Saldırı kınandı

Malatya Yeşilyurt Farabi Ortaokulu'nda bir öğrenci velisinin, silahla okula girerek idarecilerin üzerine yürüdüğü iddiası eğitimcileri harekete geçirdi. Okul önünde eylem yapan eğitim camiası saldırıyı kınadı.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Saldırı kınandı
Malatya Yeşilyurt Farabi Ortaokulu'nda bir öğrenci velisinin, silahla okula girerek idarecilerin üzerine yürüdüğü iddiası eğitimcileri harekete geçirdi. Okul önünde eylem yapan eğitim camiası saldırıyı kınadı.
Malatya Net Haber - Yusuf Cici

Yeşilyurt İlçesi Farabi Ortaokulu'nda okul idaresine yapılan saldırıya ilişkin okul önünde eğitimcilerle birlikte ortak bir basın açıklaması yapan Eğitim-Bir-Sen Malatya Şube Başkanı Hüseyin Söylemez, son zamanlarda okul içinde ve dışında öğretmenlerin, yöneticilerin maruz kaldığı şiddet olaylarında gözlenen artış, eğitimin işleyişini ve toplumsal huzurun ciddi manada tehdit edecek boyuta ulaştığını söyledi.

Bu gidişat bizi endişelendirmektedir

Söylemez, son zamanlarda okul içinde ve dışında öğretmenlerin, yöneticilerin maruz kaldığı şiddet olaylarında artış olduğunu belirterek, “Eğitimin işleyişini ve toplumsal huzuru ciddi manada tehdit eder boyuta ulaşmıştır. Daha önce Yeşilyurt ilçemiz Bostanbaşı İlkokulu müdürümüz öğrenci velisi tarafından darp edilmişti. Geçen hafta yine Yeşilyurt İlçemiz Farabi Ortaokulu'nda silahıyla içeri giren, silahını masum öğrencilerin çantasında saklamayı normal gören anlayışta bir velinin okul kurallarını sorgulayarak İdareci arkadaşlarımızın üzerine yürümesine şahit olduk. Yeter Artık! Bu saldırganlara karşı toplum olarak da, bakanlık olarak da acilen önlem alınmalıdır. Bu gidişat bizi endişelendirmektedir. Şiddetin egemen ve baskın olduğu yerde sağlıklı ve verimli bir eğitim ortamından bahsetmemiz imkânsızdır. Çünkü eğitimcilere yapılan saldırı topluma, geleceğimiz neslimize yapılmış bir saldırıdır" dedi.

Saldırılar geleceğimizi karartmakta

Şiddetin eğitimcileri olumsuz etkilediği gibi öğrencilere de olumsuz yansıdığını ifade eden Söylemez, “Eğitimcileri hedef alan ve hazin sonuçlara yol açan şiddet sarmalı her bakımdan üzücü olduğu kadar düşündürücüdür. Sevgi, merhamet, yardımlaşma ve hoşgörü gibi ahlaki, kültürel değerlerimizin zayıflamasına ve sarsılmasına paralel olarak artan şiddetin, normalleşmeye doğru gidiyor olması elem vericidir. Cennet ülkeyi cinnet toplumuna doğru götürmek kimsenin hakkı, haddi değildir. Bir toplumun aklını, duygusunu, dimağını, umudunu temsil eden eğitimcilerin şiddete maruz kalması kabul edilebilir bir durum olmadığı gibi şiddet sahiplerinin de en ağır cezalara çarptırılması beklentimizdir. Bu saldırılar geleceğimizi karartmakta, eğitim camiasını tedirgin etmekte, birçok mağduriyete neden olmaktadır. Eğitimcilere yönelik her saldırı, aklımızı körleştirmekte, ruhumuzu karartmakta, benliğimizi esir almakta, irfanımızı yok etmektedir. Bu sebeple, cehalete dayanan şiddeti veya şiddete dayanan cehaleti bir an önce esir almalıyız" diye konuştu. 

Herkes elini taşın altına koymalı

Şiddet sarmalının sona erdirilmesi için herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini vurgulayan Söylemez, “Öncelikle MEB, misyonuyla yakıştıramadığımız ve anlaşılmaz bir şekilde her defasında öğretmenlerini, yöneticilerini ve tüm eğitim çalışanlarını zora sokan, mağdur eden uygulamalardan bir an önce vazgeçmeli, onları en etkili ve güven verici tarzda korumalıdır. Okulların temizlik sorununu, küçük onarım sorununu, araç-gereç ihtiyacı sorununu çözmeden bağış alınamaz cümlelerini sarf etmesi İdarecilerimizi zor durumda bırakmaktadır. Güvenlik Görevlisi alım zamanı hengamenin yoğun olduğu okulların açıldığı haftadan bir ay sonra olmamalıdır. Öğretmen görevlendirme, sınıf oluşturma, sınıflar arası öğrenci değişimi gibi kurallar MEB tarafından net belirlenmeli ya da okul idaresi tam yetkili olmalıdır. Bu konudaki bürokratik, siyasi, toplumsal baskılara okul idarelerimiz maruz bırakılmamalıdır" dedi. 

Saldırılara karışanlar hak ettikleri cezaları almalı

Söylemez, Millî Eğitim Bakanlığı bu tür olaylarda sessiz kalmamalı, personeline sahip çıkmalı, gerekli açıklamaları yapmalı, gerekli adımları atmalı ve de öğretmenlik meslek kanunu bir an önce çıkarılmalıdır. Söz konusu düzenleme olmadığı takdirde saldırılar devam edecektir. Bostanbaşı İlkokulu ve Farabi Ortaokulu'nda gerçekleşen bu ve benzeri saldırılara karışanlar kanunlar önünde hak ettikleri cezaları almalı ve benzer durumlar bir daha yaşanmamalıdır. Okulumuz idaresine ve tüm eğitim camiasına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Bizim nazarımızda her üyesiyle saygıya değer olan eğitim ailesinin hangi ferdine olursa olsun, yapılan bu ve benzeri saldırıları bir kez kınıyoruz. Eğitim çalışanlarına uygulanan şiddet konusunda bütün eğitim çalışanlarının yekvücut olup, dimdik ayakta olduğunu ve bundan sonra da birlikte olacağını kamuoyuna ilan ediyoruz" ifadelerini kullandı. 
 

Haber Merkezi

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN