Reggae müzikle gelen başarı


Uluslararası atletizm müsabakalarında kısa, orta ve uzun mesafelerde Başarlı olana ülkelerin adlarını artık ezbere biliyoruz.

Kısa mesafede ABD, Jamaika ve Afrika’dan Avrupa’ya gelen siyahi atletlerin elde ettiği başarıların yanı sıra orta mesafede Fas ve Cezayir ‘in ön plana çıktığı bazı Afrika ülkeleri, uzun mesafede ise Kuzey Avrupa ülkeleri ve dünyanın değişik ülkelerin ön plana çıktığını görüyoruz.

Atletizmin evrensel gelişiminde en büyük değişim kısa mesafe koşularında yaşanıyor.

Bu konuda yıllarca ön planda yer alan ülkelerin başında ABD geliyor.2008 Pekin Olimpiyatlarıyla birlikte ABD’nin karşısında çok ciddi bir ülke çıktı. Jamaika, son yıllarda uluslar arası yarışlarda ABD’nin yıllarca üstünlüğünü kabul ettirdiği kısa mesafe yarışlarında ön plana çıkan ülke oldu.
 
2.8 milyon nüfuslu bu ülke dünyanın en iyi sürat koşucularını yetiştirmesi ve sonrasında 300 milyonluk ABD’nin kadın-erkek demeden önüne geçmesi hala konuşuluyor.

Jamaika’da bir numaralı spor dalı atletizm. Ülkenin her bölgesinde sürekli olarak atletizm yarışları düzenleniyor. İlkokul aşamasında yapılan yarışlar beraberinde büyük bir rekabeti de getiriyor.1955-1962 yılları arasında Jamaika’nın bağımsızlık öncesi son başbakanı olan Norman Manley dünya çapında başarılara imza atan bir atletti.

Jamaika’da yetişen atletler 1960’lardan sonra ABD üniversitelerinin dikkatini çekmeye başlamıştı. Yetenekli gençler üniversitelerden burs alarak ABD’nin yolunu tutmuşlardı. Lennox, Merlene Ottey, Donald Quarrie hem iyi bir üniversite eğitimi aldılar hem de ABD’nin atletizm dalında tarihinin en büyük başarılarına imza atmışlardı.

Daha sonra Jamaika’nın atletizmde ön plana çıkmasına neden olacak tarihi bir hamle sonrasında her şey tersine dönmüştü.

Eski Jamaikalı dünya rekortmeni Dennis Johnson, ABD’de öğrendiklerini ülkesine taşıyarak kıvılcımı yakan isim oldu. Johnson’un amacı dünya çapında atletler yetiştirmekti. Yıllarca Jamaika’dan ayrılan genç yetenekle daha sonra ülkelerine dönmüyorlardı. Johnson ilk önce yüksek okulun temellerini atarak işe başladı. Daha sonra Johnson’dan bayrağı alan Anthony Davis’in yönetimde yüzlerce atlet alınan eğitim sonrasında yıllarca ABD’ye madalya yönünde yapılan katkının kendi ülkelerine gelmelerini sağladı.

Jamaika Teknoloji Üniversitesi’nin başkanı Prof. Errol Morrison İskoçya’nın Glasgow Üniversitesi’nden bir ekiple yaptığı çalışmada Jamaikalı atletlerin genetik üstünlüğüne dair bir bulguya ulaştı. Morrison ve meslektaşlarına göre Jamaika’nın seçkin atletlerinde yüksek değerde á-actinin-3 proteinine rastlanıyordu. ACTN3 isimli bir gen tarafından üretilen bu proteinin hızlı kasılan kaslara patlayıcı güç sağladığını öne sürdüler. 
Araştırmada incelenen Jamaikalı atletlerin yüzde 70’inde á-actinen-3’e rastlandı. Bu oran örneğin Avustralyalı atletlerde ancak yüzde 30’du. Morrison’a göre bu bulgu, Jamaikalı atletlerin üstünlüğünün genetik kanıtıydı. Bunun sonucunda 

Husseyin Bold ve Shelly-Ann Fraser, Jamaika’yı dünyanın en hızlı atletlerinin çıktığı ülke konumuna getirdi.
 
Reggae müziği ve bunun en iyi temsilcisi olan Bob Marley’in hit parçası  “No Women No Cry” eşliğinde koşan Jamaikalı geçler bazı ülkelerin devşirme atletleriyle mücadele ettiği uluslararası yarışlarda kendi genlerinde var olan artılarıyla kısa mesafede ve takım yarışlarında madalyalara ambargo koymaya devam ediyorlar.

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Mustafa çelik | 25 Haziran 2020 12:36

    Bir ülkenin şehrin spor ile ilgili projeleri uzun vadeli olmalı, spor bir ulusun dünyadaki gücü tanıtımı olarak en ele alınmalı, bu konuda en tehlikeli şey devşirme sporculardir, bir ülkenin devşirme sporcunun çokluğu, bana göre o ülkede projesiz spor kültürü oluştuğunun göstergesidir.

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Eyl

İlk maç gibi olmayacak

17Eyl

Beklentilerin altında başladı

16Eyl

Demek Ki Oluyormuş!

15Eyl

Dengeler değişti

14Eyl

Zamana ihtiyaçları var