İşçi maaşından tasarruf olmaz

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba 'Malatya Büyükşehir Belediyesi personelinin sıkıntıları bir türlü bitmiyor. Uzun süredir farklı birimlerde sıkıntıları dile getiriyoruz' dedi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Malatya Net Haber - Yusuf Cici

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, CHP Malatya İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

23 Nisan’da 1,8 milyon çocuk ucuz emek sömürüsüne maruz kalıyor

“Yarın 23 Nisan. Bu vesileyle tüm çocuklarımızın bayramını kutluyorum. 1920’de Meclisimizin açılmasını sağlayan başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere o günkü koşullarda mandacılığa ve emperyalizme karşı direnen yürekli şehitlerimizi rahmetle anıyorum.  23 Nisan’ın adı Çocuk Bayramı ama bazı çocuklar için bayram değil. Bir tarafta okula gidemeyen, ömründe tablet görmeyen milyonlarca çocuğumuz var. 700 bin evde televizyon yok. 3,2 milyon çocuğumuz bilgisayar kullanmamış. TÜİK verilerine göre 521 bin çocuk çalışmak zorunda. SGK verilerine göre ise Ocak 2022 itibariyle 353 bin çırak, 1 milyon 492 bin stajyer var. Toplamda 1 milyon 845 bin çocuk ucuz emek sömürüsüne maruz kalıyor. Giyinme barınma beslenme hakları elinden alınmış çocuklar var.”

Çocuk yoksulluğu aratarak devam ediyor

“AKP Genel Başkanı Erdoğan, milyonlarca 18 yaş altı gence ise mesleki eğitim merkezindeki çırak öğrencilere asgari ücretin yüzde 30’u, kalfalık belgesi alan 12. sınıf öğrencilerine ise asgari ücretin yarısı kadar ücreti müjde diye sunuyor. 2021 yılında iş cinayetine kurban giden çocuk sayısı ise 62. Geçen yıl tezgâh başında, tarlada kim bilir belki de inşaatlarda çalışırken yaşamını yitiren 14 yaş altı 21 çocuğumuz var. TÜİK verilerine göre yeterli beslenemediği, gerekli ihtiyaçları karşılanamadığı için alınmadan ailesinin yanında destek verilen çocuk sayısı 137 bin 863 olarak açıklandı. Bu sayı 2017 yılında 104 bin 729 iken 2021 yılında yüzde 29 oranında artarak 137 bini aştı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın öngörülerine göre Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) programından yararlanacak çocuk sayısının da 155 bini aşacağı tahmin edilmekte. Bir başka deyişle gelecek yıllarda da çocuk yoksulluğu aratarak devam edecek.”

Kılıçdaroğlu fakir fukaranın sesi olmaya devam edecek

“Genel Başkanımız elektrik faturası ödemediği için evinin elektriği kesildi. Sorun Kılıçdaroğlu’nun elektriğinin kesilmesi değil, ülkenin elektriğinin kesilmesi. Isparta’da yaşanan rezaleti hala unutmadık. 3 milyon 449 bin 344 evde, yani yaklaşık 15 milyon insanın yaşadığı evde elektrik yok. Elektriğe son üç yılda yüzde 400 zam gelmiş, Sayın Kılıçdaroğlu bunu ülkenin gündemine taşımak bu işi yapıyor. Elektriği olmadığı çamaşır yıkayamayan, yemek yapamayan, ders çalışamayan insanlar için bu direnişi yapıyor. Kemal Kılıçdaroğlu fakir fukaranın sesi olmaya devam edecek.”

Türkiye’yi sahibinden satılık ülke yaptılar

“Erdoğan, Türkiye’deki konutları yabancıya pazarlayanlara destek verilmesi kararını imzaladı. Ticaret Bakanlığının gayrimenkul şirketlerine 1,8 milyon liraya kadar reklam desteği sunacağı söyleniyor. Türk Lirası değer kaybetti, artık burada kimse konut alamıyor. Eskiden bir işçi emekli olduğunda ev alırdı, çocuğuna çeyiz parası ayırırdı. Artık bir işçi çocuğunu evlendirmek istese basit eşyalar için bile 250 bin lira civarı harcaması gerekiyor. Peki yerli ve milliler ne yapıyor? Müteahhitler eskiden ‘satılık lüks daire’ deyip evi överdi. Şimdi Türkiye’den ev alana ‘pasaport’ veriyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin pasaportunu, vatandaşlığını parayla satıyorlar. En büyük müşterilerimiz ise Araplar. Bir tarafta konuta ulaşma imkânı olmayan, kira ödeyemeyen vatandaşlarımız, diğer tarafta yabancıya peşkeş çekilen ülkemiz. Ülkeyi sahibinden satılık ilan ettiler. Ev ucuz, tatil ucuz, gezmek ucuz ama yabancıya ucuz.”

TÜİK açıkça AKP’nin seçimi kaybedeceğini ilan ediyor

“İşsizliğin pik yaptığı dönemde işsizliği düşüren, çarşı pazarda fiyatlar ateş pahasıyken enflasyonu daha düşük açıklayan TÜİK, dün Tüketici güven endeksini ülke tarihinin en düşük seviyeye indiğini açıkladı. Mart ayında 72,5 olan tüketici güven endeksi Nisan ayında 7,3 puan azaldı ve 67,3’e geriledi. Bu oran 24 Haziran seçimlerinde 91,1 puandı. Vatandaşın iktidarın ekonomi politikalarına olan güven en dip seviyeyi gördü. Vatandaşların artık gelecekten de bir beklentisi kalmamış durumda. Vatandaşlar gelecek 12 aylık sürede maddi durumlarının bugünkü durumlarından daha kötü olacağını söylüyor. Yine anket sonuçlarına göre vatandaşların gelecek 12 aylık dönemde de tüketici fiyatlarının değişeceğine olan inancı kalmamış. Vatandaşlar, ‘aldığım ücretle geçinemeyeceğim için gelecek aylarda daha fazla kredi kullanacağım yani daha fazla borçlanacağım’ diyor. Bu verileri kim açıklıyor? TÜİK. TÜİK açıkça AKP’nin seçimi kaybedeceğini ilan ediyor. Bakalım bu verilerden sonra göreve yeni atanan TÜİK başkanı bir gece kararnamesi ile işine son verilecek mi hep birlikte göreceğiz.”

Bir asgari ücret yarım metrekare ev etmiyor

“Merkez Bankası verilerine göre ülke genelinde evlerin metre kare fiyatı 8 bin 640 TL’ye yükselmiş durumda. Yani bir asgari ücret ile yarım metre kare etmiyor. AKP insanların barınma hakkını dahi elinden almış durumda. Türkiye konut fiyatlarında açık ara Avrupa birincisi oldu. Avrupa bölgesinde yıllık konut ve kira fiyatları artışı yüzde 10 olurken, Komşu Bulgaristan’da yüzde 9, bizi kıskanan Almanya’da yüzde 12, Hasedinden çatlayan Fransa’da yüzde 7. Türkiye’deki yıllık artış yüzde 59 seviyesinde. Türkiye hem açlık sorunu hem de barınma sorunu ile karşı karşıya. İlerleyen günlerde nasıl açlık ve kıtlıkla karşılaşma ihtimalimiz var ise; Artık ev bulamayan, sokaklarda yaşamak zorunda kalan vatandaşlarımızı da ne yazık ki görme ihtimalimiz var.”

En düşük emekli aylığı asgari ücret seviyesine çekilsin

“Önce ‘asgari ücreti artıracağız’ dediler, Erdoğan ‘öyle bir şey gündemde yok’ dedi.  ‘Emekliye zam vereceğiz’ dediler, sonra ondan da vazgeçtiler. En son ‘EYT için çalışıyoruz’ deyip sonra ‘gündemimizde böyle bir şey yok’ dediler. Bayram ikramiyesi Genel Başkanımız sayesinde 1000 TL olarak verilmeye başlandı. Üç yılda 100 TL zam yaptılar. 100 TL beş litre yağ etmiyor. Her şey ateş pahası, zam gelmeyen bir şey kalmamış. Tek zam gelmeyen emeklinin bayram ikramiyesi. 8 milyon emekli asgari ücretin altında maaş alıyor. 600-700 TL maaş alan 4 milyon dul ve yetim var. Bu rakamları SGK’dan, İŞKUR’dan, devlet kurumlarından alıyoruz. Sayın Bakan emeklilerle ilgili müjde vereceğiz dedi. Gelin Meclis’te kanun teklifimizi kabul edin, en düşük emekli aylığı asgari ücret seviyesine çekilsin. 84 milyonla dalga geçmeyin, sözlerinizi tutun.”

Esnaf iflası şirketlere de sıçradı: 9 bin 837 şirket iflas etti

“2022 yılında iflas tsunamisi yaşanmaya devam ediyor. Bu yılın ilk üç ayında 30 bine yakın esnaf kepenk kapatmıştı. İflaslarda ki artış şirketlere de sıçramış durumda. 2022 yılının ilk üç ayında; 3 bin 159 şirket, 6 bin 678 gerçek kişi ticari işletmesi iflas ederek kapandı. Toplamda 9 bin 837 şirket ve gerçek kişi ticari işletmesi bu yılın ilk üç ayında kapandı. Şimdi Bakan Nebati’ye soralım. Hani ‘elhamdülillah piyasada işler canlı’ diyor ya. Yılın ilk üç ayında 30 bin esnaf iflas etmiş, 9 bin 837 şirket ve gerçek kişi ticari işletmesi iflas etmiş, Allah’tan Nebati’ye göre piyasada işler canlı. Ya canlı olmasaydı ne olurdu artık gerisini siz düşünün.”

Sığınmacı sorununu avrupa’dan para almak için çözmüyorlar

“Geçtiğimiz gün Varşova’da İstanbul Büyükşehir Belediyemizin 12 yardım tırını teslim ettik. Polonya’da 2 milyon 800 bin göçmen var. Ancak sığınmacı konusunda bizim meselemizin dünyada örneği yok. Almanya, Fransa, Hollanda gibi ülkeler Erdoğan’ı tebrik ediyorlar. Mülteciler ülkeye gelirken amaçları Türkiye’de kalmak değil. Avrupa’ya geçmek istiyorlar. Biz sınır kapılarını açtık. Afgan mültecilerin buraya gelmesinin para olduğu iddia ediliyor. Suriyeli de aynı şekilde sınırlardan elini kolunu sallayarak geliyor. Ama bu insanların bizden çıkış kapıları kapalı. Türkiye, Avrupa’nın mülteci kampına dönmüş durumda. Türkiye’de yaklaşık 7 milyon sığınmacı var. Biz mülteci düşmanı değiliz ama mülteci yaratan politikalara karşıyız. İnsanlar Avrupa’ya gitmek istiyor, para karşılığında bırakmıyorlar. Niye bırakmıyorlar, Avrupa Birliğinin insan hakları temelinde değerleri var ama artık Türkiye’ye bu konularda uyarı yapmıyorlar. Avrupa biz mülteci göndermeyelim diye hem para veriyor hem de insan hakları ve yönetim konularında AKP’ye artık uyarı yapmıyorlar. Soylu yani Suç İşleri Bakanı bu meseleyle ilgili tedbir alacağına Genel Başkanımıza laf söylüyor. Bu sorunu çözmezsek belki 100 yıl sorun olarak kalır. Erdoğan önce ‘göndermeyeceğiz’ dedi, şimdi çark edip ‘onurlu ve gönüllü geri dönüş’ dedi. Bu kaçıncı çarkı? Biz sığınmacıları göndereceğiz.”

Don nedeniyle üreticinin kaybı karşılansın

“Tüm Malatya 14 Nisan’da bir tabii afet daha yaşadı. Ekonomik krizin üzerine bir de tabii kriz eklendi. 1.400 rakımın üzerinde yeni çiçek açacak olan yerler hariç neredeyse her bölgede çok ciddi zarar yaşandı. Akçadağ, Yazıhan, Darende, Kale, Battalgazi gibi rakımın düşük olduğu ilçelerde kaybın yüzde 70’lerin üzerinde olduğu belirtiliyor. 2014 yılında da büyük bir afet yaşanmıştı, 14 Nisan’da yaşanan afetin de aynı boyutlarda olduğu belirtiliyor. Don sadece kayısıya değil, badem, ceviz ağaçlarına da ciddi zararlar verdi.  Yani ekonomisi büyük ölçüde tarıma bağlı olan Malatya’nın bir yıllık emekleri, umutları yok oldu. Geçen yıl kayısıları yanan üreticiler bankalardan kredi çekip borçlarını ödediler, şimdi borç ödeme zamanı geldi. Ama umutlarını bağladıkları kayısılar bir kez daha yandı. Şimdi hem borçlarını ödemek hem de yeni sezon için ilaç, mazot ve gübre parası bulmaya çalışacak. Çoğu üretici artan fiyatlar nedeniyle geçtiğimiz yıl bahçelerine gübre bile atamadı. 30-40 bin liralık poliçe bedellerini ödeyemeyeceği için TARSİM’e sigorta yaptıramıyor. Bir kez daha TARSİM sisteminin üretici lehine değiştirilmesi istiyoruz. Yapısal ve kalıcı çözümler üretilmezse Malatya’yı çok zor günler bekliyor. Devletin Malatya’yı afet kapsamına alması gerekir. Devlet zor günlerinde vatandaşının yanında olmayacaksa ne zaman olacak? Zarar bir an önce tespit edilerek üreticinin kaybı için gerekli çalışmalar başlatılmalıdır.”

İşçi maaşından tasarruf olmaz

“Malatya Büyükşehir Belediyesi personelinin sıkıntıları bir türlü bitmiyor. Uzun süredir farklı birimlerde sıkıntıları dile getiriyoruz. Bu kez de MOTAŞ’ta personeller ile belediye karşı karşıya geldi. Malatya Büyükşehir Belediyesi MOTAŞ Genel Müdürlüğü’nde çalışan işçilerin haklı taleplerine kimse kulak vermiyor. MOTAŞ, işçilerin 2022 Şubat ayında almakta oldukları maaşlarına yüzde 54,44 ücret zammı uygulaması gerekirken, 2021 Aralık ayında almakta oldukları maaş üzerinden yevmiyelerine yüzde 54,44 oranına zam uygulayacağını belirtiyor. Dolayısıyla eski asgari ücret üzerinden yevmiye zammı yaparak işçiler mağdur oluyor. Başvurdukları Çalışma Bakanlığının da işçilerin lehine görüş yazısı gönderdiği belirtiliyor. MOTAŞ ile yetkili sendika arasında yapılan toplu sözleşmede açıkça belirtilmesine rağmen bir hak gaspı yaşanıyor. Sendikanın da bu durumda görevini yapması gerekiyor. MOTAŞ personellerinin toplu sözleşmeden doğan haklarının tırpanlanmasını doğru bulmuyoruz. Büyükşehir’e bir kez daha ‘tasarrufu emekçinin alın teri üzerinden yapmayın’ çağrısında bulunuyoruz.”

Bakan için personel seferberliği

“Bugün Çevre ve Şehircilik Bakanı Malatya’ya geliyor. Büyükşehir belediyesi işçilerine hak ettiklerini vermemek için direnirken, bakanın karşılanması için işçilerini seferber etmiş. Katılımı zorunlu tutmuş. Tören alanında personelin imzasının alınacağı söylenmiş. Bakan’a şirin görünmek için personeli seferber ediyorlar. Allah akıl fikir versin.”

AKP Doğanşehir’de 16 ev yapamadı

“Doğanşehir’in Karanlıkdere Mahallesi Gücük Mezrasında 7 yıl önce meydana gelen heyelan sonrası bölgedeki yaralar hala sarılamadı. Heyelanın üzerinden 7 yıl geçmesine rağmen bölgede yaşayan vatandaşlar çadır ve konteynırlarda yaşamaya devam ediyor.14 Haziran 2015 tarihinde meydana gelen ve 16 evin hasar görmesiyle sonuçlanan heyelanın üzerinden 7 yıl geçmesine rağmen, mahalle sakinleri geçici olarak yerleştirildikleri konteynır evlerde yaşıyor. Toplam 70 kişinin yaşadığı Gücük Mezrasında afetzedeler 2 yıl önce proje oluşturulduğunu ancak ‘altyapı ve elektrik gibi hizmetlerin kendileri tarafından karşılanması gerektiği’ yönünde bilgi verildiğini, maddi durumlarının yetersiz olması nedeniyle bunu da gerçekleştiremediklerini belirtiyorlar. Arnavutluk’ta depremzedelere 500 konut yapan AKP’nin saray hükümetinin Doğanşehir’de 16 ev yapamamasını sizlerin takdirine bırakıyorum. Doğanşehir’de yaşanılan bu sıkıntının çözüme ulaştırılmasını, evleri yıkılan yurttaşlarımızın bir an önce sıcak yuvalarına kavuşmasını bekliyoruz.”

Bülten

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN