Saygı insanlığın özüdür - Nesibe Aldemir

Saygı insanlığın özüdür


 İnsanlığın öz değerlerden biri de saygıdır. Kişi yaşadığı çevrede canlı cansız ne varsa hepsine saygı duymakla mükelleftir. Dini emir ve yasaklar bir yana saygılı olmak kavramı insan olmanın gerektirdiği zorunlu bir kuraldır.
 
Sevgi gönül eylemidir. Yürek bağının emek verilmiş bir mahsulüdür. Fakat saygı olmaz olmazdır. Bir eşyadan tutunda canlı, cansız ne varsa tüm varlıklar için gösterilmesi gereken bir duruştur.

 Cam bir bardak dahi dikkatli kullanıma ihtiyaç duyar. Aksi takdirde kırılmaya mahkûmdur. Bu dikkatli kullanımı saygı olarak açıklamayız. Fakat eşyaya olan saygımız bu bardağa davranışımızda gizlidir. 

 Saygı deyince ceket ilikli, hazır ol vaziyette durmak akla gelmemelidir. Saygı insanın yaşam biçimidir. Konuşurken, yazarken, yemek yerken, eleştirirken, yorum yaparken davranışların tümüne yansıyan zarafettin adıdır saygı. Karşımızdakilerin de insan olduğunu unutmadan davranmaktır.

 Bir duruştur kişiliğin kalitesini gösteren. Kişinin etrafına sergilediği bu duruş kendine duyduğu saygıyı da ifade eder aynı zamanda. 

 İnsan ilişkilerinde sorunu en aza indirgemenin formülü saygı dozunu arttırmaktır. Saygının olduğu yerde yapıcılık söz konusudur. Bugün kopan akrabalık bağlarının, dağılan yuvaların, çıkar odaklı arkadaşlıkların, düşman kesilen dostların sayısındaki artışın sebeplerinden biri de saygısızlığın öz güven çerçevesinde değerlendirilerek yüceltilmesidir. 

 Yüceltilen saygısızlık davranışı samimiyet duygusunu sömürdüğü gibi insanlar arasındaki iletişimin ve etkileşimin de bozulmasına sebep olmaktadır.

 Yaşlıya hürmet, kadına saygıda ayrıcalık gibi önemli değerlerimiz toplum olarak bizi farklı kılmaktadır. Toplu taşıma araçlarına yaşlılara, kadınlara, hastalara yer vermek bir erdemdir. Maalesef ki bu bilinç insanların hafızasından silinip gitmekte. Her ne kadar değerler eğitimine verilen özen artsa da saygı başta olmak üzere bütün değerlerimiz tehdit ve tehlike altında. Bu tehlikelerin başında dini ve toplumsal değerlerimize aykırı televizyon programları ve diziler gelmektedir.

 Sesini yükselterek kendi inandığı doğrularla yaşamayı kendine hak gören, kendini öz güven sahibi olarak yorumlayan bireyler insanlıktan uzaklaşmaktadırlar. Başta insan olmak üzere fikre, düşünceye, üretime, yazmaya, çizmeye kısacası emek ile üretilen her şeye saygı duymak şahsiyette kalitenin göstergesidir. 

 Eleştire yaparken yapıcı olmayı ilke edinmek, eleştirdiğimiz kişiye ve emeğe saygı sınırlarını aşmamak ne kadar insan olduğumuzu ortaya koymaktadır. Yani saygı hayatın her alanında vazgeçilmez bir kuraldır uygulamasını bilene. 
 
Her yanımız çiçekli bahçe değil bunun farkındayız. Etrafımızda kural tanımayan saygı sınırlarını zorlayan kişilerin varlığı da söz konusu. Yani bulunduğu çöle sizi de çekmek isteyenlerden söz ediyorum. Sözüm ona çokbilmiş görünümlü her şeyi eleştirebilme yeteneği olan yeteneklilere… İnsanın değerini ve kadrini bilmedikten sonra neye yarar ki bütün bildikleriniz? Oysa bilgiyi aktarmanın ya da düşünceyi ifade etmenin de bir adabı vardır. Bu adabı dikkate almadan karşımızdaki insanı üzerek, rencide ederek bildiklerini haykırmak bilgelikten ziyade cehaletin göstergesidir.

 İnsanın elinde olmayan, Rabbimin şekil verdiği fiziksel özelliklerden tutunda insana özgü ne varsa hepsini kendine eğlence konusu olarak gören ve bunlarla alay eden bir insanın ‘’insan’’ olduğunu söylemek sizce ne kadar doğru? 

 İnsan olmanın özü saygıdır değerli dostlar. Ne kadar özümüze sahip çıkarsak o kadar değer kazanırız. Özünden kopan insan, insanlıktan uzaklaştığı gibi insanlardan da uzak kalacaktır…

 Selam ve dua ile Allah’a emanet olunuz.
 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Ekm

F/ANİ

06Ekm

Beşinci Mevsim

29Eyl

İğne iplik

22Eyl

Arapgir anlatılmaz yaşanır

15Eyl

Mükemmel Dünya