Safra kesesinde tümöre dikkat

Safra kesesinde oluşabilecek tümöre dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Genel Cerrahi Uzmanı Mehmet Saraç 'Safra kesesi taşları 2 cm den büyükse uzun süreli kanamalara bağlı olarak safra kesesi tümörlerine sebep olabiliyor. Eğer bir hastanın ailesinde safra kesesi kanseri geçiren varsa veya hastada şeker hastalığı varsa herhangi bir şekilde semptoma sebep olmasa bile bu safra kesesi taşlarından dolayı hastayı ameliyat edip safra kesesini almak gerekebilir' dedi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Safra kesesinde tümöre dikkat
Safra kesesinde oluşabilecek tümöre dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Genel Cerrahi Uzmanı Mehmet Saraç; "Safra kesesi taşları 2 cm den büyükse uzun süreli kanamalara bağlı olarak safra kesesi tümörlerine sebep olabiliyor. Eğer bir hastanın ailesinde safra kesesi kanseri geçiren varsa veya hastada şeker hastalığı varsa herhangi bir şekilde semptoma sebep olmasa bile bu safra kesesi taşlarından dolayı hastayı ameliyat edip safra kesesini almak gerekebilir" dedi.
Malatya Net Haber - Yusuf Cici

Safra kesesi ameliyatlarına yönelik değerlendirmelerde bulunan Gözde Akademi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet Saraç, hastanın safra kesesinde oluşan taşların büyüklüğüne bağlı olarak ameliyat olup olmayacağına karar verdiklerini söyledi.  Saraç, safra kesesinin, karaciğerin altında bulunan karaciğerin salgılamış olduğu sıvıyı biriktiren, havuz görevi gören bir organ olduğunu anlatarak, "Normalde insandan insana değişiklik göstermekle beraber kişilerde yaklaşık 700 ile 1700 cc kadar günlük safra salımı oluyor karaciğerde. Bu salınan safra karaciğerden safra yolları bağlantısıyla önce ana safra kanalı, daha sonra koledok dediğimiz kanal vasıtasıyla on iki parmak bağırsağına açılıyor. On iki parmak bağırsağına açılırken safra yolu ara bir yol vererek safra kesesine sistik kanal aracılığıyla safra akımına sebep oluyor. Ve bu safra kesesinde havuz şeklinde birikiyor. Yediğimiz gıdalar on iki parmak bağırsağına geçince safra kesesi kasılarak biriktirdiği safrayı on iki parmak bağırsağına akıtıyor ve gıdaların daha rahat emilmesini sağlıyor" diye konuştu.

Safra kesesi taşlarının dökülmesini istemeyiz

Böbrekte bulunan taşların dökülmesi ile safra kesesinde bulunan taşların karıştırılmaması gerektiğini belirten Saraç, "Safra kesesinde, taş dökülmesine bağlı olduğu kanalları tıkayabildiği için dökülmesini istemiyoruz. Safra kesesinde bazen safra yoğunlaşmış olarak birikiyor ve safra kesesinde çamur ve daha sonra taş oluşumuna sebep oluyor. Oluşan safra kesesi taşları bazen asemptomatik seyredebiliyor, yani kişilerde hiç bir bulgu vermiyor, tesadüfen bir ultrasonla bulunabiliyor. Safra kesesi taşının boyutu 1-2 cm arasındaysa buna müdahale etmek gerekmeyebiliyor. Ama genel olarak hastalarda, karın ağrıları, omuza vuran ağrılar, sırt ağrıları şeklinde olabiliyor. Safra kesesi taşları ağrı yapıyorsa O zaman ameliyatla safra kesesini almak gerekiyor. Safra kesesi taşlarında altın standart tedavi yöntemi, bugün kapalı yöntemle safra kesesi ameliyatı olarak bilinmektedir. Yaklaşık dört tane delikle ameliyata giriyoruz bu dört tane delikten safra kesesini karaciğer yatağının altından ayırarak bunu kanın dışına alıyoruz. Daha sonra zaten karaciğerde salınan safra normal safra yolu vasıtasıyla on iki parmak bağırsağına geçiyor ve burada safra, fonksiyonunu devam ettiriyor. Bazı kişilerde çok nadirde olsa safra kesesi yokluğuna bağlı olarak, hazımsızlık ve sindirim problemleri görülebiliyor. Safra kesesi taşları safra kesesinde iltihaplanma, safra yollarında kolanjit dediğimiz safra yolları iltihaplanmasına sebep oluyor. Safra kesesinden ana kanala küçük taşlar dökülerek tıkanmaya sebep olabiliyor. Buda sarılığa yol açabiliyor. Biz bu nedenle safra kesesi taşlarının dökülmesini istemeyiz, bir böbrek taşı kırılarak tedavi edilebilirken ve dökülmesi istenirken safra kesesi taşlarının dökülmesini istemiyoruz. Çünkü safra kesesi taşları kanala döküldüğü zaman burada tıkanmaya sebep oluyor ve kişide tıkanma sarılığı meydana geliyor. O zaman işler biraz daha komplike hale geliyor. İlk önce safra yollarındaki taşlar temizleniyor ve daha sonra hasta operasyona alınıyor veya akutpankreaktik dediğimiz hadiseye sebep oluyor. Pankreasta, bizim bir sindirim organımız pankreatik sıvı salgılıyor ve bu taşlar akutpankreakta sebep olarak hastada şiddetli karın ağrısı, bulantı, kusma gibi şikâyetlere sebep oluyor. Bazen bu akutpankreatik çok şiddetli seyrederek ölümcül olabiliyor" şeklinde konuştu. 

Tümör uyarısı

Safra kesesinde oluşan taşların büyüklüğünün önemine dikkat çeken Saraç, "Safra kesesi taşları 2cm den büyükse uzun süreli kanamalara bağlı olarak safra kesesi tümörlerine sebep olabiliyor. Eğer bir hastanın ailesinde safra kesesi kanseri geçiren varsa veya hastada şeker hastalığı varsa herhangi bir şekilde semptoma sebep olmasa bile bu safra kesesi taşlarından dolayı hastayı ameliyat edip safra kesesini almak gerekebilir. Hasta eğer dediğimiz gibi diyabetikse, hastada ağrıya duyarlılık azalıyor. Duyarlılığın azalmasına bağlı olarak, safra kesesi kangrene gidiyor ama tablo çok kötü olmasına rağmen hasta ağrıyı çok hissetmediği için basit bir safra kesesi atağı bibi değerlendirilebiliyor bu nedenle diyabetik hastalarda safra kesesi taşı varsa semptomatik olmasa bile cerrahi tedavi öneriyoruz" ifadesini kullandı. 
 

Haber Merkezi

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN