- Haberler
- Teknoloji
- Malatya Teknokent, AR-GE kültürünü güçlendiriyor: Yenilikçi çözümler üretmeyi hedefliyor!
Malatya Teknokent, AR-GE kültürünü güçlendiriyor: Yenilikçi çözümler üretmeyi hedefliyor!
AR-GE kültürünü güçlendirerek yerli teknoloji üretiminde önemli adımlar atmayı hedeflediklerini belirten Malatya Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Hasan Yılmaz, teknolojide dönüşüm, yapay zeka, artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik gibi ileri teknoloji alanlarında güçlü bir ekosistem oluşturmayı planladıklarını söyledi.
Teknokent Deprem Sonrasında Vatandaşlara Kapılarını Sonuna Kadar Açtı
MALATYANETHABER: 6 Şubat Depremlerinde Teknopark nasıl etkilendi?
Doç. Dr. Hasan Yılmaz: Buna bir başlık ayırmakta fayda var. Biz deprem sonrası ayakta kalabilen ve hamdolsun ki vatandaşa, paydaşlarımıza destek olabilen bir kurum olduk. Deprem sonrasında hizmetler aksamadan devam etti. Depremden hemen birkaç gün sonra bulunduğumuz alanın arkasına bizim kendi arsamıza 2 bin 150 adet konteyner getirildi ve kurulduğu gün Türkiye'nin en büyük konteyner kentiydi. Şu an Samanköy'den sonra ikinci. Bizim arazimiz kullanıldı, bizim binamız kullanıldı. Yani böyle bir süreçte destek olabildiğimiz için biz çok mutluyuz. Valiliğimizle, AFAD'la, Büyükşehir Belediyemizle, Vakıflar Bölge Müdürlüğümüz ve Kızılay ile ortak çalıştık. Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün güneş panellerinin altında 4 adet çok büyük çadırı vardı. Depremden çok kısa süre sonra kurdular. Buradaki vatandaşlara yani 2 bin 150 adet konteynerda kalan 11 bin kişiye yemek yapıldı. O dönemin mülki idare amirleri ilgili yöneticiler, emniyet mensuplarıyla birlikteydik. Hep beraberdik. Müthiş bir kenetlenme vardı. Bizim coğrafyamızın insanına, bu kadim kültür mensuplarına bu yakışır. Zor günlerde birbirimize destek olmalıydık ve biz sonuna kadar kapılarımızı açtık. Birlikte çalıştık hamdolsun. Devletin kurumları büyük bir dayanışma gösterdi o zor günlerde. Hepimiz depremi yaşadık. Yani vatandaşı da yöneticisi de minibüs şoförü de teknoparkı da herkes depremzedeydi. Biz buradaydık. Taşın altına elimizi koyduk ama bu bir lüks değil. Yapmamız gerekiyordu ve yaptık. Yine olsa yine yapacağız. Teknokent olarak deprem sonrası taşın altına elimizi değil gövdemizi koyduk. Malatya'mıza her türlü desteği vermek zorundayız. Binamız ayakta olduğu sürece kapıları kapatamazdık. Tekrar tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletelim. Allah o günleri bir daha yaşatmasın.
“İleri teknoloji üretebilecek seviyedeyiz”
MALATYANETHABER: Teknokente katılmak isteyen girişimciler veya şirketler için vermek istediğiniz tavsiyeler nelerdir?
Doç. Dr. Hasan Yılmaz: Değişen dünyada veri, teknoloji çok önemli, yazılım, bilişim çok çok önemli ama onun yanında onları ürüne dönüştürebilecek bir üretim modeli de geliştirmek lazım. Bulut teknolojileri, veri merkezleri oluşturmak gerekiyor. Nasıl ki sanayi devriminde fabrikalar kurulup üretim hatları oluşturulduysa şimdi biz de önümüzdeki süreçlerin yeni üretim hatlarını dizayn etmeliyiz. Dijitalleşme ile üretim modelleri değişiyor, dönüşüyor. Eskiden daha büyük bilgisayarlar vardı. Hatta ilk bilgisayar 1950'li yıllarda büyük bir odada, büyük bir kasaydı. Şimdi çok küçük hâle geldi. Örneğin pandemi ve Türkiye'yi de etkileyen uluslararası çaptaki krizlerle beraber biz şunu da gördük. Mesela bir uluslararası alanda çip krizi yaşandı. Bazı üretimler gecikti. Artık bu teknolojiyi üretebilecek, teknolojiyi yakalayabilecek seviyedeyiz. Bizim çok iyi mühendislerimiz var, çok çalışkan gençlerimiz var. Bunların bu alanda çalışmaları var, devletin destekleri var. Devlet girişimciye bunu hibe ediyor. Bu birçok ülkede bu derecede olmayacak bir şey. Yeter ki gerçekçi, akılcı ve sürdürülebilir bir proje ile kaliteli, nitelikli, verimli AR-GE projeleri üretilsin. Hedefimiz esasen niteliği arttırmak, niteliğin artmasıyla niceliksel artış da beraberinde gelecek. Mesela Savunma Sanayinde ülkemizin yaptığı yatırımlar birçok firmaya öncülük etti. Savunma Sanayinin alt dallarıyla, alt kuruluşlarıyla beraber ciddi anlamda devasa bir alana dönüştü. Bunlar doğru orantılı şeyler. Türkiye bölgesinde ve dünyada da aslında ciddi bir konuma yerleşti. Bugün Gazze’de, Suriye'de yaşananlar, Rusya-Ukrayna krizi, bölgemizde yaşananlar, bunların hepsinde güçlü olmanın önemini görüyoruz. Güçlü olmadığınızda yok olursunuz veya bağımsızlığınızı alırlar elinizden. Ben gelecekten de gençlerden de umutluyum. Biz güçlü olabilmek adına birçok şeye sahibiz. Sadece onları bir araya getirecek bir inanç lazım yani bir birliktelik kurmamız lazım. Çok güzel şeyler yapabiliriz. Geleceği kurgularken ortak hedeflerimiz için toplumun tüm kesimlerinin bir araya gelmesi gerekiyor. Siyasi, etnik, mezhebi ayrımcılıkların kimseye faydası olmadı. Yarınlar için teknoloji, yarınlar için toplum ve gençlik oluşturmak adına şimdi güçlenmemiz gerekiyor. İleri ve yüksek teknoloji için çok çalışmalıyız.