Bisiklet


Gazetemiz  emektarı ve yazarı saygıdeğer Mehmet Zeki Dinçarslan'ın bisiklet faşistleri yazısını okuyunca, ne zamandır ''Bisiklet'le ilgili bir yazı kaleme almayı düşünüyordum.

Yazı vesilesiyle bizde bu konuda bir iki kelam taşıdık köşeye..

Mehmet Zeki hocama kesinlikle katılıyorum..

Öncelikle saygı..

Evet o yol bisiklet kullananlar için ayrılmıştır..

Ancak kaldırımda sıkışık anda yolu kullanan ve siz yaklaştığınızda tekrar kaldırıma geçen yayalara lütfen saygı..

Evet bisiklet kullanımını özendirmek için bisiklet yolları çok güzel ve yerinde düşünülmüş bir karardır..

Hatta bisiklet yolu olmayan caddelere de bir an önce yapılmalı..

Belediyelerin bisiklet istasyonları da bisiklet kullanımını özendirmek için güzel bir uygulama Eski ismiyle ''Velespit''

Her konuda kolaylığı olmasına rağmen 200 yüz yıllık geçmişi bulunan bisikletin yeterli sayıda  kullanımını göremez isek te yaklaşık 100 milyonun üzerinde bisiklet bulunmaktadır..

Ulaşım noktasında hayatımızı kolaylaştırdığı gibi sağlıklı yaşam noktasında vazgeçilmezler arasındadır..

Uzun ve pahalı bir bakım gerektirmez. Üstelik çok az yer tutar. Bir duvar kenarına ya da bir apartman holüne rahatça bırakılabilir. Trafiğin sıkışık olduğu bir caddede sıralanmış otomobilleri düşünün. Bisikletli biri bütün bu taşıtların arasından kolayca sıyrılarak kendine yol bulup ilerleyebilirsiniz..

Bisikletle saatte 15-20km’lik bir hız sağlamak isterseniz yürürken harcadığınız enerji kadar bir enerji sarf etmeniz yeterlidir. Bisiklet hiçbir taşıtın giremediği yerlere kolayca girip çıkabilir. Açık havada yapılan bir bisiklet gezintisi, bize tabiatın güzelliklerini içimize sindire sindire seyretme imkânı sağlar. Gittikçe telaşçı ve aceleci olan çağımızda bisiklet özgürlük ve iç huzurun bir timsalidir.

Sanırım bisiklete motoru takmakla ihanetin en büyüğünü yaptık desek te bugün motosikletli kurye hayatımızın bir parçası haline geldi..

Kapitalist sistemin hiç istemediği ve benimsemediği, hatta kapitalist sistemin korkulu rüyası haline gelen bisikletin kapitalist sisteme verdiği zararları; Yeni Şafak gazetesi yazarı Yaşar Süngü bisikletle ilgili yazısında çok güzel açıklamış..

Kapitalist kafa, bisikleti, bisiklet kullananları ve yürümeyi tercih edenleri sevmez, sağlığına dikkat edenlerden hoşlanmaz, kısacası sağlıklı insanı sevmez.

Onları yüksek kazancının önündeki engeller olarak görür.

Küresel ekonominin ürettiği en tehlikeli aletin bisiklet olduğu söyleniyor. Neden?

Çünkü bisiklet, devletlerden büyük sermayeli şirketlerin kurduğu ekonomik düzeni altüst ediyor, çarklarına çomak sokuyor, aşırı kazanmalarını engelliyor.

“Bisiklet gezegenin yavaş ölümüdür” demiş bir finansçı ve neden tehlikeli göründüğünü şöyle izah etmiş;

Bisiklet kullanıcıları bugünkü ekonomiler için felakettir:

Araba almazlar, araba almadıkları için borçlanmazlar ve sigorta poliçelerine ihtiyaç duymazlar.

Yakıt almazlar, aracın gerekli bakım ve onarıma tabi tutulması için para vermezler, ücretli otopark kullanmazlar.

Bisiklet kullandıkları için masraf çıkaran büyük kazalar olmaz. Büyük kazalar olmayınca sigorta şirketleri kazanamaz.

Bisiklet kullanıldığında birden fazla şeritli otoyol gerekmez. Otoyol gerekmediğinde devletlerden büyük ihale alamazlar.

Bisikleti tercih eden kimse kolay obez olmaz.

Obezitenin azalması ile dev sağlık şirketlerinin ilaç ve diyetisyen ürünleri satışı azalır.

Onların ilaca da pek ihtiyaçları olmaz. Hastanelere veya doktorlara da gitmeyecekleri için 5 yıldızlı hastanelere ihtiyaç azalır.

Her yeni McDonald ‘s türündeki bir hazır gıda restorandı en az 30 meslek sahibine para kazandırıyor diyor uzmanlar; 10 kardiyolog, 10 diş hekimi, 10 diyetisyen ve beslenme uzmanı.

Bunlara ilave olarak mağazada çalışan insanları da eklersen sağlığına dikkat edenlerin ekonomiye ve istihdama verdikleri zararın boyutunu görürsün!

Hatta yürümeyi tercih edenler, bisiklet kullananlardan bile daha tehlikeli görülüyor.

Çünkü yürüyenler, bisiklete de para vermiyor!

Yani kapitalistler için tam bir baş belasıdır bisiklet, bisiklete binenler ve yürümeyi tercih edenler.

Sağlık uzmanları, beyne daha çok oksijen gittiği için yürüyenler ve bisiklete binenlerin kafasının daha iyi çalıştığını söylerler.

Dev şirketlerin hırslı ve vahşi zihniyetli patron ve yöneticilerinin penceresinden değil de başka bir pencereden bakarsak da şunları görürüz;

Bisikleti ve yürümeyi tercih edenler artarsa dünya şöyle değişir;

Akıl ruh ve beden sağlığı yerinde olan bir nesil, çakma değil gerçek organik gıdalar, gelecek kuşaklara bırakılacak tertemiz bir toprak, oksijeni bol bir hava, geniş arazilerde yemyeşil ormanlar ve bu ormanlarda yaşama şansı bulan binlerce kuş, böcek ve kara hayvanları, binlerce çiçek ve doğal meyveler.

Afete dönüşmeyen ve adına rahmet dediğimiz yağmurlar..

Bisikleti sadece çocuklarla sınırlandırmak çocuklara has bir alet yanılgısı devam ettikçe sanırım kapitalist sistemin vazgeçilmez sevdalıları olmaya devam edeceğiz..

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
26Tem

Elimiz yüreğimizde

19Tem
15Tem
12Tem

Duygu sarmalındaki vaatler..

08Tem

Tüketici nesil