Fırça da işe yaramadı - Abdullah Ergün

Fırça da işe yaramadı


Her şey Belçikalı Corentin Siamang'in Milli Takım Kaptanı Emre Belözoğlu'na uzattığı fırçayla başladı.

Olayın meydana geldi andan itibaren İstanbul seçimine odaklanan ve karşılıklı suçlamalarla günlerini gün eden iktidar ve muhalefet birden bire "Fırça" olayından sonra tek yürek oldu.

Aslında buna benzer geçmişte yaşanan olaylarda da aynı tablo ortaya çıkmıştı.

"Sen Milli takım kaptanına nasıl fırça uzatırsın?"Biz bunun altında asla kalmayız.

Gereken neyse yapılacak.

Bu maçın kazanılması lazım..

Milli takıma yapılan yanlış ülkemize yapılmıştır.

İzlanda'yla yapılacak olan rövanş maçının kendi illerinde oynamasını isteyenlere son olarak Malatya'da katıldı.

Trabzon, Eskişehir, Sivas’ın başlattığı ikinci İzlanda maçının kendi illerinde oynanmasını isteyen illere önümüzdeki günlerde yenileri eklenebilir.

Yaşanan olaydan sonra Fransa galibiyetini sayfalarına taşıyan, Milli takımımıza uzay takımı yakıştırması yapan, artık milli takımı kimse tutamaz edebiyatı yapanlar İzlanda mağlubiyetiyle her zaman olduğu gibi ulusal takımı bilinen eleştirileriyle manşete taşımada zorluk yaşamadılar.

Milli takımımızın Avrupa şampiyonası kura çekimi sonrasında "Fransa'yla birlikte gruplara çıkacak "diyenler İzlanda gerçeğini hesaba katmamışlardı.

Milli takıma her zaman ters gelen ve oynadığı maç sayısı ve ortaya çıkan tabloya baktığımız zaman grubun en tehlikeli takımının İzlanda olduğunu çabuk unuttuk.

Battalgazi kadar nüfusa sahip olmalarına karşın ülkedeki futbolcu sayısının fazla olmasının yanı sıra sadece Türkiye değil Avrupa'nın önde gelen ülke takımlarının da başına bela olan İzlanda bu şampiyonada da bu özelliğini devam ettiriyor.

Rakip hangi ülke olursa olsun 4-4-2 sisteminden ödün vermeyen, maçın başlama vuruşundan itibaren tam saha pres uygulamasını bilinen fiziksel ve kondisyon ölçülerinde mükemmel bir şekilde hayata geçiren İzlanda'nın son kurbanı milli takımımız oldu.

Teknik kapasitenin hiç bir zaman devreye girmediği, fiziksel artılarını ayakta kalarak değerlendiren ve koşu mesafesini her zaman diğer ülkelerden önde tutan İzlanda'nın grupta en şanslı takım olduğu gerçeğini ortaya koyan bir maç oynandı.

Milli takımın hücumdaki en büyük silahı olan Burak'ın İzlanda maçında yerde kaldığı anlar ayakta kaldığı sürelerden çok daha fazlaydı.

Her topla buluşmada İzlandalı futbolcuların ufak bir teması dahi Burak gibi fizik olarak iyi konumda olan bir futbolcunun bile yerlerde kalmasını sağlarken, takımın fiziksel anlamda en diri oyuncusu olan Merih bile İzlandalı futbolcular karşısında yetersiz kaldı.

Maçtan önce medyanın uzay takımı haline getirdiği milli takımın İzlanda maçında başarılı olamayacağını arkadaşlara söylerken bunun nedenlerini sormamaları benim için sürpriz oldu.

Milli takım teknik olarak iyi bir takım.

Fransa'da benzer özelliklere sahip olunca daha az hata yapan ve daha fazla koşan tarafın maçı kazanacağı biliniyordu.

Fakat iş İzlanda maçına gelince İzlanda'nın futbol dokusunda uygun olan ve maçın kazanılmasına yetecek bazı etkenlerin milli takımımızda olmadığı daha önce yapılan ve hüsranla biten maçlarda da görülmüştü.

Fizik olarak milli takımdan daha iyi konumda olan İzlanda'nın teknik kapasiteleri iyi olan futbolcuların başına bela olacağını medyadaki arkadaşlarında bilmeleri lazımdı. Bu tuzağa daha önce Avrupa'nın elit ülke takımları da düşmüştü

Avrupa ve Dünya kupası eleme maçlarında İzlanda'nın elde ettiği başarılar sürekli olarak gündeme geliyor.

Ülkenin spora bakış açıları ve devletin bu konuda ülke gençliğe sunduğu imkanlar aslında bizim gibi ülkeler için ders niteliği taşıyor.
Bizim gibi günlük ve haftalık yaşamıyorlar. Bizler her toplantıda sporun hak ettiği yere gelmesi içlin toplantılar yaparken onlar bizlerin yapılması gerekenler noktasında hep sayfalarda kalan önerileri hayata geçirerek başar yakaladılar.

Milli takımın İzlanda maçından önce yaşananların ışığında Kara Murat, Battalgazi, Altar’ın Oğlu Tarkan filmlerinde ortaya çıkan milliyetçilik duygusunun bu maçla olan birlikteliği ortaya bizi mutlu bir sonucu vereceğini düşünenler yaşadıkları heyecanını TV başında hüsranla tamamladılar.

"Fırça" olayı da maçın kazanılması için yeterli olmadı.İzlanda yıllarca Avrupa'da kafa tuttuğu ülkeler arasına aldığı son galibiyetle milli takımızı da listeye yine dahil etti..

Almanya, Fransa, İspanya hatta kendi futbollarına uyan İngiltere'nin de neden kendileriyle karşılaşmak istemediklerini ispatlayan bir galibiyete daha imza attılar.

Bakalım Türkiye'de yapılacak olan ikinci İzlanda maçının seyr-i seferinde fırça olayı nasıl bir konumda gündeme gelecek.
 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
19Ekm

Korku tüneli

18Ekm

Hayata dönüş

15Ekm

Yeni bir başlangıç

14Ekm

Stefan Kuntz’un gözyaşları

13Ekm

Sisteme bağlı kalmak