Üreticinin hakkı sanatçıya aktı


Her üretici yüksek kalite standardındaki ürününü müşteri ve pazarlama olanaklarına doğru bir şekilde ulaşmasını ister. Kayısı üreticisi gibi. Ve firmalar tam da bu arada ürünlerin satış noktalarına ulaşmasında devreye girer. Ürünün tanıtılması, pazarlamaya sunulması birçok alternatif yöntem arasında fuarlarla da yapılır. Bireyler potansiyel tedarikçileri görür. Böylece alım olasılığı yüksek olan hedef kitleye verimli bir pazarlama süreci başlar. 

Can alıcı bir hususu belirtmekte fayda var: Sektörel fuarlar satış yerleri veya panayır yerleri değil, bağlantı yapma yerleri olmalıdır. 

  Şimdi Malatya Kayısı Fuarı üzerinden kayısı ve fuar dramına bir de biz dem vuralım. Fuarın, memleketin en kaliteli kayısısını üreten üreticisine, tanıtımına ve bu noktada sektörel fuar tanımına ne kadar oturduğuna, bu fuarların şu yıla kadar bahçeden tutun da tezgahlara gelene kadar her kademesinde emek faktörlerine katkısının ne olduğuna bir göz atalım. 

Kayısı her şeyden evvel Malatya ekonomisinde bir domino etkisene sahiptir. İşçiyi, üreticiyi, öğrenciyi, esnafı kısacası Malatya’daki her ekonomik forumu etkiler. Malatya ekonomisinde adeta parametredir kayısı. Kayısı o yıl varsa her emek faktörünün de hakkı verilmişse ekonomi o yıl canlıdır. Güler, köylüsü, işçisi, üreticisi ve esnafın yüzü.

Ne yazık ki sözde dış ve iç pazarda tanıtım amacıyla kurulan “birlik”, “tanıtım günleri” ve fuarlar üretici, işçi hanesine bir ivme kazandırmamış, kâr endeksi değişmemiştir. Her aşaması zahmet ve meşakkat olan kayısı üretimi emek faktörlerinin hiçbir zaman hakkını verememiştir. Yapılan fuarlar bu minvalde tam bir fiyaskoya dönüşmüştür. Her zaman olduğu gibi emekçilerin üzerinden aracılar kazanmış, fuarlar sanatçı (!) zümresine ve organize takımına rant ve para kazandıran şova dönüşmüştür.  

    Enteresandır ki iki katrilyona yakın bir borçla veryansın edilen bir döneme de rast gelmiştir. Bir gecede bir işçinin bir ömür boyu çalışarak kazanacağı paranın sanatçıların cebine girmesi yine tasarruf anlayışına denk gelmiş, tasarruf garabet bir hal almıştır. Ayrıca her yazımda paradoksal bir anlayışla karşı karşıya kalmak oldukça acı bir durum. Çok yazık... 

Masrafları karşıladığı öne sürülen sponsorlar ortaya çıksa da bu yardım sever Malatya sevdalıları daha az paraya daha etkin, samimi daha ciddi düşünen, amacına uygun projeler üretebilecek kafalara destek çıksa ve sonuçları hep beraber görebilsek. 

Üzgünüm ki fuar bu senede panayır ve müzik şöleni havasında fakat mesai hakkı kesilen, asgari ücreti dahi göze gelip, işten çıkartılan tasarruf anlayışının gölgesinde geçecek. Trajikomik bir manzara. Mutlu ettiniz bizi (!) 

Hizmet, icraat, şeffaflık, tasarruf, samimiyet hukuk ve liyakat unsurlarına giriş ancak bu kadar yerinde ve güzel olabilirdi. Daha başlangıçta iyiye işaret bu. Ümit vadettiniz (!)

Bir ayetle bitirmek istiyorum; 

“Gerçek şu ki iman edip iyi işler yapanlara gelince elbette biz işi yapanların ecrini zayi etmeyiz.” (Kehf- 30) 

Elbette ki bu emri muhatap alanları ilgilendirdiğini ve kapsadığını önemle hatırlatmak isterim. 

Selametle...
 

ahmetkeskin

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
17Tem
10Tem

Sahip olmak mı, layık olmak mı?

19Haz

Okumak

24Şub

GÜÇLÜ VE ÖZGÜR KADIN(!)

13Şub

Tükeniyoruz (2)