Talepler görmezden gelindi

SMMM Başkanı Serdar Böke, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun kabul edilişinin 32. Yılı nedeniyle yazılı açıklamada bulundu. Böke, 'Bütün özveriyi gösteren mesleğimiz ve meslektaşlarımızın çözümü son derece basit ve insancıl talepleri maalesef görmezden gelinmiştir' dedi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Talepler görmezden gelindi
SMMM Başkanı Serdar Böke, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun kabul edilişinin 32. Yılı nedeniyle yazılı açıklamada bulundu. Böke, ‘Bütün özveriyi gösteren mesleğimiz ve meslektaşlarımızın çözümü son derece basit ve insancıl talepleri maalesef görmezden gelinmiştir’ dedi.
Malatya Net Haber - Yusuf Cici

Malatya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (SMMM) Başkanı Serdar Böke, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun kabul edilişinin 32. Yılı nedeniyle yazılı açıklama yaptı. Böke, 13 Haziran 1989 tarih ve 20194 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu ile serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik meslekleri yasal statüsüne kavuştuğunu söyledi. Böke, "Yasal statüsüne kavuştuğu günden beri meslek mensuplarımız, ülke ekonomisine katkılarını devam ettirerek, daha da gelişmesine gayret etmişlerdir. Mükellef ile devlet arasında vefakarca köprü görevini üstlenerek, e-dönüşüm için yürütülen çalışmalarda en ağır ve angarya olabilecek görevleri bile aksaklığa sebep veren meslek örgütü olmamak adına büyük bir toplumsal sorumlulukla ve özveri ile yerine getirmişlerdir. Muhasebe, denetim ve danışmanlık hizmetleriyle ekonomiye en önemli katkı veren mesleğimiz ve meslektaşımız, hızla gelişen çağın gerektirdiği teknolojik yeterliliğe ayak uydurabilmiş, tüm gelişmeleri takip ederek, gerektiğinde primlendirme ve vergilendirme sistemine görüş bildirerek olumlu ve yapıcı düşünen paydaş olduğunu her zaman ispat etmiştir. Paydaş olarak bütün özveriyi gösteren mesleğimiz ve meslektaşlarımızın çözümü son derece basit ve insancıl talepleri maalesef görmezden gelinmiştir" diye konuştu.

Adaletli bir yapıya kavuşturulsun

Böke, "Sınırlı da olsa Covid-19 ve diğer bulaşıcı hastalıklar nedeniyle karantina altına alınması veya yatarak tedavi görmesi, Diğer hastalıklar nedeniyle yatarak tedavi görmesi ve tutukluluk veya gözaltına alınma gibi haller için mücbir sebepten yararlanma hakkı tanınan meslektaşın sorunları bununla bitmemiş, yakınlarının doğum, hastalık yada cenazelerinin olmasında bile beyanname ve bildirim göndermek zorunda kalmaktadırlar. Her yıl Temmuz ayının 1. gününden itibaren yararlandığımızı zannettiğimiz kanundaki adı mali tatil olan, ancak gerçekte bir tatil olmaktan çok uzak mali tatilin, gerçekçi ve yaşanabilir bir şekle kavuşturulması gerekmektedir. Sorumlulukları küçümsenmeyecek kadar çok olan, ancak yetkileri sınırlı mali müşavirlik mesleğinin, yetki ve sorumluluğunun yeniden gözden geçirilip adaletli bir yapıya kavuşturulması gerekmektedir. Kamu kurumlarınca istenen bilgi, beyan ve formların çeşitliliği ve sayısı eksilmeden hep artma eğilimde olmuştur. Tek merkezli veri toplama sisteminde kişilerin ve kurumların her türlü bilgilerinin toplandığı data merkezi oluşturulmalı ve yine veri dağıtımlarının bu merkezden sağlanması modern bir Türkiye de oldukça önemlidir" şeklinde konuştu.

Mesleki sorunlar bir an çözüme kavuşturulmalı

Oda olarak talepleri sıralayan Böke, "Vergi dairelerine düzeltme amaçlı verilen beyan ve bildirimlerde uygulanan idari para cezası uygulamasından vazgeçilmesi, ayrıca SGK da uygulanan ve adeta prim ödeyenleri canından bezdiren asgari ücretin katlarıyla hesaplanan idari para cezalarının ise daha adil bir seviye ye indirilmesi genel anlamda ekonomiye yararlı olacaktır. Dördüncü dönem geçici vergi beyanı vergi katkısı olarak amacına ulaşamamıştır. Bu anlamda birçok sektör ödeme yapmaktansa yıllık vergi dönemlerinde ödeme yapmayı tercih eder hale gelmiş olduklarından ekonomik olarak bir değeri kalmamıştır. Serbest meslek geliri, Gelir Vergisi Kanunu’na göre tahsilat esasına bağlı olmasına karşın, Katma Değer Vergisi Kanunu’na göre hizmetin ifa edilmiş olmasından dolayı tahakkuk esasına bağlı tutulmuştur.  Serbest meslek geliri Katma Değer Vergisi Kanun’un yönünden de tahsilat esasına bağlanmalı, ayrıca KDV tevkifatı yapılan gelirler (Danışmanlık, yapı ve denetim hizmetleri gibi ) arasında sayılarak KDV tahsilatının kolaylaştırılıp, çoğalmasına ve dolayısıyla ekonomiye katkı sağlamak gerekmektedir. Milattan önce 7000'li yıllara uzanan bir tarihte ilk Muhasebe kayıtlarının Aslantepe Höyüğünde tutulduğu Malatya'mızda, ayrıca bir önemli hususta Prof. Dr. Orhan Morgil hocamız Malatya İnönü Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dekanı iken hemşerimiz 8.Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal’ın talimatı ile 3568 Sayılı Kanunumuzun 1987 yılının sonlarından itibaren çalışmalarını yaparak ve Kanunun hazırlanmasına önemli katkı sağlayanlardan olması Malatya'mız için ayrı bir gurur kaynağı olmuştur.  Bu duygu ve düşüncelerle, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun yasal statüye kavuşmasının 32. yıl dönümünü kutluyor, mesleki sorunlarımızın bir an evvel çözüme kavuşturulmasını umut ederek, Saygılar sunuyorum" açıklamalarında bulundu.

Haber Merkezi

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN