Şimdi de fosil hikayesi

Iğdır'da bu yıl ikincisi düzenlenen kayısı festivalinde, kentte geçen yıl bulunan ve kayısıya ait olduğu öne sürülen fosil sergilendi.

Kentin ilk yerleşim yeri olan Sultanabant bölgesi ve Ağrı Dağı eteklerindeki Erhacı Kalesi olarak bilinen bölgede geçtiğimiz yıl arkeolojik çalışma yapıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığını yetkililerinin ören yeri tespiti sırasında bulunan ve "kayısı fosili" olduğu iddia edilen fosil, belediye tarafından düzenlenen Geleneksel Kayısı Festivali'nin üçüncü gününde açılan stantta tanıtıldı. Iğdır Belediye Başkanı Yaşar Akkuş, gazetecilere yaptığı açıklamada, Iğdır ile Malatya arasında yıllardır kayısı yarışı olduğunu aktardı. Akkuş, Iğdır'da geçen yıl kayısı fosili olduğuna inandıkları fosile rastladıklarını belirterek, şunları kaydetti: "Elimizde bulunan fosil, kayısının ana vatanının Iğdır olduğunu ispatlamaktadır. Bu kayısı Iğdır'ın ilk yerleşim yeri olan Ağrı Dağı eteklerindeki Erhacı Kalesi ve eski adı Sultanabant olan yerleşim yerinde bulunmuştur. Bu fosilin karbon yaşının araştırılıp kayısının ana vatanın Iğdır olduğunun bilim insanlarınca tescil edilmesini istiyoruz" dedi. Iğdır Belediye Meclis Üyesi Yusuf Abay da Kültür ve Turizm Bakanlığından Erhacı köyündeki ören yerleriyle ilgi bir çalışma yapmak üzere bir ekip geldiğini anlatarak, "Erhacı Kalesi'nde çalışma yapan ekibe ben de rehberlik yaptım. Çalışma sırasında bulduğumuz bu kayısı fosilinin önce taş olduğunu düşündük, daha sonra yaptığımız incelemede kayısı fosili olduğu anladık. Ben de bir kimyagerim, bunun karbon yaşı tespit edilirse kaç yıllık olduğu tespit edilir." şeklinde konuştu. Festivale gelenler de fosile ilgi gösterdi.

Yorumlar 1
ATAOL 27 Haziran 2022 14:13

‘ALİCAN’ İSMİNİN HİKAYESİ ve IĞDIR KAYSISININ MALATYAYA GÖÇÜ :) Iğdır’a 16 kilometre uzaklıkta Aras Nehrinin sınırı çizdiği Alican Sınır Kapısı ile ilgili olarak şöyle bir hikaye anlatılıyor: Birinci Dünya Savaşının Aras Nehri kenarındaki sınırda nöbet tutan Ali ve Can adlı iki Türk askeri, yorgunluktan uyurken komutanları gelir ve iki askerin silahlarını alarak gider. Uyanan erler silahlarının bulunmadığını görünce, çok korkarlar ve hemen harekete geçerler. Gece tahta köprünün altından karşıya geçen Ali ile Can, nöbette kendileri gibi uyuyan iki Rus askerinin silahlarını alarak dönüyorlar. Ertesi sabah İçtimada komutan, iki askere silahları nereden bulduklarını sorar. Onlar da yaptıklarını anlatırlar. Bunun üzerine komutan Ali ile Can’ı hem tebrik ediyor ve hem isimlerini birleştirerek o köye ad olarak veriyor. Ali ile Can adlı askerler aslen Malatyanın Yazıhan ilçesindedir, Komutan Ali ile Can'ı erken terhis eder ve onlara bir isteklerinin olup olmadığını sorar, Ali ile Can'da Komutanım burada adını bilmediğimiz sarı lezzetli bir meyve var o meyvenin fidanlarından memleketimize götürmek istiyoruz derler, komutanda Ali ile Canı Kırmaz ve 20 adet kaysı fidanı memleketlerine götürmek üzere hediye eder. Askerde üstün başarı gösteren bu iki askerin adı aynı zamanda Malatyanın Yazıhan ilçesinde bir köye verilir köyün adı Alican ve bu köyden kaysının tüm Malatyaya yayılmış olduğu rivayet edilmektedir. :)

Bakmadan Geçme