Malatya'da covidle ilgili e panel

Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) tarafından 'Covid-19 Pandemisi ve Aşı Süreci İçin Güncel Yaklaşımlar' konulu e-panel düzenlendi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et

MTÜ Rektörü Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut’un moderatörlüğünde üniversitenin kendi yazılım ve alt yapısı üzerindeki uzaktan eğitim sistemi üzerinde gerçekleşen e-panele konuşmacı olarak Avrupa Klinik Kimya ve Tıbbi Laboratuvarlar Federasyonu (EFLM) Başkanı Prof. Dr. Tomris Özben ile birlikte Malatya Turgut Özal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dr. Öğretim Üyesi Şirvan Elmas Dal, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ekrem Akbulut ve Malatya Turgut Özal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dr. Öğretim Üyesi Ayten Gündüz katıldı.

“Virüs ve salgınlara karşı en önemli silah ve en önemli ilaç bağışıklık sistemidir”

E-panelin açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, "Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Covid-19 pandremisi ile mücadelede örnek bir kriz yönetimini, örnek bir müdahale çalışmasını ve örnek bir sosyal güvenlik uygulamalarını hayata geçirmiştir. Türkiye’nin salgının yönetimi ve müdahale planlaması, pozitif vakaları belirleme ve izole etme yeteneği ile dünyanın 10 büyük ekonomi gücüne sahip olan ülkelere örnek olmuştur. Sağlık Bakanlığımız örnek bir çalışma yürütmüştür. Dünyada; pandemi döneminde önleyici tedavi yöntem ve uygulamaları kadar, sağlıklı gıdaya ulaşım, sosyal güvenlik ve ekonomik istikrarın, üretimin sürmesi de aynı derece önem kazanmıştır. Şu bir gerçek; insan yapısı virüs ve bakterileri ortadan kaldırmaktan çok onlara karşı bağışıklık kazanmaya daha elverişli. Yani virüs ve salgınlara karşı en önemli silah ve en önemli ilaç bağışıklık sistemidir. Sağlıklı çevre, sağlıklı beslenme, sağlıklı gıda ve spor sağlıklı yaşamımız için olmazsa olmazıdır” ifadelerini kaydetti.

“Aşı için Türkiye’de bilimsel ve teknik alt yapı var”

Rektör Prof. Dr. Karabulut konuşmasını şöyle sürdürdü; “Küresel bir salgınla mücadele de aşı güvenirliği çok önemli. Aşı çalışmalarına yönelik kötümser ve güvensiz bakış inancı yaygınlaşması halinde pandemi ile mücadelede başarı sağlanamaz. Öncelikli olarak doğruluğu veya yanlışlığı tartışmalı olan her türlü aşı çalışması virüsün ömrünü uzatır, ölüm istatistiklerini arttırır. Türkiye, aşı yapımında araştırma, geliştirme ve ardından uygulama konusunda bilimsel ve teknik alt yapıya sahiptir. Üniversitelerimiz ve teknik kurumlarımız bu konuda dünya standartlarında ürünleri sunabilecek bir noktadadır. Pandemi dönemi şu gerçeği de ortaya koydu; ilaç ve Tıbbi cihaz savunma sanayi kadar önemlidir. Milli teknoloji geliştirmenin önemi pandemi sürecinde de daha iyi yaşanmıştır. Sağlık alanında da yerli ve milli teknoloji geliştirilmesi gerekliliği artık bir güvenlik meselesidir. Ülkemizde bu konuda güzel gelişmelerin yaşandığını, başlatıldığını biliyor ve geleceğe umutla bakıyoruz. Malatya Turgut Özal Üniversitesi ’de iki yıllık bir üniversiteyiz, ama bu konuda gereken sorumluluğu almak için hazırlıklarını ve çalışmalarını başlatmıştır.”

“Uzaktan sağlık hizmeti de önem kazanıyor”

Salgının önlenmesine yönelik aşı kadar hızlı sonuç veren test kitlerini de çok önemli olduğunu belirten ve pandemi sürecinde uzaktan sağlık hizmetlerini de önemli bir aşama kaydettiğini belirten Rektör Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, "Aşı kadar, salgın döneminde hızlı sonuç veren test ve tetkiklerin gerçekleştirilmesi de çok önemlidir. Bulaşmayı önlemek ve pandemiyi kontrol altına almak için hızlı sonuç veren test uygulamaları da en az aşı kadar hayati önem taşıyor. Salgın dönemlerinde 1-2 dakika içinde sonuç veren test teknolojisini mutlaka ortaya koyabilmeliyiz. Pandemi döneminde uzaktan eğitim kadar uzaktan sağlık hizmeti uygulaması da önem kazanmıştır. Yakın gelecekte dünyada özellikle salgın ve kriz dönemlerinde Uzaktan sağlık hizmeti çok daha uygulanabilir olacaktır. Uzaktan teşhis ve uzaktan müdahalenin yapılabileceği Uzaktan sağlık hizmeti alt yapımızı güçlendirmeliyiz “ ifadelerini kaydetti.

Rektör Prof. Dr. Karabulut, e-panele İtalya’dan katılan Prof. Dr. Tomris Özden’in Trükiye’nin önemli biyokimyacılarından olduğunu ve bu konuda çok önemli çalışmalarda bulunduğunu belirterek, katkıları için teşekkür etti.

“MTÜ programı uluslararası programlardan daha iyi”

Panelin başında Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nin pandemi döneminde tüm eğitim, akademik ve bilimsel çalışmalar, konferans ve paneller ile idari toplantılarını gerçekleştirdiği uzaktan eğitim sistemi takdir eden Avrupa Klinik Kimya ve Tıbbi Laboratuvarlar Federasyonu (EFLM) Başkanı Prof. Dr. Tomris Özben, “Uluslararası toplantılarda bu tür uzaktan eğitim programları kullanıyoruz. Malatya Turgut Özal Üniversitesinin kullanmış olduğu uzaktan eğitim sisteminin onlardan aşağı tarafı yoktur, hatta daha güzel diyebilirim. Öncelikle yeni kurulmasına karşı hızlı gelişen Malatya Turgut Özal Üniversitesini canı gönülden kutluyorum. Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut gibi genç, aktif ve araştırmacı bir rektörün olması da bu hızlı gelişimde son derece önemli. Yapılan çalışmalar bunun göstergesi oluyor” dedi.

“Bilimsel, tıbbi, sosyal ve ekonomik açıdan büyük bir sorundur”

Avrupa Klinik Kimya ve Tıbbi Laboratuvarlar Federasyonu (EFLM) Başkanı Prof. Dr. Tomris Özben, "Şiddetli Akut Solunum Sendromu Koronavirus-2 -Sars-CoV-2, korona virüs 2019 -Covıd-19 salgını bilimsel, tıbbi, sosyal ve ekonomik açıdan büyük bir sorundur. C -19, öngörülemeyecek şekilde hızla gelişebilen, ciddi ve ölümcül komplikasyonlara neden olabilen kompleks bir klinik seyre yol açabilir. Hastalığın hızlı yayılımı nedeniyle, kaynakların optimal tahsisi ve kullanımı için hastaların teşhisten sonra risk gruplarına derhal sınıflandırılmasını gerektirmektedir. Covıd-19 hastalarında yüksek riskli hastaları sınıflandırmak, ciddi komplikasyonlara ve ölüme doğru hızla ilerleyenleri belirlemek, ciddi komplikasyonların tespiti, önlenmesi, hızlı ve etkin tedavi için spesifik ve etkili laboratuvar biyobelirteçlere ihtiyaç vardır. Acil pandemi durumunda, şiddetli ve ölümcül Covıd-19 enfeksiyonu olan ve olmayan hastaları ayırt etmek için hematolojik, biyokimyasal, koagülasyon, inflamatuar ve immünolojik biyobelirteçlerin ayırt etme özelliklerini analiz etmek çok önemlidir. Hematolojik, inflamatuar, biyokimyasal ve immünolojik parametreleri kapsayan bir laboratuvar skoru, Covıd-19 pozitif hastaları, klinik tedavi açısından çok önemli olan risk kategorilerine ayırmaya yardımcı olacaktır. Covıd-19 teşhisini takiben risk kategorilerinin belirlenmesi, optimum kaynak tahsisini sağlamak ve klinik tedavi ve ciddi komplikasyonların önlenmesi için gereklidir” bilgilerini paylaştı.

MTÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dr. Öğretim Üyesi Ayten Gündüz de, “Dünya genelinde Sars-2 CoV-2 Aşı Çalışmaları” başlıklı sunum yaparak, “Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre dünya genelinde 170’den fazla corona virüsü aşısı üretiliyor. Pek çok çalışma AR Pek çok çalışma AR -GE düzeyinde kalacaktır. Ancak bu çalışmalar ileriye dönük çalışmaların rehberi olacaklardır. WHO, 2021’nin ortasında kadar Covid -19’a karşı yaygın aşılama süresinin başlamasını öngörmüyor. Eşit dağıtım nasıl sağlanacak, Ücreti ne kadar olacak ve İlk kimlere uygulanacak soruları ise soru işaretleriyle dolu. Türkiye’de ise 7 farklı aşı çalışması yürütülüyor” dedi. MTÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dr. Öğretim Üyesi Şirvan Elmas Dal ise “Covid-19 Klinik Özellikleri” konulu sunumunda , “Covid 19 seyir; klinik iyileşme süresi; hafif olgularda 2 hafta, ağır/kritik olgularda 3-6 haftadır. Şu anda etkinliği kesin gösterilmiş bir antiviral tedavi yoktur. Kullanılacak olan ilaçlar için literatür gözden geçirilmelidir. Covid-19’da 60 yaş üstü grup, ciddi kronik ek hastalığı olanlar, kalp hastalığı, hipertansiyon, diyabet, kronik solunum yolu hastalığı, kanser, immünsupresif hastalığı olanlar ile sağlık çalışanları risk altındadır. Çoğu enfekte insanda hastalığın şiddeti hafif ve orta derecede olup hospitalizasyona gerek olmadan atlatılabilir. Nefes darlığı, göğüs ağrısı veya göğüste basınç hissi, konuşma veya hareket etme zorluğu gibi ciddi semptomlu hastalar acil tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyarlar. Ciddi bulgularla seyreden hastaların viral yükleri fazladır. Akciğerler, Covıd-19 enfeksiyonunda birincil etkilenen bölgedir. Enfekte hastaların toraks CT’si Covıd-19 pnömonisi için karakteristik olup bilateral posterior ve perifer yerleşimli buzlu cam opasitesi şeklinde lezyonlar olarak izlenir” şeklindeki bilgileri paylaştı. MTÜ Biyomühendislik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ekrem Akbulut da, “SARS-CoV-2 İlaç Hedefleme Çalışmalarında SARS-CoV-2 Mutasyonları ve Viral Proteomdaki Değişimler” başlıklı sunumunda COVID19 etmeni SARS CoV-2 virüsünde dünya genelinde görülen mutasyonlar ve bu mutasyonların virüsün protein yapısında ortaya çıkardığı değişimler konusunda yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi verdi. Dr. Akbulut çalışmalarında, mutasyonların viral protein yapıda önemli değişimler ortaya koyduğunu ve bu durumun viral enfeksiyonun şiddeti üzerinde önemli sonuçlar ortaya koyabileceği yönünde bulgular elde ettiklerini ifade etti.

İhlas Haber Ajansı

Yusuf Cici

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN