamladığını, ailesiyle güzel vakitler geçirildiğini söyleyenlerin sayısının da var olduğunu bilmenizi isterim..

Elbette salgın başta sağlık olmak üzere ekonomik, sosyal ve politik sonuçları olacaktır. Ama her krizde olduğu gibi bu krizde bize bazı şeyleri öğretecek ve kendimiz ve dünya ve insanlık hakkında biraz daha düşünmemizi sağlayacaktır..

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
28Eyl

Evine Hoş Geldin Battal Kanbay

21Eyl

Bir fıkra

18Eyl
17Eyl

İstihdam ve MTSO

14Eyl

40 yıllık hayal gerçek oluyor..