Çocuklara karışmayın - Abdullah Ergün

Çocuklara karışmayın


Yeni Malatyaspor ile Anadolu Selçukluspor U12 maçını izlemek için Yeşiltepe stadının yolunu tutarken aklımda acaba sahadaki futbolcuların aileleri maça gelecekler mi? Diye düşünüyordum.

İki takımında daha önce ortaya koydukları futbolun kalite olarak iyi durumda olmaları Malatya futbolu için büyük avantaj olacaktır.

Yeşiltepe 1 No’lu sahaya adımımızı atar atmaz tribünlerdeki futbolcu ailelerini görünce Eyvah Eyvah demekten kendimi alamadım. Sahada yetenekleri üst seviyede olan çocuk futbolcuların maç içindeki performanslarını yazmam gerekirken, tribünlerdeki anne ve babaların futbolcuların kendilerine olan güvenlerini sıkıntıya sokacak seslenişleri karşısındaki şaşkınlığı ve ailelere olan sitemlerimi içime attım.

Yazık bu çocuklara…

Sahadaki çocuklar daha taç atmayı doğru dürüst beceremezken, kenardan bu çocuklara bağırarak sanki televizyonda izledikleri üst seviyedeki liglerin oyuncusu muamelesi yapılmasını açıkçası çok ayıpladım.

Bizler bu kategorideki futbolcuların antrenörlerine taktik verirken ses tonlarının en aşağıya çekilmesi yönünde önerilerimizi yaparken birde kaşımıza çocuk futbolcuların aileleri çıktı.

Geçmişte yaşadığımız örnekler içinde en acı olanını yazmak istiyorum.

2000’li yılarda Malatyaspor alt yapısında oynayan genç futbolcuların antrenman ve maçlarını dahi kaçırmayan ailelerin çocukları futbolda hiçbir zaman üst seviyeye gelemedi.

Yani bu çocuklara futbolcu olması yönünde ne kadar çok ilgi gösterirseniz bu çocukların kendilerini yukarıya taşıma şanslarının o kadar az olduğunu, bu konuda yaşadığım ve bildiğim futbolcu örneklerini yaşamış birisi olarak bu konuyu yazmak istedim

Yeni Malatyaspor ile Anadolu Selçukluspor arasındaki U12 maçında iki takımda da yetenekli oyuncuları gördüm.

Yeni Malatyaspor’da Ersen Arda Teker, Eymen Avcı oyuna sonradan giren M.Enes Kaya, Anadolu Selçukluspor takımından Cevdet Deniz Aktaş ön plana çıkan isimler oldu.

Sahadaki bütün futbolcuların belli bir kumaşları var.

Daha iyi konuma gelebilirler.

Kendilerinin çok şanslı olduklarını yazmak istiyorum.

Gerek antrenman teknikleri ve çalışma şartları, gerekse bu kategoride rakip takımlarla maç yapmak bu kategori için çok iyi fırsat.

Televizyonda izledikleri futbolcuların yaptıkları hareketleri ve saç ve tasarım olarak onlara benzeme yönlerinin şimdilik futbollarını yukarıya taşımak için uygun olamayacağını belirtmek istiyorum.

Çalışma şartları ve antrenman sayıları bakımından önce kendilerini yukarıya taşıyacak oyun kültürüne sahip olmaları gerekiyor.

Bu yaşta alacakları futbol eğitimleri en süt seviyeye gelmelerine büyük katkı yapacaktır.

U 12 kategorisinde mücadele eden takımların teknik sorumlularına büyük görev düşüyor.

Futbolcu aileleriyle olan bağlarının tribün noktasına taşınan kısmı için ailelerle görüşmelerin yapılması ve sahadaki çocuklara bağırılmama konusunda gerekli uyarıların yapılması lazım.

Bu çocuklara saha içinde kafa olarak ne kadar rahat olurlarsa futbol kültürleri daha olgun hale gelecektir.

Futbolcuların ailelerinden tek isteğim;

Çocuklarınızın maçlarına gelmeyin.

Eğer gelecekseniz sakın bağırmayın.

Çocuklar tribünlerde anne ve babasını görünce performansı daha iyi olur diyen ailelerin büyük yanılgı içinde olduklarını yazmak istiyorum.

Üst seviyeye gelmiş olan futbolcuların sizin çocuklarınızın olduğu kategoride yalnızları oynadıklarını göreceksiniz.

Çocuklarınız çok yetenekli.

Sahip oldukları yeteneklerinin olgunluk safhasında lütfen bu çocuklarınıza bağırmayın ev tribünlerde olduğunuzu onlara htirmeyin.

Bunu yaparsanız bu çocukların iyi yerlere geleceklerini göreceksiniz.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
15Ekm

Yeni bir başlangıç

14Ekm

Stefan Kuntz’un gözyaşları

13Ekm

Sisteme bağlı kalmak

12Ekm

Sistemin yabancısı değiller

11Ekm

Fazla olmaya başladılar!