Futbol kültürümüz sınıfta kaldı - Abdullah Ergün

Futbol kültürümüz sınıfta kaldı


Futbola bakış açımız, takip edilme ve fanatizm noktasına baktığımız zaman ortaya kocaman bir fiyaskonun çıktığı görülüyor.

Saha içinde işler hiç iyi gitmiyor. Saha dışında başta kulüp yönetimi ve futbolun en tepesinde yer alan karar mercileri hata üstüne hata yapmaya devam diyorlar.

Yabancı futbolcuların sayı olarak fazla olduğu süper ligimizde ligin ilk haftaları olmasına rağmen yaşananları görünce ligimizin huzurlu bir şekilde tamamlanması zor görülüyor.

Diğer ülkelerde de yabancı futbolcular mesleklerini icra ediyorlar.

İş ahlakı ve yaptıkları sözleşmelere harfiyen uyan bu futbolcuların kulüpleriyle sorun yaşama oranı bizim çok altımızda.

Galatasaray ‘ın Trabzonspor maçında yaptığı kasıtlı hareketle kırımız kart gören Belhanda’ya duyulan öfke sıkça yaşadığımız tepkilerin başında geliyor.

70’li yıllarda ülkemize gelen yaşlı Yugoslav futbolcular bile iş ahlakı bakımından çok iyi durumdaydılar.

Bedenlerinin izin verdiği ölçüde takımlarına büyük katkılar yapmışlardı.

Şimdilerde durum tam tersine dönmüş durumda.

Yaptıkları sözleşmelerle memleketlerine gidiş tarihlerinde bile uçak biletleri hazır olan, özel villalar, özel araba ve diğer sosyal Konularda büyük imtiyazlar sunan kulüpler aslında yaşanacak olan yanlışın ilk adımını atıyorlar.

Kalite noktasında üst sırlarda yer almıyoruz.

Fakat ödenen paralar noktasında iyi konumdayız.

Kalitemizin hızlı bir şekilde geriye düşmesine engel olamayan futbolun tepesinde yer alan karar mercileri hiçbir şey olmamacasına yapılan yanlışlara göz yummaya devam ediyorlar.

Ülke futbolunun gerek kalite gerekse yaşanan olaylar sonrasında eski görüntüsünden uzaklaşmasından dolayı sektör olumsuz etkilemeye devam ediyor.

1970’li yıllardaki masun futbolun yerini gerilim ve futbolun içinde yerel anların sivri demeçleri sonrasında farklı fakat olumsuz bir futbol kültürü ortaya çıktı.

70’li yılların babacan futbolcuları ve futbolunun çok uzağında olan futbol yöneticileri farklı bir keyif sunuyorlardı.

Statları dolduran futbol severler piknik havasında maçları seyrediyor ve rakibe saygı düşüncesinin en güzel örneklerini veriyordu.

Futbol medyasında rahmetli İslam Çupi’nin maç yorumları bugünün köşe yazarları gibi fanatizm ve kin kokmuyordu.

Saha içinde futbolcular birbirlerine saygılı ve maç sonrasında birlikte soyunma odasının yolunu tutarlardı.

Rakip taraftarlarının sınırsız şekilde tribünlerde yer aldığı ortamlarda birbirlerine saygı derecesinde takımlarını desteklemelerini yaşamış biri olarak yıllarda futbolumuzda yaşananlar karşısında büyük üzüntü duyduğumu yazmak istiyorum.

Peki, neden bu hallere geldik?

Futbolu fazla bilemelerine rağmen futbolunun babacan yönlerini ortaya koyan kulüp başkanları kadar futbol fiziği günümüz futbolcularından farklı olan o yılların futbolcuları antrenman ve maç dışında kalan zamanlarını halkın içinde geçirerek bir anlamda farklı bir düşünce ortaya koyuyorlardı.

 Böylece tribünlerde büyük bir keyifle izledikleri futbolcularla saha dışında özlem gideriliyordu.

O yıllarda futbol bugünlerdeki gibi taktiksel anlamda değişim içinde değildi.

Bugünkü kadar hızlı oynanmıyordu.

Fakat bugünkü gibi gerilim, küfür ve diğer olumsuzluklar yaşanmıyordu.

Futbol farklı bir kültür ile izleyicileri mutlu ediyordu.

O yıllardaki futbolcular saha ve futbolcu malzeme şartları bakımdan bugünlerin çok gerisinde kalmalarına rağmen kalite olarak çok daha iyi konumdaydılar.

Klasik 4-3-3 modeli sadece ülkemizde değil diğer ülkelerde de tercih edilen sistemdi.

Bugünlerde Lionel Messi’nin kısa mesafede yaptıklarının bir başka versiyonunu Fenerbahçeli Cemil sahaya yansıtıyordu.

Uzun mesafede topu rakip kaleye en çabuk götüren futbolcu olan Christiano Ronaldo’nun farklı bir uygulamasını Galatasaray’lı Metin Kurt yapıyordu.

Rıdvan Dilmen’in çabukluğu, Tanju Çolak’ın son vuruş ustalığı, Malatyaspor’lu Oktay Çevik’in kurnazlığı bugünün futbol kültüründen çok daha iyiydi.

Futbol bugün çabuk ve farklı sistemlerle oynanmaya devam ediyor.

Yarın futbol bir başka şekle girecek.

Fakat asla 70 ve 80’li yılların sevecenliğini ve centilmenliğini asla yakalayamayacak.

Yıllar öncesinin saha içi ve saha dışındaki masum görüntüsünden eser kalmadı.

Maddi anlamda sıkıntı yaşayan kulüpler yaptıkları hatalarla futbolumuzu geriye götürme konusunda birbirleriyle yarışıyorlar.

Bu ülkede futbolun samımı ortamını yaşayanlar bugün yaşanlar karşında futbola küsmelerini normal karşılamak lazım.

Yaşadıkları dost ortamları, renklerlin kardeşliğini en iyi şekilde yaşayanların bugün yaşananlar karşında ki sitemlerini bugün futbolun içinde yer alman herkesin iyi anlaması lazım.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
15Ekm

Yeni bir başlangıç

14Ekm

Stefan Kuntz’un gözyaşları

13Ekm

Sisteme bağlı kalmak

12Ekm

Sistemin yabancısı değiller

11Ekm

Fazla olmaya başladılar!