Allah’tan Kork! - Ahmet Polat

Allah’tan Kork!


Yıldız oyuncu alabilirsiniz, çok transfer yapıp göz de boyayabilirsiniz. Ama doğru transfer yapmazsanız sonucu her zaman ağır olur. Yapılan transferlerin bu sisteme uygun olmadığını artık nasıl anlatabiliriz bilmiyorum. Bu oyuncu topluluğu bu sisteme uymuyor uymuyor uymuyor. Futbol, bilinmeyen bir denklem değil. 7 yaşındaki bir çocuk bile futbolun açıklamasını rahatça anlatabilir, günümüzde. Bir takımın omurga sistemi vardır. Kale, defans, orta saha ve forvet. Bunu sağlayamadığınız takdirde 3'lük ve 5'lik skorları daha çok alırsınız. Semih, Kubilay ve Abdulsamed'de bu omurga sisteminin zayıf halkalarından.

Beşiktaş bu ligin üstünde bir takım olduğunu hem yaptığı transferlerle hem de oynadığı oyunla izleyenlere gösteriyor. Böylesine takımlarla oynuyorsanız ilk 15 dakikanın ne kadar önemli olduğunu bilmelisiniz. Trabzonspor maçı aynı, Beşiktaş maçı aynı. Burada teknik adam hatası var. Takımı motivasyon olarak maça iyi hazırlayamadığını gösteriyor. Bir takım, erken dakikalar da bu kadar kırılgan olmamalı. En azından bunu göstermeli.

Dakika 10, maç 2-0. Malatya'nın şansı var ki Vida ve Alex sakatlandı. Buna rağmen yüzde 68'e 32 topla oynama ve ikinci yarıda yüklenmeyen bir rakip var. Allah'tan Hacı Osman oyuna girdi. O da olmasa Malatya maçı pozisyonsuz kapatacak. Beşiktaş'ın kalecisini maçta gören olmadı. Sanki Dolmabahçe'de maçı bırakıp sahil kenarına çay içmeye gitmiş gibiydi. Belki rakip kadar koşamazsınız ama ona yakın koşmazsan ve birebir yakın oynamazsanız bu farklı skorlar daha çok karşınıza çıkacak. Birbirinden bu kadar uzak futbol oynama ve bu sistem inadı çokta doğru değil.

Tamam, Beşiktaş'a karşı İstanbul'da kazanma şansın zaten çok zayıf ama futbolun doğrularını yapmakta çok zor olmamalı. Sen elindeki hamuru iyi yoğurmazsan mayasından da hayır bekleme. Kubilay'ın ne olursa olsun bu takımda hamle oyuncusu olması gerektiğini İrfan Buz kabullenmeli ve Semih'in iyi bir yedek olacağını bizlere hissettirmeli. Abdulsamed'in de kaleci antrenörü kim ise ciddi şekilde uyarılmalı. Bu potansiyel, Süper Lig'de kalecilik yapacak potansiyel olarak görünmüyor.

Elbette bazı şeylerin de doğru olduğu gerçeğini söylemek gerekir. Jospin'e inanan ve oynatan İrfan Buz'u takdir etmek lazım. Sahanın da iyilerindendi. Mounir'in kalite kokusu İstanbul'dan Malatya'ya kadar geldi. Hacı'ın da Kubilay'dan önce olması lazım. Oyuna girdikten sonra tazı gibiydi. Bazı şeyleri doğru yapıyorsunuz ama yanlışların çok olması nedeniyle doğruları da kaybediyorsunuz. Bu nedenle İrfan Buz'un artık kendince bazı şeyleri kabullenmesi her şeyin hayrına olacaktır.

Beşiktaş'ın 90 dakika sahanın hakimi olduğunu ve maçı da sonuna kadar hak ettiğini inkâr etmek nankörlüktür. Bunda hem fikiriz. Ama penaltı pozisyonunu görmeyen hakem ve VAR’a ne demeliyiz. Ya Allah'tan korkun kardeşim Allah'tan. Hiç mi utanmıyorsunuz. Göz göre topu elle kesen oyuncuyu nasıl görmezsiniz. Dünyanın neresine giderseniz gidin bu penaltı. VAR kadar başınıza taş düşsün. Bu pozisyonu büyük takımlar aleyhine de verin görelim sizi. İnsanın çıldırmaması için mantıklı bir sebep sunması gerekir. Yani çok daha ağır eleştiriler yapasım geliyor ama ya sabır çekiyorum.

ahmetkeskin

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Eyl

Padişahım Çok Yaşa!

13Eyl

Allah’tan Kork!

30Ağs

Futbolcunun En Büyük Belalısı

23Ağs

Elem Tere Fiş Kem Gözlere Şiş!

18Ağs

Herkes Macera Arıyor