Şampiyonlar Ligi


UEFA Şampiyonalar Ligi çeyrek final maçlarından sonra tur atlayan takımlar büyük bir sürprize imza attılar.

Son olarak şampiyon olacak takımlar arasında gösterilen Manchester City'i eleyen Lyon yarı final maçlarının sonuncusunda sürpriz bir sonuca imza atarak herkesi şaşkına çevirdi.

Şampiyonalar ligi fikstür çekimlerinden sonra Liverpool, Real Madrid, Barselona, Manchester City'i favori gösterenler, yarı finale kalan Leipzig, Lyon, Paris St Germain ve Bayern Münih'in aldığı sonuçların yanı sıra oynadıkları futbol karşısında farklı söylemlerde bulunmaya başladılar.

Son yıllarda Real Madrid-Barselona çekişmesinin ana temasını oluşturan Ronaldo ve Messi kapışması yarı finali görmedi.

Avrupa'nın en büyük futbol organizasyonu olan Şampiyonlar Ligini kazanan takımın oyuncusu yılsonunda " Ballon d'Or" unda sahibi oluyordu.

Bu isimler ise son yıllarda bu ödüle ambargo koyan Ronaldo ve Messi olmuştu.

Bayern Münih'in yarı finale kalmak için karşılaştığı Barselona önündeki tarihi galibiyet Barselona için artık efsanenin sonu geldi yorumları yapılmasına neden oldu.

Tarihi maçtan sonra Barselona'nın" Bundesligda yer alması halinde ilk beşe dahi giremez" geyikleri bu maçın unutulmaz ayrıntıları arasında yer alıyor.

Maçın başından sonun kadar oyunda kontrolü elinde tutan Bayern, maçın son dakikasına gol sığdıracak kadar Barselona'yı aciz durumlara düşürdü.

Alman futbolun en temel prensibi olan oyun disiplini, fiziksel üstünlük ve devamlılık kurallarının son örneğini hatırlatan maç oldu.

Yarı final eşleşmelerine baktığımız zaman herkesin ortak beklentileri Paris St Germain-Bayern Münih finali yönünde.

Fakat Leipzig ve Lyon'un kadrolarında yıldız futbolcuları olmamasına rağmen koşan, oyun alanının her yerinde rakibe pres yapan, takım savunmasını iyi yapmalarından dolayı yarı final maçlarından da sürpriz sonuçlar çıkabilir. Son dörde kalan takımların artılarına baktığımız zaman Bayern Münih'in takım oyunundaki üstünlüğüne karşı Paris St Germain'de Neymar, Di, Maria, Mbappe gibi yıldız oyuncuların olması işi takım oyunundan çok bu futbolcuların bireysel yetenekleri maçın genel görüntüsüne çeşitlilik katacaktır.

Son yıllarda Avrupa futbolunda önemli değişimler yaşanıyor. Kendi liglerinde en iyi bütçeye ve yönetime sahip olan kulüpler sezon içinde diğer ülkelerden transfer ettikleri genç ve yetenekli futbolcuları sezonun sonlarına doğru forma şansı vererek gelecek sezonların takımını belirlemeye çalışıyorlar.

Bu modelin Avrupa'daki ilk temsilcisi olan Ajax artık diğer kulüplerinde kurtarıcısı oldu.

Transfer dönemlerinde artan futbolcu maliyetlerinin önüne geçmek konuyu farklı noktalara taşıyarak hem saha içini hem de saha dışını garantiye alıyorlar.

Takıma katkı yapan futbolculara transfer tekliflerin gelmesi halinde bedeli karşında takımdan ayrılmasını dert etmeyen bu takımlar ilerleyen yıllarda banka hesaplarındaki yüksek meblağlarla adından söz ettireceklerdir.

Şampiyonlar liginde son dörde kalan takımların buraya gelmeleri kolay olmadı. Yıllarca aynı istikrarla kulüp idare şeklinin kendilerine sunduğu avantajı en büyük kupayla taçlandırmak isteyeceklerdi.

Büyük kulüplerimiz kendi aralarındaki rekabetle kasanın tam takır olmasını hiç dert etmiyorlar.

Zaten onların hedeflerinde Avrupa olmayacaktır.

Hedef süper lig şampiyonluğu!

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
01Ekm

Bu ilk değil son da olmayacak

30Eyl

Maaş savaşları başladı!

29Eyl

En zayıf halka

28Eyl

Ne bekliyordunuz ki?

25Eyl

Yine sınıfta kaldınız!