Camiler toplumun kalbi

Din-Bir-Sen Malatya Şube Başkanı Yusuf Aslan Camiler ve Din Görevlileri Haftası münasebetiyle bir mesaj yayınladı. Aslan camilerin, toplumun kalbi olduğunu belirterek, 'Oraya dokunulamaz. Caminin aldığı bir yara, kalbin aldığı bir yaradan farksızdır. Camilerin minareleri ümmetin göğe kalkmış şahadet parmakları şadırvanları da yüz akıdır' dedi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Camiler toplumun kalbi
Din-Bir-Sen Malatya Şube Başkanı Yusuf Aslan Camiler ve Din Görevlileri Haftası münasebetiyle bir mesaj yayınladı. Aslan camilerin, toplumun kalbi olduğunu belirterek, "Oraya dokunulamaz. Caminin aldığı bir yara, kalbin aldığı bir yaradan farksızdır. Camilerin minareleri ümmetin göğe kalkmış şahadet parmakları şadırvanları da yüz akıdır" dedi.
Malatya Net Haber - Yusuf Cici

Özerk Diyanet Vakıf Çalışanları Birliği Sendikası (Din-Bir-Sen)Malatya Şube Başkanı Yusuf Aslan Camiler ve Din Görevlileri Haftası münasebetiyle açıklamada bulundu. Aslan, camilerin, toplumun kalbi olduğunu, camilere dokunulmayacağını söyledi. Aslan, Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimselerin imar edeceğini belirtti. 

Müslümanlar aidiyetlerini unuttular

Müslümanlar, İslâm medeniyetine olan aidiyetlerini unuttuklarını söyleyen Aslan, "Allah’ın rıza ve hoşnutluğu istikametinde bir hayat sürme cehdini bir kenara bırakmışlardır. Kendini bekleyen elim akıbete doğru koşmaktadır. Camilerde (mescitlerde ) gerçekleşen her din hizmeti faaliyeti aynı zamanda bir din eğitimi faaliyetidir. Hatta camilerin değişmeyen tek işlevi din eğitimi işlevidir. Yaygın din eğitiminin geleneksel mekânı diyebileceğimiz camiler, yetişkin din eğitimi hizmetlerinin bir parçasını belki de büyük bir bölümünü oluşturmaktadır. Camiler, etkin bir ilim ve kültür sahası, bireylerin bilgilendirildiği, irşat edildiği önemli bir iletişim merkezleridir. Cami, toplumun kalbidir. Oraya dokunulamaz. Caminin aldığı bir yara, kalbin aldığı bir yaradan farksızdır. İslâm’ın ilk yıllarında cami veya mescit durumun gereği olarak Müslümanların toplandıkları, ibadetlerini yaptıkları hem ilim okudukları hem de sosyal, siyasi ve askeri işleri görüşüp karara bağlandıkları yerler olmuştur.  İlk din ve hayat bilgisi eğitimine buralarda başlanmış, İslâm eğitim ve öğretiminin ilk tohumları yine buralarda atılmıştır. Bu durum camilerin o dönemde Müslümanların dinî ve dünyevî işlerinin yürütüldüğünü açık bir şekilde ortaya koymaktadır" diye konuştu. 

Camiler din görevlilerinden ayrı düşünülemez

Din görevlilerinin hizmet ve faaliyetleri cami içinde olduğu gibi cami dışında da toplumun bütün kesimlerine yönelik olduğunu anlatan Aslan, hem iyi günde hem de kötü günde insanların yanında olduğunu vurguladı.  Aslan, camilerim din görevlilerinden ayrı düşünmenin mümkün olmadığını dile getirerek, "Gönül isterdi ki, Camiler ve Din Görevlileri Haftası’na girerken din görevlilerinin kuran Kursu hocalarımızın ve tüm camiamızın birçok önemli sorunları çözümlenmiş, mutlu ve geleceğinden emin bir şekilde gönül huzuruyla haftaya iştirak edilmiş olsun. Çünkü günün beş vaktinde camide bulunan, hatta zamanlarının çoğunu camide geçiren din görevlilerimiz, cami ile iç içe olmuşlar, adeta cami ile özdeşleşmişlerdir. Sadece camiye gelen cemaatle yetinmemiş görev yaptıkları yerlerdeki hastalar, çocuklar, yetimler, öksüzler, fakirlere de yakın ilgi göstermiş onların dertleriyle yakından ilgilenmişlerdir. Bu nedenledir ki; toplumda din ve sosyal hizmet gönüllüleri olarak çalışan Din Görevlilerimize camiamıza gereken önemin verilmesi, birlik ve beraberliğimizin sembolü olan camilerimizin fonksiyonlarını, ferdi ve toplumsal hayatımızdaki yeri ve önemini daha iyi ortaya koyabilmek, yeni yetişen nesillerimiz üzerinde cami ve mescitler hakkında kalıcı izler bırakabilmek amacıyla, “Camiler Din Görevlileri ve Teması VEFA olan Haftanızı tebrik eder hayırlara vesile olmasını cenabı haktan niyaz ederim" şeklinde konuştu.
 

Haber Merkezi

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN