Malatya Teknokent, AR-GE kültürünü güçlendiriyor: Yenilikçi çözümler üretmeyi hedefliyor!
AR-GE kültürünü güçlendirerek yerli teknoloji üretiminde önemli adımlar atmayı hedeflediklerini belirten Malatya Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Hasan Yılmaz, teknolojide dönüşüm, yapay zeka, artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik gibi ileri teknoloji alanlarında güçlü bir ekosistem oluşturmayı planladıklarını söyledi.
Yerli ve ileri teknoloji üretme konusunda büyük bir potansiyele sahip olan Türkiye, genç girişimcilere sunduğu önemli teşviklerle her geçen gün daha ileriye gidiyor. Bu anlamda AR-GE projelerinin geliştirilmesi için Teknokentlerin önemli görevler üstlendiğini belirten Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Hasan Yılmaz, Malatyanethaber.com'a özel açıklamalarda bulundu. Devletin genç mühendisler ve girişimciler için sunduğu desteklerin, Türkiye'nin teknoloji üretim kapasitesini artırmada kilit rol oynayacağına dikkat çeken Yılmaz, yerli teknoloji üretiminin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Yılmaz, gençlerin ve girişimcilerin, devletin sunduğu imkânlardan yararlanarak bu fırsatları en iyi şekilde değerlendirmeleri gerektiğini belirtti.
MALATYANETHABER: Şu anda Teknokentte kaç firma faaliyet gösteriyor ve hangi sektörlerde çalışmalar yapılıyor? Teknokentin doluluk oranı nedir?
Doç. Dr. Hasan Yılmaz: Şu an Teknokentte 84 firma aktif olarak faaliyet göstermektedir. Teknoparkımızın doluluk oranı yüzde 100. Tam doluyuz. Teknokent bünyesindeki firmalarda toplamda 440 personel çalışmaktadır. Ek binalara ihtiyacımız var. Bunun için de girişimlerde bulunduk. Bağlı bulunduğumuz Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'yla görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Olumlu gelişmeler de oldu. Bu anlamda da Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın destekleri olacak. İlerleyen süreçlerde netleştiğinde biz de sizlere kamuoyuna bilgi paylaşacağız.
AR-GE Kültürü Benimsetilmeli
MALATYANETHABER: Teknokent bünyesindeki girişimcilere ve startuplara hangi destekleri sunuyorsunuz?
Doç. Dr. Hasan Yılmaz: Bizim asıl amacımız AR-GE kültürünü geliştirmek. Teknokentlerin kuruluş amacı bölgesinde ve kurulduğu alanda AR-GE kültürünü özellikle yazılım bilişim sektörü başta olmak üzere hemen her sektörde yani araştırma geliştirme faaliyetini geliştirmektir. Bulunduğu bölgede yüksek teknolojiyi, ileri teknolojiyi sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşturmaktır. AR-GE kültürünü benimseyerek dışa bağımlılıktan kurtulmak, daha çok yerli ve milli ürün oluşturmak, ithalatı azaltmak, ihracatı arttırmak ve bunun için de üretim yapmak gerekiyor. Bunun için de Devletimiz aslında önemli teşvikler sunuyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın Teknokentteki firmalara sunduğu ciddi destekler var. Bunlar KDV, kurumlar vergisi, gelir vergisi, sigorta prim ve gümrük vergisi gibi istisnalar ile ARGE personeli destekleridir. Girişimciler detayları bizim web sayfamızda malatyateknokent.com.tr'de bulabilir.
“Şehri hep birlikte ayağa kaldırmalıyız”
MALATYANETHABER: Malatya, deprem sonrası sanayi alanında yeniden ayağa kalkma sürecindeyken, Teknokentte son durum nedir?
Doç. Dr. Hasan Yılmaz: Deprem sonrası Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız çok yakından bizleri takip etti. İlk günden itibaren Bakanlık yetkilileri ile irtibat halindeydik. Malatya'ya da ziyarete geldiler. Firmalarımızı gezdik. Birtakım toplantılar yaptık. Bu anlamda destekleri çok büyüktür. Ayrıca yaklaşık depremden 3 ay sonra bize mali destek sağlayarak binamızın tadilatını yaptılar. Bu anlamda yine teşekkür ediyorum. Binamız eskisinden daha iyi hale geldi. Binamız depremde az hasarlı raporu aldı. Binamız genel olarak iyi durumdaydı.
Ayrıca Teknokent şehrin göz bebeği. “Gelecek için Teknoloji” sloganı ile yoluna devam eden amaçları ve hedeflerine odaklanmış bir yapı. Malatya’mız yeniden ayağa kalkarken sanayisiyle teknolojisiyle birlikte ayağa kalkmalıdır. Konut, işyeri gibi yatırımlar devam ederken bizler de Teknokentlerde girişimcilere ve projelerine destek veriyoruz. Hep birlikte şehrimizi kalkındıracağız.
MALATYANETHABER: Üniversitelerle ve yerel yönetimlerle nasıl bir iş birliği içindesiniz? Akademik dünyayla nasıl bir etkileşim içindesiniz?
Doç. Dr. Hasan Yılmaz: Malatya Teknokentin büyük pay sahibi İnönü Üniversitesidir. 2009 yılında Üniversitenin 360 dönüm arazisi Teknokent yapmak için Yönetici Şirket kurularak devrediliyor. İnönü Üniversitesinin büyük oranda hissesi var. Bunun yanında Malatya Büyükşehir Belediyesi, Ticaret ve Sanayi Odasının, Ticaret Borsasının, Çalık Denim, Mimsan, Budaksan, MİAD, Malatya Turgut Özal Üniversitesi ve 1’inci ve 2’nci Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüklerinin burada hisseleri var. Malatya için çok ciddi bir anlam taşıyor. Biz 2009’daki kanunla kurulmuş bir Teknokentiz. Malatya Teknokent Teknoloji Geliştirme Bölgesi Yönetici Anonim Şirketi ünvanımız. Aslında biz bir yönetici şirketiz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na bağlı ve bir takım sorumluluğu olan AR-GE projesi olan firmaların takibini yapan ve Bakanlığa raporlayan bir yapıyız.
İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret AKPOLAT Yönetim Kurulu Başkanımızdır. Rektör Hocamızın göreve başladığı günden itibaren Teknokente olan desteğini yakından hissettik. Yönetim Kurulumuz düzenli aylık toplantısını yapmaktadır ve ekosistemimizi geliştirecek kararlar almaktadır. Üniversiteler ile işbirliğimiz oldukça iyi durumda. Şehrimizde bulunan iki üniversiteden onlarca akademisyen ile işbirliklerimiz bulunmaktadır. Gerek akademisyen firması kurarak gerekse de eğitim ve danışmanlık gibi hizmetlerde bulunarak katkı sağlıyoruz.
Başvuru için Bakanlık ile Uyumlu Bir Portal Kullanılıyor
MALATYANETHABER: Firmalar buraya nasıl gelir? Nasıl başvuru yapar?
Doç. Dr. Hasan Yılmaz: Teknokentte yer alabilmek için bir girişimcinin AR-GE projesi geliştirmesi gerekiyor. Yani yapacağı AR-GE'yi bir projeye dönüştürüp bize sunması gerekiyor. Biz yaklaşık 1,5 yıldır bir portal kullanıyoruz. Çok kolay, çok basit bir arayüzü var. “Hemen başvur” butonumuz var web sayfamızın girişinde. Orada çok basit sorulara cevap vererek ön aday başvurusunda bulunuluyor. Ekibimiz burada o başvurunun özetini inceledikten sonra girişimciyle iletişime geçerek aynı portal üzerinden süreci devam ettiriyoruz. Şu an Teknokentte yaklaşık 1,5-2 yıldır herhangi bir evrak üzerinden başvuru yok. Yani madem “Malatya'nın teknoloji üssü burası o zaman teknolojiyi burada kullanalım” dedik. Kullandığımız portal Bakanlığın portalıyla uyumlu bir portal. Yani Sanayi Teknoloji Bakanlığı'na göndermek istediğimiz raporları bu portaldan gönderebiliyoruz. Firmalar başvurusu yaptıktan sonra projeleri biz çok şeffaf bir şekilde üç hakeme gönderiyoruz. Hakemlerin ikisi akademisyen, biri de dışarıdan sektör temsilcisinden oluşmaktadır. Bu şekilde süreçleri şeffaf bir şekilde ilerletiyoruz. Oradan gelen kabul, red veya revize durumlarına göre her ay düzenli olarak toplanan yönetim kurulunda tartışılıyor. Bunların hepsini biz gizlilik prensibi ile yapıyoruz.
MALATYANETHABER: Türkiye'deki diğer Teknokentlerle iş birlikleriniz var mı?
Doç. Dr. Hasan Yılmaz: Türkiye'deki teknokentlerle sık sık bir araya geliyoruz. Bakanlığımız zaten bizi hemen hemen her yıl birkaç defa koordinasyon toplantısında bir araya getiriyor. Her toplantıya bir teknokent ev sahipliği yapıyor. İnşallah Malatya'mız toparlandıktan sonra, ev sahipliğini bizde yapmak istiyoruz. Girişimciler için proje pazarı yaptık, yapıyoruz. Geçtiğimiz aylarda yaptık. Bizim teknokentlerle sıkı iş birliğimiz var. Bölgedeki teknokentlerle çok yakın görüşüyoruz. Birlikte hareket ediyoruz. Birbirimize destek olarak birlikte kalkınmayı hedefliyoruz.
“Patent sürecini çok titizlikle yürütüyoruz”
MALATYANETHABER: Teknokentteki firmalarının patent alma süreçlerini nasıl destekliyorsunuz?
Doç. Dr. Hasan Yılmaz: Firmalar patent alabilmek için bizlere başvurabilirler. İnönü Üniversitesi ile beraber yürüttük bir süre. İnönü Üniversitesi de bizde ayrı ayrı patent süreçlerini yürütüyoruz. Firmalar bize patent başvurusunda bulunduğunda biz bu başvuruyu alıp “patent vekilleri” olan aracı kurumlar var. Aldığımız destek kapsamında firmaya buradaki firmanın patent başvurusunu gönderiyoruz. Süreç başlıyor. Türk Patent Kurumuna başvuru yapılıyor. İncelemeler, araştırmalar çok uzun bir süre. Yurt dışında örnekleri var mı, yurt içinde var mı? Onların çok detayları var. Sonra araştırma raporları geliyor. Tekrar bulgular gönderiliyor. Firmanın başvurduğu alana, ürüne göre süreçlerde değişiklik olabiliyor. Eğer o alanda birden fazla yapılmış patent varsa çok bu süreç titizlikle inceleniyor. Çünkü benzerlik yönüne bakılıyor. Bizim ekip arkadaşlarımız bu işi takip ediyorlar.
Teknokent Deprem Sonrasında Vatandaşlara Kapılarını Sonuna Kadar Açtı
MALATYANETHABER: 6 Şubat Depremlerinde Teknopark nasıl etkilendi?
Doç. Dr. Hasan Yılmaz: Buna bir başlık ayırmakta fayda var. Biz deprem sonrası ayakta kalabilen ve hamdolsun ki vatandaşa, paydaşlarımıza destek olabilen bir kurum olduk. Deprem sonrasında hizmetler aksamadan devam etti. Depremden hemen birkaç gün sonra bulunduğumuz alanın arkasına bizim kendi arsamıza 2 bin 150 adet konteyner getirildi ve kurulduğu gün Türkiye'nin en büyük konteyner kentiydi. Şu an Samanköy'den sonra ikinci. Bizim arazimiz kullanıldı, bizim binamız kullanıldı. Yani böyle bir süreçte destek olabildiğimiz için biz çok mutluyuz. Valiliğimizle, AFAD'la, Büyükşehir Belediyemizle, Vakıflar Bölge Müdürlüğümüz ve Kızılay ile ortak çalıştık. Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün güneş panellerinin altında 4 adet çok büyük çadırı vardı. Depremden çok kısa süre sonra kurdular. Buradaki vatandaşlara yani 2 bin 150 adet konteynerda kalan 11 bin kişiye yemek yapıldı. O dönemin mülki idare amirleri ilgili yöneticiler, emniyet mensuplarıyla birlikteydik. Hep beraberdik. Müthiş bir kenetlenme vardı. Bizim coğrafyamızın insanına, bu kadim kültür mensuplarına bu yakışır. Zor günlerde birbirimize destek olmalıydık ve biz sonuna kadar kapılarımızı açtık. Birlikte çalıştık hamdolsun. Devletin kurumları büyük bir dayanışma gösterdi o zor günlerde. Hepimiz depremi yaşadık. Yani vatandaşı da yöneticisi de minibüs şoförü de teknoparkı da herkes depremzedeydi. Biz buradaydık. Taşın altına elimizi koyduk ama bu bir lüks değil. Yapmamız gerekiyordu ve yaptık. Yine olsa yine yapacağız. Teknokent olarak deprem sonrası taşın altına elimizi değil gövdemizi koyduk. Malatya'mıza her türlü desteği vermek zorundayız. Binamız ayakta olduğu sürece kapıları kapatamazdık. Tekrar tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletelim. Allah o günleri bir daha yaşatmasın.
“İleri teknoloji üretebilecek seviyedeyiz”
MALATYANETHABER: Teknokente katılmak isteyen girişimciler veya şirketler için vermek istediğiniz tavsiyeler nelerdir?
Doç. Dr. Hasan Yılmaz: Değişen dünyada veri, teknoloji çok önemli, yazılım, bilişim çok çok önemli ama onun yanında onları ürüne dönüştürebilecek bir üretim modeli de geliştirmek lazım. Bulut teknolojileri, veri merkezleri oluşturmak gerekiyor. Nasıl ki sanayi devriminde fabrikalar kurulup üretim hatları oluşturulduysa şimdi biz de önümüzdeki süreçlerin yeni üretim hatlarını dizayn etmeliyiz. Dijitalleşme ile üretim modelleri değişiyor, dönüşüyor. Eskiden daha büyük bilgisayarlar vardı. Hatta ilk bilgisayar 1950'li yıllarda büyük bir odada, büyük bir kasaydı. Şimdi çok küçük hâle geldi. Örneğin pandemi ve Türkiye'yi de etkileyen uluslararası çaptaki krizlerle beraber biz şunu da gördük. Mesela bir uluslararası alanda çip krizi yaşandı. Bazı üretimler gecikti. Artık bu teknolojiyi üretebilecek, teknolojiyi yakalayabilecek seviyedeyiz. Bizim çok iyi mühendislerimiz var, çok çalışkan gençlerimiz var. Bunların bu alanda çalışmaları var, devletin destekleri var. Devlet girişimciye bunu hibe ediyor. Bu birçok ülkede bu derecede olmayacak bir şey. Yeter ki gerçekçi, akılcı ve sürdürülebilir bir proje ile kaliteli, nitelikli, verimli AR-GE projeleri üretilsin. Hedefimiz esasen niteliği arttırmak, niteliğin artmasıyla niceliksel artış da beraberinde gelecek. Mesela Savunma Sanayinde ülkemizin yaptığı yatırımlar birçok firmaya öncülük etti. Savunma Sanayinin alt dallarıyla, alt kuruluşlarıyla beraber ciddi anlamda devasa bir alana dönüştü. Bunlar doğru orantılı şeyler. Türkiye bölgesinde ve dünyada da aslında ciddi bir konuma yerleşti. Bugün Gazze’de, Suriye'de yaşananlar, Rusya-Ukrayna krizi, bölgemizde yaşananlar, bunların hepsinde güçlü olmanın önemini görüyoruz. Güçlü olmadığınızda yok olursunuz veya bağımsızlığınızı alırlar elinizden. Ben gelecekten de gençlerden de umutluyum. Biz güçlü olabilmek adına birçok şeye sahibiz. Sadece onları bir araya getirecek bir inanç lazım yani bir birliktelik kurmamız lazım. Çok güzel şeyler yapabiliriz. Geleceği kurgularken ortak hedeflerimiz için toplumun tüm kesimlerinin bir araya gelmesi gerekiyor. Siyasi, etnik, mezhebi ayrımcılıkların kimseye faydası olmadı. Yarınlar için teknoloji, yarınlar için toplum ve gençlik oluşturmak adına şimdi güçlenmemiz gerekiyor. İleri ve yüksek teknoloji için çok çalışmalıyız.
Atölyelerde Hem Öğrenciler Hem de Firmalar Projelerini Geliştirebilecekler
MALATYANETHABER: Bölgedeki genç girişimci Teknokente çekmek için özel projeleriniz var mı?
Doç. Dr. Hasan Yılmaz: Teknoparkta kısa sürede atölyeler kurmayı planlıyoruz. Bu atölyelerde AR-GE projesini geliştirmek isteyen firmalarımız prototipleme atölyelerinde o projelerini geliştirebilecekler. Atölyelerde öğrencilerimiz olacak. Belirli zamanlarda o öğrencilerle iş birliği de kurabilecekler. İş birliği kurduğu öğrencilerle birlikte çalışma fırsatı yakalayacaklar. Yani bu çok yönlü bir kazanım sağlayacak. Firmanın projesi hayata geçecek. Öğrencimiz iş hayatına başlayacak. Öğrencilerin birinci sınıftan itibaren çalışmaya başlaması gerekiyor. Kaybedecek vaktimiz yok. Ülkemizin gençlerinin kaybedecek vakti yok. Çok ciddi bir atılımla üretime, AR-GE'YE, teknolojiye, büyük veriye, bilgi toplumuna odaklanıp bu alanda söz söyleyebilecek duruma gelmeliyiz. Bunu yapacak yerler de Teknoparklar, kamu kurumlarının desteklediği bir takım araştırma merkezleri, TÜBİTAK, KOSGEB gibi kurum ve kuruluşlardır. Biz gençlerle beraber çok büyük bir hamle yakalayabiliriz. Bu sanayideki gelişmeyle teknolojide yaşayacağımız ilerlemeyi birleştirebiliriz. Birleştirdiğimizde üretim toplumu oluşacak. Biz üretmeye başlayacağız. Bu zorunluluk, seçenek değil. Biz yapmazsak bizden sonraki nesil çok zorlanacak.
Üniversitemizin de teknokentimizin de zaman zaman yapmış olduğu proje etkinlikleri oluyor. O proje etkinliklerini düzenledikten sonra buradaki arkadaşlarla iş birliğini güçlendirmeye çalışıyoruz. Böyle bir çalışmamız var. Bir de öğrencilerimize sık sık bilgilendirme eğitimleri düzenliyoruz. İnönü Üniversitesi ve Malatya Turgut Özal Üniversitesi'ne bilgilendirme eğitimlerinden sonra onları ön kuluçka dediğimiz bir hizmetimiz var. Ön kuluçkaya çağırıyoruz. Ön kuluçka nedir? Ön kuluçka, fikirlerin olgunlaştığı yerdir. Projeye dönüştüğü alanlardır. Biz onlara şöyle diyoruz. “Fikrin varsa gel. Biz size burada proje desteği verelim”. Ekibimiz, Teknokenti anlatıyorlar. Fikir nedir? Proje nedir? Fikirle projenin aynı olmadığını projenin bir amacı, yöntemi, çıktılarının olduğunu onlara aktarıyorlar ve ciddi bir etkileşim başlıyor. Böyle güzel örneklerimiz de var. Mesela bir örnek anlatayım size. 2 yıl önce ön kuluçkaya kayıt yapan bir girişimci, şu an bizim firmamız. Ön kuluçkaya fikriyle geldi, projesini yazdı. Projesini şu an burada geliştiriyor. Şu an birden fazla örnek var aslında. Dolayısıyla biz burada bütün girişimcilere açığız, girişimcileri bekliyoruz.
“Girişim Ofisi” AR-GE Kültürünü Geliştirecek
MALATYANETHABER: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Doç. Dr. Hasan Yılmaz: Binamızın girişinde zemin katta gençlere yönelik bir alan oluşturduk. Sandalye- masa, minder düzeni var. Öğrenciler gelip çok da sık kullanıyorlar. Gruplar halinde çalışmalar yapıyorlar. Projelerini yazıyorlar. Fikirlerini projeye dönüştürüyorlar. Bakanlığımızın destekleriyle “Girişim Ofisi” adını alıyor. Yakın zamanda da açılışı olacak. Girişim ofisinde girişimcileri bekliyor, olacağız. Orada düzenli eğitimler, etkinlikler, proje yarışmaları olacak. Teknokenti böyle çok etkileşimli, çalışkan, üretken bir yere dönüştürmek istiyoruz. AR-GE kültürünü geliştirerek yaymak istiyoruz. Bunun içinde girişimcilerin, gençlerin burada olması, bu alanlarda iş yapıyor olması lazım. Ayrıca önümüzdeki süreçte büyük bir çalıştay yapmayı planlıyoruz. Gençlerle ilgili büyük bir proje geliştiriyoruz. Çalışmaların son rötuşlarını yapıyoruz. Ondan sonra kamuoyunda açıklayacağız. Akademik düzlemde sanayi, teknoloji ve AR-GE'yi birleştiren bir çalışma yapacağız. Bununla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Malatya'ya yakışan, Malatya'nın o girişimci ruhuna yakışan bir yapı olacak.