Ebelere ara eleman muamelesi

Sağlık-Sen Malatya Şube Başkanı Mehmet Bingöl, ebelerin en önemli sorunlarından birinin ağır ve aşırı iş yükü olduğunu belirterek, 'İsimleri ve görev tanımları değişen ebelere 'ara eleman' muamelesi yapıldığı için bu sorunu yaşamaları kaçınılmaz olmuştur' dedi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Malatya Net Haber - Yusuf Cici

Sağlık-Sen Malatya Şube Başkanı Mehmet Bingöl, 21-28 Nisan Ebeler Haftası dolayısıyla açıklamada bulundu. Mehmet Bingöl, diğer sağlık çalışanları gibi ebelerin de haklarını sonuna kadar savunmaya devam edeceklerini vurguladı. Ebelerin, kutsal vazife ifa eden sağlık çalışanları içerisinde ayrı bir yere ve öneme sahip olduğunu ifade etti. Bingöl, ebelerin, diğer sağlık çalışanları gibi bin bir türlü sorunla boğuştuğunu kaydederek, Sorunların en başında, ebelik mesleğinin adının değiştirilmesi gelmektedir. Ebe adı ‘yardımcı sağlık elemanı’na dönüştürülerek adeta ebelik mesleği ortadan kaldırılmıştır. Bunun yanında ebelerin görevlerinin başka meslek gruplarına kaydırılması ile ebelik hizmetlerindeki belirsizlik artmaya başlamıştır. İsimleri ve görev tanımları değişen ebelere, mesleki eğitimlerinin ve formasyonlarının dışında işler de verilmeye başlanmıştır. Mesleki yaşamdaki bu değişim, ebelik eğitimini de kökten değiştirdiği için ebelik mesleğinin uzun vadede sağlık sistemi içinde varlığını koruması mümkün görünmemektedir” ifadelerini kullandı.

Ebeler ağır ve aşırı iş yükü altında çalışıyor

Ebelerin ağır ve aşırı iş yükü altında çalıştıklarını dile getiren Bingöl, “Ebelerin ikinci en önemli sorunu, ağır ve aşırı iş yüküdür. İsimleri ve görev tanımları değişen ebelere ‘ara eleman’ muamelesi yapıldığı için bu sorunu yaşamaları kaçınılmaz olmuştur. Zaman içinde yeterli istihdamın sağlanmaması, bu sorunu dayanılamaz seviyelere tırmandırmıştır. OECD ve Sağlık Bakanlığı verilerine göre ülkemizde bir ebe, dört ebenin yapması gereken işi yapmaktadır. Bakanlık verilerine göre, 2020 yılında 55 bin 651 olan ebe sayısı 2021’de 1739 azalarak 53 bin 912’ye gerilemiştir. Yapılan alımların yeterli olmadığı bu rakamlarla açıkça ortadır. Tüm bu sorunların yanında günden güne yükselen enflasyon ve artan hayat pahalılığı karşısında eriyen ücret durumlarını da unutmamak gerekir. Ebeler dahil, sağlık çalışanlarının tamamı öteden beri döner sermaye kaynaklı ücret adaletsizliği sorununu zaten iliklerine kadar yaşamaktadırlar. Bu hususta Sayın Cumhurbaşkanının 14 Mart Tıp Bayramında müjdesini verdiği bazı düzenlemeler, tüm sağlık çalışanları gibi ebeleri de umutlandırmıştır. Sabit ek ödemelerin merkezi bütçeye aktarılarak (maaş ve ek ödeme) tek kalemden ödenecek olması, merkezi yönetim bütçesinden performans ödemeleri için ilave kaynak aktarılarak, ek ödemelerde artış yapılacak olması, ücretlerde yapılacak iyileştirmenin emekliliğe de yansıyacak olması, 3600 ek göstergeden yararlanacak olanların kapsamının genişletilmesi. Geç kalınmış olsa da tüm bunlar yerinde düzenlemelerdir ve ebeler dahil fedakar sağlık çalışanlarının tamamı bu hususlarda bir an önce adım atılmasını beklemektedir. Öngörülen düzenlemelerin, adalet ve hakkaniyet içerisinde hayata geçirilmesi en büyük arzumuz. Aksi adımların, çalışma barışını bozacağını, yeni mağduriyetler üreteceğini hiç kimsenin unutmaması gerekir. Sağlık-Sen olarak, ebelerimizle birlikte tüm sağlık kahramanlarımızın sorunlarının son bulması için mücadelemize aralıksız devam ediyoruz. Elbette bu sorunların tamamının ortadan kalkacağına inanıyoruz. Çünkü hiçbir sorun çözümsüz değil. Tek endişemiz çözüm adımlarının geç gelmesinde, Açıkçası; günden güne moral-motivasyonlarını kaybeden, mesleklerine küsen, çareyi başka mecralarda arayan sağlık çalışanlarının artık dayanacak güçlerinin kalmadığını herkesin görmesi gerekir” şeklinde konuştu.

Nevzat Kanar

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN