Alkış Yetmez!


Sağlık Bakanının Kovid-19 günlük verilerini açıklarken her defasında sağlık çalışanlarına teşekkür etmesi herkes tarafından memnuniyetle karşılanıyor.

Sağlık personeli olan arkadaşımın anlattıkları karşısında etkilenmemek elde değil.

Yakın zamanda dünyaya gelen çocuğunu görememesine rağmen hastanedeki görevini en iyi şekilde yapmak için verdiği mücadelenin bütün sıkıntılarını unuttuğunu söylemesi kaşında sektörde çalışanlar için yaşanan sürecin en büyük kahramanları yakıştırmasının ne kadar yerinde olduğu görülüyor. 

Salgın dolayısıyla değişen dengelerin tekrar yerine oturmasıyla birlikte sağlık çalışanlarının özlük hakları başta olmak üzere hak ettiği değeri almaları lazım.

***

30 yılı aşan zaman süresince toprak sahada futbol oynadığımız arkadaşların futbola olan özlemlerinin profesyonel futbolcularda olmadığını görmek çok güzel bir duygu…

Ekibin kalecisi Yusuf'un günler öncesinden " ne zaman sahalara döneceğiz? Sorusuna cevap vermekten bıktım.

“Ortam normal hale gelene kadar futbolu unut” dememe rağmen dun yine aynı soruyu sorunca burdan kendisine bir kez daha sesleniyorum.

Okulun bahçesinde uzayan otlar sararıncaya kadar beklemelisin.

Fizik olarak mimyon, kilo almaya müsait görüntüsüyle salgın öncesi küçük balina görüntüsünün şu anda büyük balına haline geldiğini söylemesi sahalara bir an önce iştahını da ortaya koyuyor.

Oysa Yusuf’u ideal kilo seviyesine getirmek için çok sahada olan herkes yardımcı olmuştu!

Kalede bazen hiç umulmadık kurtarışları bazen de hiç beklenmedik mesafeden golleri yemesini bizlerde özledik.

Takımın önemli ismi Bereket’in evde lastikle yaptığı çalışmaları gösteren fotoğrafları beni şaşırtmadı.

Sporun içinden gelen kişilerin spordan uzak kalmalarının ne olduğunu iyi biliyorum. Temdon kopması nedeniyle futboldan uzak kalmanın verdiği sıkıntıyı asla unutamamam.

Bereket Kanatlı’nın salgın nedeniyle evlere kapananlar için “evde kal-hareketsiz kalma” sloganının yanı sıra sahalara sağlıklı bir şekilde dönmesi spordan uzak kişilere de örmek olmalı.

Normal maç mesafesi koşusu 200 metrenin üstüne çıkmamasına rağmen yıllar öncesinin İngiliz futbolunun klasik çizgi hücum oyuncularının yaptıklarını günümüzde yapmaya devam ediyor.

Topla buluştuğu anda caza alanına gönderdiği topların yanı sıra duran toplardaki meziyeti birazda gönül vermiş olduğu Fenerbahçe’nin efsane duran top ustaları Milan Rapaic, Pierre Vaon Hooıjdonk ve Alex’ den geldiğini ve tablonun son konumunda kendisinin olması işin mutluluk yönü içinde büyük önem taşıyor.

Takımın gol noktalarındaki etkili ismi Müdür için gelen topları gol yapmak için verilen ara fazla sorun yaratmaz.

Attığı gollerin yanı sıra Büyükşehir Belediye binasına gönderdiği topları getiren kaleci Yusuf’un şimdiki haline gelmeden önceki fiziksel görüntüsüne büyük katkı yaptığı gerçeği herkes tarafından biliniyor!

Her ne kadar Bereketten 50 metre daha fazla koşmuş olsa da istatistiklerde ilk sıralarda yer bulması sürpriz değil.

Erkan Şimşek için ayrı bir paragraf açmak lazım.

“Evde Kal” uyarılarına rağmen spordan kopmaması ve evin her hangi bir bölümünü spor yapmak için kendine uygun hale getirmesinin yanı sıra kendisini dışarıya attığı anlarda her zaman yaptığı en iyi işi olan “ısınma” hareketlerini her ortamda yapabilecek birisi.

Sahaya hazır hale gelecekler listesinin en tepesinde yerinin hazır olduğunu yazabilirim.

Urfalı Mehmet için benzer görüşlere artı olarak tepelere çıkmanın verdiği avantaja birde cep telefonundan “selfie” katkısını da ekleyerek vücudunun üst taraflarını da etkin kullandığını gördük

Hazır dönecekler arasında yeri hazır.

Haftalardır dağlarda yürüyüş yapan ve çektiği fotoğraflarla dağlarda gezme imkanını bulmayanları en iyi şekilde kıskandıran Dr. Orhan Bey için ayak adale daha güçlü ve maçlara hazır olduğunu, dağlarda gezerken topladığı mantarlarla işin gıda takviye sorununu da ortadan kaldırması, sahaya döndüğü günden itibaren atacağı- kaçıracağı goller istatistiklerinde yeni bir sayfa açabilir. Benzer işi yıllar önce Türk sinemasının Çirkin Kralı Yılmaz Güney’in Dağların Aslanı filminde görmüştüm. Dr. Orhan Bey Yılmaz Güney’den sonra dağların hakkını veren ikinci kahramanım oldu.

Sağlıkçı Mustafa için her zaman ki görüşüm; En kısa zamanda sahalara uygun hale gelir.

Malatya amatör kümede gelmiş-geçmiş futbolcular içinde maçın ilk dakikasından son dakikasına kadar aynı tempoyu çıkartan tek futbolcu olduğunu arkadaş ortamlarında gündeme getirmiştim.

Yıllar önce Yakınca spor formasıyla izlediğim Mustafa ile toprak sahadaki Mustafa arasında fark göremiyorum.

Sahada olduğu zaman oynadığı futbolla her zaman beğendiğim Arif İmik’in her zaman sahada yer almasını istiyorum.

Faal futbolculuk yıllarında de izlediğim ve taktir ettiğim futbolcuyla bir arada olmak ve futbol oynamak farklı bir duygu.

Sağlık personelleri Veysi ve Furkan için bundan sonra yeni bir süreç başlıyor. Toprak saha ekibin sahaya dönmesiyle birlikte alkışlarla sahaya davet edilmesi ve maç bittikten sonrada omuzlarda sahadan çıkartılması gerekmiyor mu?

Erkan Şimşek’in maç içinde en çok bağırdığı isimlerden olan Veysi için bundan sonra daha ılımlı ve pas trafiğinin önemli haklarından biri olacağını düşünüyorum.

Şerif Hoca’nın sahalara dönüşü belki biraz sıkıntılı olabilir.

Sokağa çıkma yasağı yaş kategorisinde yer alması futbola olan özlemini daha da aktif hale getirmiştir.

Erkan Şimşek ile maç esnasında oyunun sistem ve bazı aksaklıkların yaşanması noktasında ses tonları belli bir yüksekliğe yine ulaşabilir.

Savunmanı sağında görev yapan Selim için Bereket tehlikesinin yanı sıra şu anda sahada yükselen otların uzunluğunun göz mesafesine gelmesiyle ikinci bir tehlikeyle karşı karşıya kalması her yıl bu mevsimde olduğu gibi yine kendisine büyük sıkıntılar yaratacaktır.

Birde özel bölüm açmak istiyorum. Tendon sorunu ve arkasından kalp ameliyatı nedeniyle aramızda olamayan Emin için her zaman sahada yerinin hazır olduğunu belirtmek istiyorum.

İşte 30 yıldan farklı mesleklerden futbolseverlerin oluşturduğu toprak saha ekibinin dönüşlerinde kendilerini nelerin beklediğine dair düşüncelerim.

Bazı günlerde kalpler kırılsa da sonuçta yine ortak payda olan futbolun güzellikleriyle spor dolu yıllar devam ediyor.
 

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 2

  • Osman Baharçiçek | 05 Mayıs 2020 11:15

    Ellerine sağlık üstat. 1980 yılı başlarında 16 yaşında Karakavak spor da başlayıp daha sonra Sağlık spora transfer olduğum ve akabinde 1988 yılında İstanbul a geldiğim zaman a kadar olan 8 yıl Amatör kümede top koşturduk. O yılları hep özlemle anmışımdır. İnönü Stadının yanında bulunan toprak sahada yaptığımız antrenmanlar ve yine Şeker stadı, Sümer stadı nın toprak zeminlerinde oynadığımız resmi maçlar oluşan samimi arkadaşlık duygusu henüz bu kadar bozulmamış insan fıtratı vs. Hep zihnimde bir güzellik olarak kalacak Bu yazı vesilesi ile tekrar o günleri yad ettik. İstanbul dan bütün dostlara selam olsun. Selam ve dua ile Hayırlı Ramazanlar

  • YUSUF GÜLER | 05 Mayıs 2020 10:26

    Eline kalemine yüreğine sağlık çok mükemmel olmuş. İşte gazetecilik dediğin böyle olur. Gördüğünü yazan biri

YAZARIN SON 5 YAZISI
29May

Ne Olacak Şimdi?

27May

Efsane Film

22May

Başkan sorunu çözdü!

21May

Gece Kirpikli Kadın

20May

Boheme yaşam