Beyaz Gölge - Abdullah Ergün

Beyaz Gölge


Basketbolumuzun bugün geldiği noktaya büyük bir katkısı olan “Beyaz Gölge” dizisini unutmak mümkün mü?

70’li yılların sonunda gündüzleri şeker ve Sümer statlarında futbol oynadıktan sonra akşamları Atatürk spor salonunda basketbol oynadığımız yıllarda bizleri basketbola yönlendiren ve bu işi severek yapmamanız neden olan yine Beyaz Gölge dizisi olmuştu.

Malatya’da ilk defa gerçekleşen basketbol liginde 12 takımın olduğu yıllarda Atatürk spor salonunu tıka-basa dolduran sporseverlerin sahaya gelmesine neden olan yine efsane dizi olmuştu.

Ataköy basketbol takımının diziye uyan basketbolcu profilinden dolayı onların ayrı bir izleyici kitlesi oluşmuştu.

Dizinin kahramanları gibi hareket eden onlar gibi koçlarına hitap eden Ataköysporlu basketçilerin maçları izlemenin yanı sıra onla karşı oynarken basketboldan keyif almaya çalışıyorduk. Bizler futbolcu olduğumuzdan dolayı onlar kadar parkede başarılı değildik. Başta Ataköyspor’dan Haklan Alagöz olmak üzere Malatya’nın en uzun basketbolcusu olan Sami ve diğer basketbolcuların yaptığı hareketler ve tam basketbolcu hareketleri Malatyalı sporseverler tarafından da hak ettiği değeri görüyordu.

12 takım arasında yer alan Havagücü takımı ise ligin lokomotif takımıydı. Gerek Basketbol malzemeleri yönünden gerekse her bölgeye uygun oyuncuların olması her şeyden önemlisi basketbolu en iyi şekilde parkeye yansıtmalarıyla farklı bir takım görüntüsü içindeydi.

Onlara karşı oynamak ve onlar gibi basketbolu benimsemek için sadece bizlerin çabası değil başlarında bulunan komutanında ligde yer alan takımlara karşı olumlu yaklaşımları üzerinden uzun yılar geçmesine rağmen unutmak mümkün değil.

2010 Dünya Basketbol Şampiyonası’nda Dünya ikincisi olan Türkiye’nin elde ettiği başarını n başlangıcı bir diziyle başladı “ Beyaz Gölge”

Finalde Amerika’ya kaybeden millilerimiz rakip basketbolcuları ise

 Billups, Rose, Durant, Iguodala, Odom, Chandler, Curry , Gay, Westbrook, Gordon, Granger, Love ‘den oluşuyordu

Ne kadar güçlü bir takıma karşı oynadığımız belli olmuyor mu?

Beyaz Gölge sadece bizim için değil gösterildiği her ülkede büyük bir ilgi görmüştü.

 NBA oyuncusu olan Reeves’in dizindeki bir sakatlık dolayısıyla kariyerini yarıda kesip çoğunluğu siyahlardan oluşan bir lise basketbol takımının başına geçmesiyle gelişen olayları anlatan “Beyaz Gölge” dizisi ABD televizyonlarında çoğunluğu siyahlardan oluşan oyuncu kadrosu ve sosyal sorunlara eğilmesiyle kendi topraklarında bile büyük ses getirmişti.

Eski milli basketbolcu ve Anadolu Efes Basketbol Takımı İdari Menajeri Alper Yılmaz, “Dizi Türk insanının basketbolun farkında olmasını sağladı. Elbette diziden önce de Türkiye’de basketbol vardı, ancak ‘Beyaz Gölge’den sonra bir anda herkes basketbol oynamaya başladı” dedi.

Beyaz Gölge sayesinde basketbolumuzun geldiği noktanın daha yukarıya taşınması için son yıllarda başta tesisleşme olmak üzere Fenerbahçe’nin Euro lig şampiyonluğu bu sezon Anadolu Efes’in ortaya koyduğu performans ülke basketbolumuzu daha da yukarıya taşımış durumda.

Geçtiğimiz günlerde Tecde spor salonunda seyrettiğim U 16 Erkekler Basketbol liginde Yıldızlar Spor Kulübü ve Malatya Büyükşehir Belediyespor takımları arasında oynanan maçı izlerken basketbolumuzun geldiği süreç gözlerimin önüne gelmişti.

Malzeme ve tesis noktasında sıkıntılı ortamdan bugün mükemmel spor malzemeleri ve parkelerde mücadele eden gençleri görürken basketbolumuzun çok daha iyi yerlere gelmemesi için hiçbir neden yok diye düşündüm.

Bugün NBA maçlarını izleyen ve takıp eden gençler var.

Bizler çok şanssızdık. Basketbol liginin TV ekranlarında izleme şansımız dahi yoktu. Çünkü maçların canlı yayınlar oldukça kısıtlıydı.

Günümüzde gençler başta NBA olmak üzere bazı elit ligleri takıp ederek basketbol kültürlerini genişletiyorlar.

Bazı problemlerin yaşandığı gerçeğini de kabul etmek lazım.

Maçların oynadığı tarihlerin basınla paylaşılması sorunu ilk sırada yer alıyor.

Tamam, bizlerin parkelerde olduğu yıllardaki basketbol izleyicisi gelmeyebilir, fakat en azından sporcu ailelerin yanına Malatyalı basketbolcularında gelmesi ağlanabilir.

Bunun için ilgili birimlerin maç takvimlerini basınla buluşturup halkı bilgilendirmeleri lazım.

Gençler için söyleyeceğim elimizdeki imkanların sizler için ne kadar önemli olduğunu bilmeniz lazım. Yakın zaman kadar aranızda olan takım arkadaşınız Berat’ın bugün formasını giydiği kulüp ve milli takım seviyesine gelmesi sizler için milat sayılmalı…

Maçlarınız izlerken eksik yönleriniz çok olduğunu gözlemledik.

Bunların en aza indirilmesi için sizler kadar takımların başında bulunan antrenörlere de çok iş düşüyor.

Bu işlerin bağırmakla olmayacağını en azından işin dozunu fazla aşmamak şartıyla çok daha iyi şeyler ortaya çıkabilir.

Rakip potaya cümbür-cemaat gitmekle ve topu parkeye hızla vurup çembere atmakla hedefe ulaşamazsınız.

Nelerin yapılmasını gerektiğini başınızdaki antrenörleriniz çok iyi biliyor. Rekabetin fazlasını sizler yaşarken bunun sıkıntısını genç basketbolcular yaşamasın.
 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
15Ekm

Yeni bir başlangıç

14Ekm

Stefan Kuntz’un gözyaşları

13Ekm

Sisteme bağlı kalmak

12Ekm

Sistemin yabancısı değiller

11Ekm

Fazla olmaya başladılar!