CEZALAR NE KADAR CAYDIRICI.. - Ali Yiğit

CEZALAR NE KADAR CAYDIRICI..


Yine münferit bir olay ve biz yine idam'ı tartışıyoruz..

Küçükçekmece'de 5 yaşındaki küçük kız çocuğuna yapılan cinsel istismar karşısında halk sokağa döküldü ve ülkemizin en önemli gündem maddesi oldu. Buradan söylüyorum üç gün sonda yine unutacağız. Sahi küçük yaşta bir kız veya erkek çocuğuna cinsel istismarda bulunan ve daha sonra öldüren canilere rastlamadık mı? suçu sabit olan bu bu sapıkların yeri cezaevinde beslemek mi? Veya  Cezalardaki caydırıcılık ne kadar etkili. Ülkede işlenen suçlarla mücadelede verilen cezaların caydırıcılığının olmadığı artık bir gerçek. Suçlu alacağı cezayı önceden kestirebiliyor. En basit bir örnek: işlenen hırsızlık suçlarında hangi caydırıcılık var. İşin diğer bir tarafı hırsızlık yapan kişinin yaşına ve sabıkasına bakılıyor. Sabıkası yoksa ilk defa hırsızlık yapmışsa büyük ihtimal erteleme ceza ile serbest kalıyor. Eşyası çalınan kişi eve gelmeden hırsız ondan önce evine geliyor. İlk suç işlendiğinde gerekli caydırıcı cezalar verilseydi bu kadar hırsızlık olayları artmazdı. Bakınız kapkaç olayları nasıl kesildi. Kapkaç suçu gasp kapsamına alınınca. Bir günde üç kapkaç olayına karışan kişi gasp suçundan 30 yıla çarptırılınca gasp olayları bıçak gibi kesildi. Küçük yaştaki çocuklara tecavüz olayında vatandaşın kanaati darağacında sallandırmaktır...

Fakat açıkçası hukuki düzenlemeler yetersiz ve eksik. Bu sapık hayvanların yargılanma biçimleri problemli. Ve cezalar caydırıcı değil.

Çocuklara yönelik cinsel istismara yönelik yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç var. Minik bedenlere yönelik girişilen bu eylemin cezasının “idam” olması konusunda toplumda genel bir kanaat var. Bu kanaatin acilen dikkate alınması gerekiyor.

Siyasilerin, şu parti bu parti ayırımı yapmaksızın önce ceza kanununda ilgili maddenin değiştirilmesi ve çok ağır cezaların verilmesi konusunda adım atması…

Ardından da anayasayı değiştirmek suretiyle “istisnai idam cezası” başlıklı bir bölüm açılması…

“Cinsel istismar, cinayet” gibi insan onuru ve yaşam hakkına yönelik suçları kapsayan “idam cezası”nın önünün açılması gerekiyor.

Yoksa, biz “Cinsel istismardan nasıl korunulur?” Ya da “İstismara uğrayan çocukların, kadınların psikolojisi nasıl onarılır?” sorularının cevapları peşinde koşarken, sapıklar, karanlık ve sessiz ortamlarda sesini çıkaramayan çocuklara, kadınlara cinsel istismarda bulunmaya devam edecek.” (20.02.2018 Yeni Şafak)( Hasan Öztürk)

Yeni düzenlemenin gecikmemesi için hızlı davranılmalı.

Bir şey daha yapılmalı.

Cezaların uygulanmasındaki sistem çarpıklığı da düzenlenmeli.

Uygulamadaki, en dikkat çeken husus, “İyi hal indirimi” ile infaz kanunundaki indirimler. “İnfaz indirimi” denen bir şey var!

Suçunun yasal cezası 20 yıl ama 3’te bir indirime tabi mesela. Ya da sokaktaki jargonuyla, “Yatarı bilmem şu kadar yıl” diye bir kavram var. Yani, bir suçu işliyor suçunun cezası bilmem kaç yıl ama suçlu infaz kanunundaki indirimden yararlanıp en kısa sürede aramıza karışıyor.

Maalesef bu cinsel suçlarda da böyle!

Bir de “iyi hal indirimi” denen husus var ki evlere şenlik.

Daha birkaç gün önce, bir üniversiteli kıza cinsel saldırıda bulunan bir suçlu mahkemeye çıkarıldı. Mahkemeye geldiğinde takım elbiseli ve kravatlıydı. Savunmasında, “Pişmanım, bir anlık gaflete kapıldım” dedi. Mahkeme suçluyu tutuksuz yargılamak üzere salıverdi!

Örnekler çok. Hem de pek çok.

Cinsel suçu işliyor. Yakalanıyor. Tutuklanıyor. İlk mahkemeye pişkin pişkin hiç yüzü kızarmadan çıkıyor. Çıkarken takım elbise giyip boynuna bir de kravat takıyor. “Pişmanım hakim bey” diyerek boynunu büküp ellerini önden bağlıyor. Mahkeme başkanı ile göz göze gelmemek için yere bakıyor.

Sonuç: “Suçu işlediği için bilmem ne kadar cezaya çarptırılmasına. Ancak mahkemedeki iyi hali gözetilerek bilmen ne kadar indirim yapılmasına. Bir de ceza infaz yasasının ilgili maddesi hükümlerince infaz indirimine” denerek hüküm açıklanıyor. Bir de bakıyorsunuz ki birkaç yıl içinde o sapık hayvan aramızda dolaşmaya başlıyor.

Metrobüse biniyor, minibüse, taksiye biniyor, otobüse, metroya biniyor. Markete, çarşıya çıkıyor. Sonra bir gün aynı suçu yeniden işliyor!

Çünkü, bırakın cezanın caydırıcılığını, cezanın bir hükmü bile yok!

O nedenle cinsel suçlara ilişkin ağır cezalar verilmesine ilişkin düzenlemeler yapılırken Allah aşkına, ceza uygulamalarının çarpıklığında da bir düzenleme yapılsın.

Örneğin ilk olarak iyi hal denen abuk uygulama sonlandırılsın, infaz kanunu değişsin!

Yoksa canımız hep yanacak. Canlarımız hep istismar edilecek.

Olan bu millete, milletin geleceği çocuklarımıza evlatlarımıza olacak.

Bize de yanmak kalacak

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Ekm

CEGET

22Ekm

Derdi Dünya olanın..

19Ekm

Muhtar...

15Ekm

Yerel basına destek

12Ekm

Moderniteye yenildik..