Belediyeler borç ve tasarruf - Ali Yiğit

Belediyeler borç ve tasarruf


31 Mart  seçimlerinin ardından kimi belediyeler el değiştirirken kimi belediyeler aynı partide kalarak Belediye Başkanlarında isim değişikliği oldu..

 31 Mart Seçimlerinin ardından hangi belediye olursa olsun yeni göreve başlayan belediye başkanlarının hemen hemen tümü borç ve faiz yükü ile karşı karşıyalar. 

Borçla birlikte işleyen faiz giderleri ise işin ayrı kısmı

Elbette ki bu borçların devlete olan borçlar olduğu gibi özel şirketlere de borçlar bulunuyor..( Sanırım borçsuz belediye sayısı pek azdır.. Belediyeler gerek mecburi, gerekse vatandaşına daha güzel hizmetler sunmak için belli aralıklarla kredi çekerek borçlanırlar. Önemli olan çekilen kredilerin doğru yerde hizmet için kullanılmasıdır..

Hizmetlerin aksamaması ve daha güzel hizmet sunmak için borçlanılan belediye yönetimine veryansın etmek sanırım şehre bir şey kazandırmaz..

Gerek el değiştiren gerekse aynı parti olup isim değişikliği olan belediye başkanları ülke genelinde borçla gündeme geldiler..

Kimi belediye başkanı borçların yazılı olduğu pankartları astılar belediye binalarına, kimi belediye başkanları ise ilan ederek duyurdu..

Seçilen belediye başkanlarının ekserisi belediyelerin borç yükünün olduğunu biliyordu. Buna rağmen daha güzel hizmet vaadi ile iş başına gelindi.. Var olan sıkıntıları bile bile iş başına geldiyseniz.. O işin üstesinden gelebilecek güveni kendinizde bulduğunuz için o göreve talip oldunuz.

Öyleyse enkaz edebiyatı yerine  tasarruf tedbirleri alarak şehre en güzel hizmet etmenin farkını ortaya koymak düşer size..

Şayet ihaleye fesat karıştırmış, yolsuzluk yapmış ve belediyeyi zarara uğratmış iseler elinizde belge var ise gerekli adli mercilere verilir. İşi yargıya havale edilir. Aksi durum şehre bir şey kazandırmaz.

Ekran karşısında birlikte gülücükler saçıp, ekran arkasında  veryansın etmeniz sadece o şehrin insanlarını o şehre belki bir dönem belki iki üç dönem hizmet etmiş belediye başkanına sitem eden, hızını alamayıp sosyal medyada farklı anlamlar yükleyen   bir taraftar oluşturmaktan başka bir işe yaramaz....

Göreve geldiğiniz günden itibaren yapacağınız harcamalarda şeffaf olmanız, gereksiz harcamalardaki tasarrufunuz zaten farkınızı ortaya koyacak ve halk tarafından takdir edileceksiniz..

Ancak enkaz edebiyatı yapmanız al birini vur ötekine deyiminin tekrarlanması anlamına gelecektir..

31 Mart seçim sonrasının en büyük argümanı borç ve tasarruf tedbirleri..

Hal böyle olunca belediyeler bir kısım tasarruf tedbirlerini de hayata geçirmek durumundalar..

Bu tasarruf tedbirleri hizmette tasarruftan ziyade gereksiz harcamalardan oluşmalı.( Mesela temsil, tören, ağırlama, hediye verme, festival, karnaval, etkinlikler) den tasarrufa gidilebilir

Hizmette yapılacak tasarruf vatandaşla belediyeyi  karşı karşıya getirir..

Hizmet araçlarındaki tasarruf hizmeti geciktireceği için vatandaşa bunu anlatmak zordur..

Vatandaşın rahat nefes alacağı bir parkında tasarruf yapmayı vatandaşa anlatamazsınız..

Gerek yol, su, kanalizasyon vb. arızaları için  vatandaş saatlerce bekliyorsa  bunun adına tasarruf diyemezsiniz..

Hakkıyla alın teri dökerek  ihtiyaç halinde mesai yapmak zorunda kalan bir işçinin mesaisi kısıtlamasına gitmek tasarruf etmek değildir..

Zaten kıt kanat geçinen asgari ücretle çalışan işçinin yemeğinden, mesaisinden kesmenin adı tasarruf olmaz..

Festival, etkinlik, tanıtım günleri adı altında yapılan daha çok eş dost  ağırlama ve tatil günlerine dönüşen tanıtım günlerinde trilyona varan harcamalardaki tasarruf tedbirleri hem bir hakkı teslim edecektir hem de halk tarafından takdir edilecektir..

Elbette ki masa başında oturup ta kendini arazide gösteren kişilerin mesaisini kesmez iseniz bu bir vebaldir..

Bankamatik işçi memurlarının tedbirini almaz iseniz bu bir vebaldir..

Diyelim bir köyün haftalarca suyu akmıyorsa  suyun verilmesi için gerekli donanım ve teçhizatın alınmasını zamana sarkıtarak tasarruf yapayım düşüncesinde iseniz bu  tasarruf vatandaşla yetkilileri karşı karşıya getirmekten başka bir işe yaramaz..

Kısacası vatandaşın günlük yaşantısını kolaylaştıracak hizmetlerin kısıtlanmasının adını tasarruf  koyamazsınız..

Benim belediye başkanım şeffaflığı hayata geçirir..

Benim belediye başkanım ortak aklı önemser..

Benim Belediye başkanım belediyenin bütçesinden kuruş yersiz harcama yapmaz..

Benim belediye başkanım yapılacak olan  ihale, yapılacak olan  imar değişikliği, belediye arsa hisselerinin satışlarını aleni  şeffaf bir şekilde yapar..

Benim belediye başkanım her yıl sonunda;  şu kadar enerji, şu kadar yakıt, şu kadar misafir ağırlama gideri, şu kadar aş dağıtımı, şu kadar festivallere harcanan para, bir yıl içerisinde hediye tutarı şu kadar.. Mesela  belediye bir konser düzenlemiş şu kadar para ödenmiş.. Bir etkinlik düzenlenmiş gelen misafirler için konaklama, yeme, içme ve hediye  giderleri şu kadar.. Yani kuruşu kuruşuna yıl sonunda basın önünde halka açıklamalı.. Ve vatandaş ta görecek  yapılan harcamaları.. İçine sinen veya sinmeyen harcamalara şahit olacak.. Gerekli harcamalar için eyvallah gereksiz harcamalar için burada dur diyebilecek.. Kalem kalem açıklama olmayınca vatandaş ta neyin nereye harcandığını bilmediği için sadece kulaktan dolma bilgilerle yetindiği için dedikoduların önüne geçilemiyor.

Tasarruf tedbirlerinin konuşulduğu şu günlerde  bir gece için milyarlarca para şarkıcılara ödenirse vatandaşta bu ne lahana bu ne turşu diyecektir..

Belediyelerin görevi vatandaşı eğlendirmek değildir.

Mesela Ramazan ayında düzenlenen Ramazan eğlenceleri neyin nesi..

Manevi bir atmosferi olan Ramazan ayını eğlenceye döndürmenin adını ne koyacaksınız..

Millettin Ramazanından elinizi çekiniz..

Millet  olarak eğlenceyi seviyoruz.. Bu bir gerçek..

Bunu belediyeler veya kurumlar üzerinden yapmanız diğer insanların hakkını gasp etmişsiniz anlamına gelir.

Vatandaş konsere gidip eğlenecekse kendi parasıyla istediği konsere gider eğlenir..

Mesela bir örnek vereyim..

Şehrimizde yaklaşık  sekiz yıldır Film festivali düzenleniyor..

Geçen yıl maliyeti sanırım  ÜÇ MİLYON [ 3 Trilyon] civarıydı..

Ve bu masrafın çoğunluğu belediyeler tarafından karşılandı..

Bir taraftan tasarruf derken bir taraftan da trilyonlarca parayı belediyelerin kasasından harcarsanız bunun vebali olur..

Evet yeni seçilen şehr-i eminlerimizin  işleri zor..

Ancak giydikleri ateşten gömleğin bi hakkını teslim ettiklerinde kendilerine o gömlek Allah ın rızasını kazandır..

Allah’ın rızasını kazanmaktan daha güzel ne olabilir ki;

Son olarak diyeceğim; MAKAMLAR GELİP GEÇİCİDİR AMA VEBALİ KALICIDIR.

Kalın sağlıcakla..
 

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Talip | 13 Temmuz 2019 22:16

    Yazdıklarınıza sonuna kadar katılıyorum. Belediyelerin görevi milleti eğlendirmek değil. Belediyelere verilen ödeneklerde tüyü bitmemişin hakkı vardır. Malatyanın nüfusunun hepsi bu eğlencelere katılması mümkün değil. Belli kesimlere hitap eden eğlencenin masrafı belediyeden çıkmamalı bence. Hemde haktan hukuktan ve tasarruftan bahsedenlerin bu işlere sponsor olmaları vatandaşla dalga geçmekten başkabişey değildir. Hele birde konsere gelecek sözüm ona kendilerini sanatçı zannedenleri bir geçmişine bakın. Allah rızası için birileri dur desin bunlara. Oy verdiğime bin pişman oldum.

YAZARIN SON 5 YAZISI
22Ekm

Derdi Dünya olanın..

19Ekm

Muhtar...

15Ekm

Yerel basına destek

12Ekm

Moderniteye yenildik..

04Ekm

Tencere bilir..