Olimpiyatlar Yaklaşırken - Abdullah Ergün

Olimpiyatlar Yaklaşırken


Son yıllarda futbol hariç takım oyunları ve ferdi dallarda adından söz ettiren Türk sporu medyada beklenen ilgiyi tam anlamıyla görmüş değil.

Son olarak Tokyo’da yapılacak olan olimpiyatlar için kota mücadelesi veren Karate milli takım sporcularının tamamı olimpiyat vizesi alarak adından söz ettirmeyi başardı.

Aynı tarihte milli takımımız İtalya ile Avrupa Futbol Şampiyonasının açılış maçını yapıyordu.

Karate müsabakalarını TV ekranlarında anlatan meslektaşımız, karatecilerimizin arka arkaya kazandıkları maçlardan sonra “Bugün karatecilerimizin elde edilen bu başarılar burada kalacak. Bu büyük başarının sonrasında ülkemizde hiçbir zaman konvoylar düzenlenmeyecek. Buna karşın aynı saatte başlayan İtalya-Türkiye maçından sonra ortaya çıkacak olan skor ne olursa olsun gazetelerde ve ekranlarda günlerce konuşulacak” demişti.

İşte ülke futbolumuzun değer katsayı oranını ortaya koyan gerçek bir öz eleştiri.

Tesisleşme noktasında ülkemizde çok iyi şeyler ortaya çıktı. En büyük bütçe yine futbol tesislerine harcandı. Modern statların yapılması sonrasında “Futbolumuzda ilerleme sağlanır” düşüncesinde olanlar daha önce de yapılan benzer değişimler sonrasında yaptıkları açıklamalarda olduğu gibi yine yanıldılar.

Amatör sporlarda yaşanan olumlu değişimin baş aktörlerinden birisi de Fenerbahçe Spor Kulübü oldu. Futbolun yanı sıra amatör sporlara verdiği maddi ve manevi desteğin karşılığını son yıllarda uluslararası arenalarda ülkemizi temsil eden sporcuların tamamına yakınının sarı-lacivertli kulübün sporcularından oluşması kulüp yöneticileri için sürpriz olmadı.

Tokyo’da yapılacak olan olimpiyatlarda yine Fenerbahçe kulübünün sporcuları ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeye çalışacaktır.

Takım sporlarında dünya şampiyonluğunu elde eden ilk takım Fenerbahçe Voleybol takımı oldu. Daha sonra Vakıfbank Bayan Voleybol takımı arka arkaya dünya şampiyonlukları kazanarak kadın voleybolunun kulüpler bazında dünyanın en iyi takımı olma unvanını eline geçirdi.

Yıllar önce Eczacıbaşı bu oluşumu başlatan kulüp olmuştu.

Basketbolda yıllarca Eczacıbaşı – Anadolu Efes rekabeti yaşanırken büyük kulüplerin takımları basketbolda sadece lige katılma geleneğini devam ettiriyorlardı.

Benzer tablo erkekler voleybol liginde yaşanıyordu.

Büyükdere Boronkay, Eczacıbaşı, Vinilex gibi müessese takımları arasında yaşanıyordu.

200 metrede Ramil Guliyev’in elde ettiği dünya şampiyonluğu, cimnastikte elde edilen Avrupa ve Dünya şampiyonlukları, karate de zaten dünyanın kabul ettiği en iyi ülke unvanı hak edilmiş başarılar olarak kabul ediliyor.

Tokyo Olimpiyatlarında elde edilecek başarılar sonrasında ülke genelinde yine futbol konuşulacak.

Daha önce benzer görüntüler yaşanmıştı. 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Eyl

Tekrar başa döndüler

22Eyl

Dağınık görüntü

21Eyl

Arslantepe Buluşması

20Eyl

Aldınız mı dersinizi?

17Eyl

Takım olmak yeterli