Bu daha iyi günlerimiz!


Her şeyi şampiyonluk üstüne kuran ve Avrupa kupalarında göstermelik maçlar oynayan ve bunda da başarılı olamayan büyük (!) takımlarımız en sonunda en büyük darbeyi de ülke futboluna vurdular.

Önümüzdeki sezon ligi şampiyon tamamlayan takımımız Şampiyonlar Ligi'ne doğrudan gidemeyecek.

Konuyla ilgili onlarca yazı yazdım. Büyün kulüplerin en büyük hedefi süper lig şampiyonluğu diye...

Bunların Avrupa'da başarılı olamayacaklarını kendileri de iyi biliyorlar.

Kulüp yapılanmasının ne olduğunu bilmeyenler, derbi maçlar olarak adlandırılan ve futbol olarak ortaya kocaman fiyasko çıkan maçlar sonrasında kazandıkları maçlarla keyif sürenler artık bundan sonra daha da mutlu olabilirler.

Önümüzdeki sezon büyük bir ihtimalle üç büyüklerden birisi şampiyon olacak. Bunun gerçekleşmesi için büyük camialarının medya ve toplum üzerindeki etkisini de iyi kullanacaklarını da düşünecek olursak bunun gerçekleşme şansı çok fazla...

Diğer ülkelerin Avrupa kupalarındaki temsilcileri karışılacakları Türk takımlarının geçmişte kendilerine yaşattıkları sıkıntıları bundan sonra yaşatmayacaklarını biliyorlar.

Transfer sezonunun en hareketli günlerinde ezeli rakipler arsında her transfer döneminde yaşananların bir benzerini yaşarlarken birde buna kulüplerin harcama limitleri gibi önemli bir konuyla günlerini güne etmeleri önümüzdeki sezon şampiyonlar ligine doğrudan gidilemeyecek olması kulüpleri hiçte olumsuz etkilememiş gibi gözüküyor.

Puan sıralamasında Ukrayna ve Belçika'nın gerisinde kalan Türkiye'nin istikrarlı(!) tempoyu devam ettirmesi halinde artık Avrupa'da sadece ligleri olan ve izlenim ve takip edilmesi noktasında altlarda yer alan diğer ülkelerinde gerisinde kalacaktır.

Futbolumuz kalite noktasında Avrupa'da konuşulmazken, Galatasaray'ın geçtiğimiz yıl kadrosuna kattığı Falcao'nun Galatasaray'dan üç yılda alacağı para Avrupa'da manşetten verilebiliyor.

UEFA'nın gözü yeni sezonda da bizim üzerimizde olacak.

En ufak bir hatamızı bekliyorlar.

Yaptırım uygulamaları noktasında hiç bir şeyden çekinmeyen ve son olarak Trabzonspor'u şampiyonlar liginin dışına atmaları yaşanacak olan tehlikenin habercisi gibi gözüküyor.

Futbol üzerinden nemalanan ve yine futbolun sabahtan bir sonraki sabaha kadar ara vermeden konuşulduğu tek ülke Türkiye...

Futbolu ne sevdiğimiz belli nede sevmediğimiz...

Her derbi maç sonrasında saha içinde ve dışında yaşanan olaylarla diğer ülkelerde hep manşetlerde yer alıyoruz.

Futbol kalitesi olarak zaten üçüncü sınıf ülkelerin sahaya yansıttıkları futbola benzer bir görüntü ortaya koyuyoruz.

Fenerbahçe'nin Takim Kaptanı Emre, 40 yaşında yeni sezonda da sahada olabilir.

Beşiktaş'ın Kanadalı oyuncusu Atiba 37 yaşında kulübüyle yeni sözleşme imzalıyor.

Galatasaray, büyük umutlarla takıma kattığı Falcao'nun yüksek maliyetinden kurtulmak için menajerine kulüp aramasını söylüyor.

Golcü futbolcunun "İstanbul'u çok seviyorum ve ayrılmaya hiç niyetim "yok açıklaması tamda benim düşüncemi yansıtıyor.

Böyle bir tablo karşısında yeni sezonda şampiyon takımımızın ön eleme oynamasını gerektiriyor kararını alanlar baştan sonuna kadar haklılar.

Bu daha başlangıç..

Sezon içinde UEFA'nın yaptırımları da devreye girince esas şenlik o zaman başlayacak.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
01Ekm

Bu ilk değil son da olmayacak

30Eyl

Maaş savaşları başladı!

29Eyl

En zayıf halka

28Eyl

Ne bekliyordunuz ki?

25Eyl

Yine sınıfta kaldınız!