Böyle olacağı belliydi! - Abdullah Ergün

Böyle olacağı belliydi!


Futbol Federasyonunun kulüpler için açıkladığı harcama limitleri tartışmaları da beraberinde getirirken Fenerbahçe başta olmak üzere bazı kulüpler açıklanan limitleri yetersiz buldu. Fenerbahçe’nin harcama limitinin Galatasaray’dan 220 milyon, Beşiktaş’tan 120 milyon TL az olması tartışmanın ana konusunu oluşturdu.

Fenerbahçe'nin diğer kulüplere oranla daha az harcama limitine sahip olmasına neden olarak Bankalar Birliği ile borç yapılandırılmasına gitmemesi olarak gösteriliyor.

Fenerbahçe borç yapılandırılmasına imza atarsa limitlerinin 300 milyon TL’ye kadar çıkacağı konuşuluyor.

Kulüpler yapılan uygulama sonucunda  bankaların güdümüne girmeye başladı.

Geçtiğimiz yıl açıklanan borç listesinin en tepesinde yer alan büyük kulüpler hükümetinde devreye girmesiyle bankalarla borç anlaşmasına girmeleri ve sonrasında futbol federasyonunun kulüplerle bankalara arasında yapılan anlaşma sonrasında harcama limitlerini kamuoyuna açıklamasıyla her şeyin yolunda gideceğini sanan kulüpler başta yayıncı kuruluş olmak üzere diğer kalemlerden gelen paranın bankalara gitmesi karşısında büyük şoku yaşayacaklar.

Kulüplerle bankalar arasında yapılan anlaşmanın kulüplere olumlu etki yaratacağını savunanlar önümüzdeki yıl kulüplerin yaşayacağı kaosun hangi aşamaya geleceklerini şimdiden düşünmeye başlasınlar.

Spor kulüplerine gelene kadar kişi ve kurumların bankalarla olan anlaşmalarda ve aldıkları kredilerin geri ödenmesi noktasında yaşadıkları sıkıntılar olası tehlikenin boyunun hangi aşamaya geleceğinin bilinmesi için yeterli olacaktır.

Bu konuda en masum olan taraf ise kulüplerle anlaşma yapan bankalar...

Yıllarca hovardaca harcanan paraların oluşturduğu yıkımın faturasını ödeyemeyen kulüpler kurtuluş reçetesi olarak bankalara sarılmak zorunda kaldılar.

Yabancı futbolcularla yapılan sözleşmelerin ağır faturasının bugünlere geleceğini yazanlar ve konuşanların haklılığı bir kez daha kanıtlandı.

Bu futbolculara örnek olarak Yeni Malatyaspor'un süper lige çıktığı sezon takıma kattığı Dia örneğini verebiliriz.

Üç sezon boyunca yan gelip yatan ve Malatya'dan gitmeyi düşünmeyen Dia, Yeni Malatyaspor'da hayatının en rahat sezonlarını yanı futbol oynamadan attığı imzanın karşılığı olan parayı alarak Malatya macerasını sonlandırdı.

Bu konuya vereceğimiz son örnek ise Galatasaray'ın geçtiğimiz yıl kadrosuna kattığı Falcao olacak.

Galatasaray'la yaptığı sözleşme gereği üç yıl boyunca Galatasaray'dan yıllık 7.5 milyon Euro paraya imza atan gölcü futbolcunun sözleşmesinde yer alan bazı maddelerden bir tanesi de "oynasa da oynamasa da alınan primlerden kendisine de verilmesi" oldu.

Böyle bir sözleşemeye imza atan Kolombiyalı futbolcunun Galatasaray'ın elden çıkartılması için arayışlar içine girmesi karşısında  "Ben İstanbul'u çok seviyorum ve ayrılmaya da niyetim yok" açıklaması bütün kulüplere küpe olsun.

Kulüpler bu tür hataları yapsınlar sonrada yapılan malı kongrelerde "kulübün borcu bu kadar ne yapalım artık bu sorunu çözmek için kaynak arayışına gideceğiz" söylemlerine de alıştık.

Futbol federasyonun açıkladığı harcama limitleri bir gerçeği daha gün yüzüne çıkardı. Artık kulüplerin kasası yöneticilerin yanı sıra anlaşma yaptıkları bankaların yöneticilerinde de olacak.

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 2

  • Ahmet Bugra | 07 Ağustos 2020 13:39

    Sayın yetkili yorumlarimiz yayınlanmayacaksa boş yere zahmet etmeyelim. Küfür ve hakaret icermedikce tüm yorumlar yayinlanabilmeli diye düşünüyorum. Farklı ve nitelikli oldugunuzu her alanda göstermeniz dileğiyle.

  • Ahmet Bugra | 07 Ağustos 2020 13:00

    Abdullah bey slm. Mahalli basindaki en iyi kalemlerden birisiniz. Nitelikli ve yol gösteren yazılarınız için teşekkür ediyoruz. Futbol zekaniz ve maç analizleriniz, saha dışı nesnel tespitleriniz sizi farklı ve özgün kılan özellikleriniz. Tüm bunlarin yanısıra taraftarın sesi, kulağı ve vicdani olmak gibi bir duruşunuz var. Sanıyorum ki bu ilkeli durus, bu nesnel bakış açısı tüm Malatyalılar kadar benim için de bir övünç vesilesi. Kendi adıma ve futbolu çok seven çocuğum adına teşekkürü bir borç biliyorum. Keski sizin kendi küçük imkanlarinizla sadece gerçeklerin peşinde koşan, cirpinan, araba devrilmeden önce tüm yüreğini ortaya koyan bu şahsiyetli duruşunuz siyasi cenahta yer alan isimlerle mahalli yöneticilerde de olsa. Bunu çok arzu ederdim. Sozgelimi dün Yenimalatya spor divan baskanligindan istifa eden Malatya vekili Ahmet Cakir'in istifa gerekçesi için söyledikleri çok inciticiydi. Futbol taraftariliginin nabız atışlarını ve tansiyonunu olcmekten uzak, adeta Marsta yaşamakta olan, futbolun sadece bir oyun olmadığını gösteren düşük profil açıklamalarını esefle okudum. Bir amatör futbol taraftarı ve Malatya kimliğinin sarsılmaz savunucusu olarak isterdim ki sayın vekil Çakır yaşanan rezalete bir tepki olarak istifa etsin. Bunu açık ve net olarak ifade etsin. İstifası için ozel bir nedeni olmadığını söyledi. Anlaşılan o ki yıllarca hiçbir katkı sunmadan o mevkilerde boş boş oturanlar varmış. Yakışmadı. Gevreki koruyan ifadeleri ile de adeta tüy dikti tüm yaşanan rezaletlere. Protesto etmekten başka elimizden bir şey gelmiyor. Şahsiyetli ve onurlu bir tutum beklenirdi kendisinden. Bizim sizin gibi şahsiyetli insanlara ihtiyacımız var Abdullah bey.. Vekil toplumun vicdanidir. Vicdanlarini kaybedenlerin vekilliği olmaz. Asıl vekil sizin gibi bu toplumun aynası ve vicdani olan insanlardir. Küçük çıkarları için tüm toplumsal tepkileri görmezden gelmeyi marifet sayan, sırtını topluma dayamak yerine, siyasete bel bağlayan o vekillerden artık bir şey beklemiyoruz. Bırakın onlar shovlarini yapmaya dursun. Sözlerimi tamamlarken tekrar çocuğum ve gönlü ve ruhu Malatya için atan tüm taraftarlar adına teşekkürler.

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Ekm

Hayata dönüş

15Ekm

Yeni bir başlangıç

14Ekm

Stefan Kuntz’un gözyaşları

13Ekm

Sisteme bağlı kalmak

12Ekm

Sistemin yabancısı değiller